"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Üç büyük şehir


KİM ne derse desin, her seçimde, bir Türkiye analizi ortaya konur, ama çok daha fazlası üç büyük şehir için yapılır. Normal midir, kısmen...
Türkiye büyük bir ülke; İstanbul, Ankara, İzmir’den ülkeye bakarak yorum yapmak bazen sağlıklı olmuyor.
Yine de şunu kabul etmek gerekir. Türk siyasetindeki değişimler, yeni yol haritaları, bu üç şehirdeki sonuçlarla ortaya çıktı. Çok eskilere gitmeyelim, 1994’teki seçimlerde Refah Partisi’nin İstanbul ve Ankara’yı alması, nihayetinde AK Parti’nin ilk tohumlarını atmadı mı?
Yerel yönetim tecrübesi, belediyelerde yetişen kadrolar bugün Türkiye’yi idare eden kadrolar olmadı mı? O yüzden...
Yerel seçimler hem iktidar için bir güven oylaması, hem de muhalefet için iktidara yürüyüş yoludur.
94’ten bu yana İstanbul ve Ankara’da, Refah Partisi ve AK Parti, İzmir’de de 1999’dan bu yana DSP ve CHP iktidarda...
AK Partililer İzmir’de “bir iktidar yorgunluğu” olduğunu, “yıpranmışlık” yaşandığını iddia edip, stratejilerini buna göre kurguluyorlar. Daha da ileri giderek, İzmir’de bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç olduğunu ifade ediyorlar.
Aynı yorumu CHP’liler de İstanbul ve Ankara için yapabilir.
Her iki görüş de doğru olabilir, ama bunun geçerli olup olmadığını ise halk belirler. Sandık da zaten bunun için vatandaşın önüne gitmiyor mu?
Özetle...
Sandık tüm Türkiye’de olacak, ama yine en büyük analiz üç büyük şehirde yapılacak.
“CHP için iktidar umudu var mı, MHP alternatif olur mu, AK Parti’nin 2023 hedefe tutar mı, tutmaz mı?” diye soracak olursanız...
Cevabını 27 Ekim 2013 akşamı bulabilirsiniz.

Eylül’ü seviyorum

Nedense, bu ayı çok seviyorum. Sanki ruhum arınıyor, sanki ruhum yenileniyor, sanki içimdeki dalga boyutları büyüyor. Eylül’de bir, iki gün kaçmak, hayata mola vermek bana iyi geliyor. Biliyorum, benim gibi düşünenlerin sayısı çok, bu iki ayı favori yapanlar, aynı hayalleri kuranlar çok... O günlerde sanki Bodrum beni bekliyor gibi geliyor, yazın yürüyemediğim Alaçatı’nın sokaklarında yürüme vaktinin geldiğini, Cunda’nın keyfinin asıl şimdi çıkacağını, Bozcaada’da Ayazma’nın daha güzel olduğunu biliyorum. Eylül’ü seviyorum...

12 dakika...

Beden dilini okumayı bana öğreten bir Fransız uzman, böyle demişti.
“Aslında 12 dakika yeter...”
Bütün bir hayatı, alışkanlıkları, yaşanmışlıkları, kararları... Geçmişi...
Yaptıklarını, içinde bulunduğun durumu, yol haritanı, gündelik hayatı... Bugünü...
Arzuları, istekleri, beklentileri, çelişkileri, kaygıları, tutkuları...
Ruh halini...
Hayallerini, gelecek planlarını... Geleceği...
Hepsinin ne olduğuna “12 dakikada...” karar verebilmek... Tahmin edebilmek...
İlk duyduğumda abartılı gelmişti, yeter mi demiştim...
Çoğu zaman yetiyor.
Bedenin dili çok şeyi söylüyor. Anlayanlar, anlayabilenler için...

 

Gönüllerde başkan olmak

Bir gazeteci olarak çoğu zaman duyuyorum.
“Filanca başkanın son dönemi kardeşim, en azından ben oyumu vermeyeceğim, çevremdekiler de vermeyecek...”
Elbette bu yorumlar, görüşler önemli... Böyle durumlarda ben sokağa bakarım, örneğin o başkan, o vekil yürürken vatandaş ona nasıl bakıyor, nasıl davranıyor, ilgi nasıl... Samimi mi, değil mi? Anketlere inanıyorum, ama ben daha çok gözlemlerime güveniyorum.
“Filanca başkanın son dönemi kardeşim, adım gibi eminim” diyen arkadaşımın görüşü de önemli, ama sokak başkaysa, sonuç da farklı oluyor.
Geçen hafta Bodrum’daydım. Mehmet Kocadon’un gözaltına alındığı günden kısa bir süre önce de başkanla Bodrum turundaydım. Ekip olarak gitmiş, özel bir Bodrum gazetesi yapmıştık. Aynı şeyi o zaman da hissetmiştim.
Başkan yolları daraltmış, otoparkları kesmiş, bütün kış esnaf sıkıntı yaşamış, ama tek bir ses çıkmamıştı. Aksine “İyi oldu başkan...” sözlerini duymuştuk. Kocadon’un Bodrum’da ilk başkanlık dönemiydi, ama Ortakent’te iki dönem başkanlık yapmıştı. Yani kamuoyunun bildiği bir isimdi. Geçen hafta da Bodrum’da yürürken, bazı esnafın başkanın pankartlarını tekrar astığını gördüm. Hem de çok sayıda...
“Başkan yanındayız, seni bekliyoruz” diyorlardı. Aslında Mehmet Kocadon şu an başkan değil... Tahliye olduktan sonra İçişleri Bakanlığı’na göreve iadesiyle ilgili başvuru yapacak. Bakanlık ne karar verecek, bilemiyoruz. Ama şu var ki, gönüllerin başkanlığı ayrı bir şey... Bodrum’da ben onu hissettim. Bodrumlulara göre Mehmet Kocadon hala onların başkanı...

Üç büyük şehir

X