Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tuvaletin rengi

Serdar TURGUT

Alafranga tuvaletler milliyetçi, muhafazakâr ve de laik kesim tarafından kullanılıyor.

Alaturkalar ise laik olmayan kesim tarafından.

Tamam bunu anladım da...

Peki ama alafranga tuvaleti, üzerine çömelerek kullananların ideolojisi ne?

Onlar ne düşünür, kime oy verir, işte bu belli değil.

Bu da çok önemli aslında, çünkü düşünsenize onların da oy hakkı var sonuçta.

* * *

Laik kesimin neden çok daha okumuş yazmış insanlardan oluştuğunu sonunda anladım.

Alaturka tuvalet iyidir hoştur ama, şu da bir gerçek ki bu tuvaletleri kullanırken aynı anda kitap okumak da hemen hemen imkânsızdır.

Belki bazı insanlar bunu başarıyordur, eğer bu tür adamlar dünyada var ise lütfen ortaya çıksınlar, kendilerini öpelim ve tebrik edelim.

İnsanlık âleminin büyük bölümü en ciddi okumalarını alaturka tuvaleti kullanırken yapmaktadır, bu da tartışılmaz bir gerçektir.

Dolayısıyla laik kesim bilimsel alanda tartışılmaz üstünlüğünü de alafranga tuvalete borçludur.

* * *

Devlet yetkililerine bir önerim olacak.

Başbakanlık makamına ait olan mekânda iki ayrı tuvalet inşa etmeyi acaba düşünmeniz mümkün mü?

Çünkü Türk halkı olarak oradaki tuvaletin ha bire yıkılıp yeniden inşa edilmesinden bize gına gelmiş durumda.

İki tuvalet yapın, birisi alafranga diğeri de alaturka olsun ve memleketin önemli ideolojik meselesi de en azından başbakanlık makamında kavga konusu olmasın.

* * *

Hayatta en büyük problemlerimden bir tanesi de evde tek bir tuvaletin olmasıdır.

Ve ben orayı ciddi okumalarım için kullanmaya tam başlamışken Rana'nın diyalektik bir özveriyle ve daima tutarlı olarak orayı aynı anda kullanmak istemesidir.

Ben eminim ki tek tuvaletli evliliklerin büyük bölümü olağanüstü bir facia ile noktalanmaktadır.

Bu konunun araştırmasını bilahare yapacağım.

Hayatta bir gün özel bir tuvalete sahip olabilmem için iki şansım var.

Ya genel yayın yönetmeni olacağım...

Ya da başbakan.

İkinci olasılık daha mümkün gözüküyor, bunu da bilin.

* * *

Şuna eminim ki bizim memlekette silah ve mermi deposu üzerine şehir inşa etmeyi planlayan insanların tümü alaturka tuvalet kullanıyorlardır ve bunların da tümü kronik kabızlık hastalığından mustariptir.

Alaturka tuvalet tutkunu kronik kabızların sayısının artmasıyla, bir memlekette gündelik hiçbir sorunun rasyonel çerçevede çözülememesi arasında da mutlaka doğrusal bir ilişki vardır.

Size söz veriyorum bu konunun da bilimsel araştırmasını bilahare yapacağım.

Şu da bir diğer gerçek ki alafranga tutkunu kronik kabızlardan fazla bir zarar gelmez insana.

Onlar sadece çok kitap okurlar ve bu yüzden de ukala olurlar, o kadar.

Ukala olanların çok küçük bir oranı da gündelik gazetede köşe yazıları yazar ama tabii ki bu tamamen ayrı ve o derecede önemli bir başka mükemmel yazı konusu.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

* * *

Hayır, hayır alaturka tuvaletlere karşı çıkmam sadece ideolojik nedenlere dayanmıyor.

Ben de çömelme deformasyonu hastalığı var. Yani çömelmiş vaziyette 30 saniyeden fazla duramam ve kabul etmelisiniz ki alaturka bir tuvalette bu deformasyon şu anda sizin aklınızın ve hafzalanızın alamayacağı kadar büyük ve çözümü imkânsız stratejik felaketlere yol açmaktadır.

Bunun da ötesinde hayattaki her konuda olduğu gibi alaturka tuvalet meselesinde de geçmişte başıma gelen son derece travmatik bir olay var.

Şöyle ki: Askere gittiğim ilk günlerdi.

Bütün küçük burjuvalarda olduğu gibi bende de mekân değiştirdiğimde tuvalete çıkamama sorunu vardır.

Küçük burjuvaların illa da kendi tuvaletlerini kullanma tutkularıyla onların ideolojik kaypaklığı arasında bir doğrusal ilişki de mutlaka vardır, bunu da bulup çıkaracağım ortaya.

Tuvalet konusu daha uzun süre kafamı meşgul ederse hayatımın sonuna kadar bilimsel araştırma yapmak zorunda kalacağım galiba, gidiş o gidiş yani.

Neyse, kendi tuvaletimi doğal olarak kışlaya getirmem mümkün olamadığından beş-altı gün bir kabızlık çektim.

Sonuçta doğa gereğini yaptı ve artık her şey benim için dayanma noktasını çoktan aştı.

Tuvalete gitmeye karar verdim.

İlgili bölümde yaklaşık bir haftadır sular kesik olduğundan bahçedeki çeşmeden bir gazoz şişesine su doldurdum ve alaturka tuvalete doğru yollandım.

Biraz rahat edeyim, etrafta fazla insan olmasın diye akşam vaktini seçmiştim.

Küçük burjuvaların bir diğer takıntıları da budur. Halka açık tuvaletlerde ve cimnastik salonlarının soyunma odasında etrafta başka insanların bulunmasından da hoşlanmazlar.

Evet, ıssız tuvalete girdim, tam tuvalete doğru yürüyordum ki...

Bir adet tarla faresi boş alaturka tuvaletlerden bir tanesine girip ortadan kayboluverdi.

Ben diyeyim 20, siz deyin 30 santimdi.

Steven Spielberg onu görseydi birçok filminde başrol artisi olarak bile oynatabilirdi.

* * *

Küçük burjuvaların bir diğer takıntısı da tuvaletten aniden çıkacak bir hayvanın penislerini yemesidir.

O olaydan sonra alaturka tuvaletlere karşı ideolojik tavrım çok daha netleşti.

Memleletin bu önemli meselesinde daha o gün safımı netleştirdim.

X