Tüzmen: Kur 1,50 YTL'nin üzerinde olmalı

ANKA
19 Ağustos 2006 - 13:38Son Güncelleme : 19 Ağustos 2006 - 13:40

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, 1.50’ YTL'nin üzerinde bir dolar kurunun Türkiye’nin ihracatına daha fazla yardımcı olacağını belirterek, cari açığın azaltılması için de Türkiye’nin ihracattan başka çıkış noktasının bulunmadığını söyledi.

Gümrük Müsteşarlığı ve İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği'nin (İGMD) ortaklaşa düzenlediği “Geleceğin Gümrük İdareleri ve Gümrük Müşavirliği” konulu toplantıya katılan Kürşad Tüzmen, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“TÜRKİYE’NİN ÇIKIŞI İHRACATTA”

Kurda yaşanan dalgalanmalara ilişkin soru üzerine Tüzmen, yaşanan dalgalanmanın en iyi bildiğini iddia edenlerle, hiçbir bilgisi olmayanı aynı noktada buluşturduğunu söyledi. Tüzmen, kurların dış ticaret üzerine doğrudan etkide bulunduğunu, aşırı değerli YTL’nin ithalatı patlattığını, ihracatı ise azalttığını vurgulayarak, “YTL’nin normal değerine doğru seyri sırasında da ihracatın ciddi hamle yaptığını, yani patlama yaptığını, ithalatı azalttığını gözlemlemekteyiz. Daha önce de söylemiştik, artık herkesin anlayabileceği hale geldi” dedi.

Türkiye gibi ihracata dayalı kalkınma modeli benimsemiş bir ülkede, kurun ihracatı destekler bir seviyede olması gerektiğini savunan Tüzmen, dolar kurunun 1.50 YTL'nin üzerine hareketlendiği bir dönemde ihracatın ne kadar ivme kazandığının görüldüğünü söyledi. Tüzmen, döviz kuru 1.40’lara doğru inmeye başladığı zaman da ihracatta azalma, ithalatta artış olduğunu belirterek, “1.50’nin üzerinde bir kur Türkiye’nin ihracatına daha yardımcı olacak” dedi.

Cari açık olduğu sürece Türkiye’nin önceliklerinin yerine getirilemeyeceğini de ifade eden Tüzmen, cari açığın azaltılması için Türkiye’nin ihracattan başka çıkış noktasının bulunmadığını söyledi. Tüzmen, işsizliğin azaltılması ve diğer sorunların çözümü için ihracatın ve üretimin artması gerektiğini kaydetti.

Bakan Tüzmen, akıllı bir kur rejimiyle ithalatın azaltılarak ülke içinde üretilen malların ihracatının artırılabileceğini belirterek, “Bizim gibi ihracata dayalı kalkınma modelini benimsemiş ülkenin yapması gereken de budur” dedi.

“DÜNYADA FINDIK FİYATINI BİZİM BELİRLEMEMİZ GEREKİR”

Tüzmen, fındıkta yaşanan sorunla ilgili bir soruyu yanıtlarken de fındık ekimine izin verilen alanlardaki üretimle, istikrarlı fındık ihracat artışı sağlamasının mümkün olabileceğine dikkat çekti. Tüzmen, “Arz fazlası her zaman sıkıntı yaratır. Stratejik bir ürün, dünya piyasalarında aslında fiyatı bizim belirlememiz gerekiyor, borsanın bizim tarafımızdan yapılması gerekiyor. Bu konuda çalışmalar yapılıyor. Lisanslı depoculuk gibi uygulamalarla, önümüzdeki dönemde yaşanan sıkıntıların azalacağına inanıyorum” dedi.

Bu dönem için önemli olanın istikrarlı bir ihracat artışının sağlanması olduğunu belirten Tüzmen, Fiskobirliğin de artık kararlarını gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Tüzmen, hükümetin Fiskobirlikle işbirliği içerisinde olduğunu vurgulayarak, “Fiskobirlik imkanlarından yararlanılacak, beraberce ortak çalışma yapılacaktır. Biz ihracatın devamlı sürdürülebilir olması, dünya birincisi olduğumuz bir konuda da başka ülkelere bu pazarı kaptırmak istemiyoruz. Stratejik bir ürün olduğu için çok büyük ihtimam gösteriliyor” dedi.

FİYATA İLİŞKİN HESAPLAMALAR DEVAM EDİYOR

Fındık üreticisi ve ihracatçısını mağdur etmemek için herkesin elinden geleni yaptığını ifade eden Tüzmen, fındık fiyatına ilişkin de hesaplama yaptıklarını, çikolata sanayide alternatif ürün kullanımlarının önüne geçecek bir politikayı tavsiye ettiklerini kaydetti. Tüzmen, “Fiyat önümüzdeki günlerde belirlenecek. Türkiye’nin son 20 senesindeki ortalama fiyatın biraz üzerinde, üreticilerin talepleri de dikkate alınarak ortada bir fiyat gerçekleştirilmesi bizim en önemli isteğimiz. Piyasalar için belli bir fiyat açıklamam doğru değil. Stok mümkün olduğu kadar tutulmasın, her dönem biz, bu üreticiden alıp ihracatımızı yapalım, hiçbir şekilde stokta malımız kalmasın, rahatlıkla biz bunu satalım, pazarlayalım. Dünyada artık fındık borsasını da Türkiye’de yapalım” diye konuştu.

LÜBNAN’A ASKER GÖNDERME VE TİCARET

Tüzmen, “Türkiye’nin Lübnan’a asker göndermesi, komşu ülkelerle ticareti nasıl etkiler” soruyu yanıtlarken de komşu ve çevre ülkelere yapılan ihracatın payının yüzde 3’lerden, yüzde 32.8’e çıktığını belirterek, bu nedenle Türkiye’nin çevresindeki istikrarsızlık ortamında doğru adımlar atması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bir taraftan barış konusunda elinden gelen katkıyı yaparken, diğer taraftan ticaretini, ihracatını artırması ve sürdürmesi gerektiğini ifade eden Tüzmen, “Bölgede yaşayan insanlar huzur ve barış ortamını kendi kararlarıyla sağlayabilirler. Bölge ülkeleri bir birleriyle olan ticareti artırır, birbiriyle yatırım imkanlarını tekrar gözden geçirirlerse, o zaman bölge insanı huzurlu ve istikrarlı bir döneme kavuşur. dedi.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı