Tüzmen: 2008'de ihracat 120 milyar doları geçer

ANKA
31.10.2007 - 15:19 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, 2008 yılında ihracat 117 milyar dolar, ithalat da 182 milyar dolar olmak üzere dış ticaret hacminin 300 milyar dolar düzeyinde tahmin edildiğini belirtirken, "İhracat hedefinin aşılacağına güvenim tamdır. Kanaatimce 2008 yılı ihracatı 120 milyar doları geçecektir" dedi.

Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından, 10'uncu Dış Ticaret Haftası kutlamaları çerçevesinde düzenlenen toplantıya katılan Kürşad Tüzmen, Türkiye'nin dış ticaret hacminin milli gelirinden daha hızlı arttığını, yabancı sermaye hareketlerinin milli gelir içindeki payının ise çok daha hızlı büyüdüğünü anlattı. Türkiye'nin küresel üretim ağına entegre olmuş bir ekonomi olduğunu vurgulayan Tüzmen, Türkiye'nin en çok yatırım çeken 16'ncı ülke, gelişmekte olan ülkeler arasında da Çin ve Rusya'dan sonra 3'üncü ülke konumuna yükseldiğini kaydetti. Tüzmen, bu durumun cari açık kaynaklı krizler açısından ekonominin dayanıklılığını artırıcı bir özellik olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin her ilinden 45 bine yakın firmanın 20 binin aşkın farklı ürünü, 200'ün üzerindeki ülkeye ihraç ettiğini ifade eden Tüzmen, aylık ihracat rakamının 9 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Tüzmen, "DPT programı çerçevesinde 2008 yılı ihracat hedefi 117 milyar dolar, ithalat gerçekleşmesi 182 milyar dolar olarak öngörülüyor. Yaklaşık 300 milyar dolarlık dış ticaret hacmi tahmin edilirken ihracat hedefinin aşılacağına güvenim tamdır. Kanaatimce 2008 yılı ihracatı 120 milyar doları geçecektir" diye konuştu.

DİKEY İHTİSASLAŞMA ENGELLENMELİ

Türkiye'nin GSMH içindeki Gayri Safi Sabit Sermaye oluşumundaki 2007 gelişmeleri incelendiğinde özel sektörün, makine teçhizat yatırımlarının ilk altı aydı yalnızca yüzde 1.5 oranında artarak, yüzde 5.3'lük GSMH artışının oldukça gerisinde kaldığına dikkat çeken Tüzmen, yatırım konusunda son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin ilerleyen yıllarda da devam etmesinin önemli olduğunu söyledi. Son yıllarda uluslararası ticaretin yapısında önemli değişikliklerin meydana geldiğini kaydeden Tüzmen, bu değişikliklerin en göze çarpanın ise dikey ihtisaslaşma olduğunu vurguladı. Tüzmen, ihraç edilen ürünler için girdi kullanımı olarak tanımlanan dikey ihtisaslaşmanın dünyada son 25 yılda yüzde 40 oranında büyüme gösterdiğini dile getirdi. Bunun dünya ticaretinin yüzde 30'unu kapsadığına dikkat çeken Tüzmen, bugünden sonra gereğinden fazla dikey ihtisaslaşmaya girmesini engellemenin yegane yolunun yerli ve yabancı yatırımın artırılması olduğunu söyledi.

MİKROEKONOMİK YETENEKLER GELİŞTİRİLMELİ

Sadece makro ekonomik reformlarla ülkelerin kalkınmasının mümkün olmadığını vurgulayan Tüzmen, şöyle konuştu:

"Makro ve mikro reformların bir arada düşünülmesi gerekir. Bir ülkenin uzun vadeli refahı makro ekonomik politikalara bağlıdır. Ancak, üretim ve verimlilik mikro ekonomik faktörlerle ilgilidir. Mikro ekonomik yetenekler geliştirilemezse sürdürülebilir kalkınmanın oluşması güçleşir. Yakında dönemde uygulamaya konulan bölgesel stratejilerle ticaretin bölgesel çeşitliliğinin artırılması çalışmaları devam ediyor. Ticaretin doğal sonucu barışı getirmektir. İki ulus, ticari olarak birbirine bağımlı hale geldiğinde barış oluşmuş demektir. Uluslararası Ticaret Örgütü de 'Eğer sınırları mallar geçemiyorsa askerler geçecektir' düsturuyla kurulmuştur. Türk ürünlerinin AB sınırlarını kolaylıkla geçtiği, fakat iş adamlarının vizesiz geçemediği de ayrı bir ironidir."

BÖLGEDE GÜÇLÜ OLMAK İÇİN ATILAN ADIMLARIN GETİRİSİ BÜYÜK OLACAK

Bölgesel açılımların milli güvenlik ve dış politikaya ciddi katkılar sağladığını belirten Tüzmen, Karadeniz ve Hazar Havzalarını serbest ticaret bölgesi haline getirmek için çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Tüzmen, "Jeo-stratejik konum ve bölgedeki kalıcı siyasi istikrar unsuru olma özelliğimiz sahip çıkmamız gereken en önemli değerlerimizdendir. Bu nedenle Türkiye'nin her türlü güvenlik kaygılarını bertaraf ederek bölgesinde güçlü bir ülke olarak kalmasını temin etmeye yönelik olarak atacağımız adım, kısa dönemde riskli gibi görünse de uzun dönemde getirisi yüksek bir stratejik hareket olarak olacaktır" diye konuştu.

EXİMBANK’IN AKTİF BÜYÜKLÜĞÜ 3.5 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

Türk Eximbank’ın 30 Eylül itibariyle aktif büyüklüğünün 3.5 milyar dolar olduğunun altını çizen Tüzmen, bu aktiflerin yüzde 81’ini kredi olarak ihracatçılara kullandırıldığını ifade etti. Tüzmen, son 4 yılda bankanın TL kredi faiz oranlarında toplam 35 puana, döviz kredileri faiz oranlarında ise toplam 2.5 puana varan indirimler yapıldığını anımsattı. Tüzmen, hiç kimsenin Türkiye’nin yıldızlaşmasına engel olamayacağının altını çizerek Türkiye’nin inovasyon bir ekonomiye sahip olduğunu sözlerine ekledi.

EKONOMİ YÜKSEK FAİZ ORANLARI KISKACI ALTINDA

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz Satıcı ise Türkiye'nin NATO'nun en büyük ordusuna sahip bir ülke olmasına rağmen, Türk ordusunun savaş çıkarmaya değil, barışı tesis etmeye yönelik olduğunu ifade etti. Satıcı, barışı tesis etme yönünde, ihracatçılar olarak her türlü desteği vereceklerini söyledi.

Satıcı, “Türkiye ekonomisinin yüksek faiz oranlarının kıskacı altında. Ekonomik tablolar pespembe gösterilse de, her gün sıcak paranın destekçisi yabancı bankalar Türkiye'ye övgüler düzse de tablonun hiç de öyle değil” diye konuştu.

Elini taşın altına sokan ihracatçı ve üreticiler olarak bu durumu yakından bildiklerini dile getiren Satıcı, ihracatçılar olarak tek sorunlarının düşük döviz kuru gibi gösterildiğini belirtti. Satıcı, Türkiye'de belirli lobilerin, ihracatıları sürekli kur kavramının içine sokmaya çalıştığının altını çizen Satıcı, ihracatçıların sorunlarının kurdan öte bir sorun olduğunu vurguladı.

İhracat Başarı Ödülü’nü Tüpraş, Toyota ve Ford alırken, hizmet ihracatı ödülüne ise enka, TAV Yatırım ve Gama layık görüydü. İhracat özel ödülünü ise Suvarlı Kadın Çok Amaçlı İşletme Kooperatifi aldı.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı