Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Tuvalete gidemezsiniz

    Hürriyet Haber
    04.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    1.5 ay sonra ilk kez partisinin Meclis grubunda kürsüye çıkan Başbakan Tayyip Erdoğan, “İblisin yolunda, şeytanın izinde yürüyenler” diye nitelediği BDP’ye, “Silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz” dedi.

    CHP’yi “PKK ve BDP üslubuyla konuşmakla” suçlayan Erdoğan, sık sık alkış ve sloganlarla kesilen konuşmasında şu mesajları verdi:

    Ölenin ablası benim partimde  

    Bu elim hadisenin ardından cenazeler üzerinden derhal istismar, fitne faaliyetlerine başlayanları da gördük. Kim ki ‘Uludere’de 35 Kürt öldürüldü’ diyerek meseleyi etnik zemine taşıyorsa, o her türlü milli, manevi, insani ve vicdanı değeri ayaklarının altına almış ve çiğnemiş demektir. Cenazeleri bile etnik kökenleriyle tasnif edenler insanlıktan nasibini alamayanlardır. Orada ölenlerden bir tanesinin ablası da benim kadın kollarımda başkanlık yapan bir bayan. Bu da var ama bizden bunun istismarını duydunuz mu? Biz böyle bir şey yapamayız.

    İblisin yolundan yürüyenler

    Bunların kalpleri kararmış, bunlar vicdanlarını yitirmişler. Irkçılık ve faşizm küstahça böbürlenen, kibirlenen iblisin yani şeytanın açtığı bir yoldur. Cenazeleri bile Kürt-Türk diye ayıranlar, işte iblisin yolunda, şeytanın izinde yürüyenlerdir. İşte, İstanbul’da bu acı hadiseyle ilgili olarak yaptıkları basın toplantısının görüntülerini izlediniz değil mi? Güya acı içindeler ama kameraların önünde kahkahalar atmaktan çekinmeyecek kadar insafsızlar, vicdansızlar. O tabutların üzerine parti bayraklarını asmak ikiyüzlülük, fırsatçılık değil de nedir? Cenazede, terörist başının resmini taşıyanlar neye hizmet etmek istiyorlar?

    İŞTE ERDOĞAN'IN TEPKİ GÖSTERDİĞİ O GÖRÜNTÜLER

    Neyi, kimi bölüyorsunuz?

    Bazı densizler, ‘Bu ülke bölünmüştür’ diyor. Ya sen kimsin, kimi temsil ediyorsun, kimin adına konuşuyorsun? Siz silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz. Neyi, kimi bölüyorsunuz? Terör ortamında istenmeyen, arzu edilmeyen kayıplar maalesef yaşanabiliyor. Bundan dolayı terör örgütüne sorumluluk yükleyip, ‘yeter artık’ diyebildiniz mi? Eline silah alıp öldürmeyi bir yöntem olarak seçen teröriste tek bir laf söylemeyip, ülkesini ve milletini korumak için mücadele eden güvenlik güçlerini suçlamak nasıl bir hezeyandır?

    Apo’ya peygamber diyorlar

    Bu millet, bu ülke habis bir ur karşısında teslim olmayacak kadar asildir, güçlüdür, sağlamdır, en önemlisi de bir ananın çocukları, bir elin parmakları gibi birbirinin kardeşidir. Apo’ya peygamber diyenlerin Kürtler’in dinini Zerdüştlük sananların, her türlü kutsalı, manevi değeri çiğneyenlerin, gençlerin kanıyla beslenen vampirlerin bu topraklarda hiç bir şekilde muhatabı yoktur. Bir talihsiz olay üzerinden devleti zalim, ceberrut, zalim göstermeye kalkmak büyük şuursuzluk, vicdansızlıktır.

    Vicdanınız, izanınız yok mu?

    Taziyeye, acıyı paylaşmaya gelmiş, kendisi de o coğrafyanın insanı olan bir kaymakamı öldüresiye dövmek, linç etmek benim Kürt kökenli kardeşlerimin değil, işte o insan diye geçiren müsveddelerin işidir. Bırakın yasımızı tutalım, ağıdımızı yakalım. Cenazeleri dahi istismar edecek kadar mı aklınızı, mantığınızı, vicdanınızı yitirdiniz. Sizin hiç vicdanınız, izanınız yok mu?

    CHP, PKK diliyle konuşuyor

    Bunu 33 kurşun hadisesine benzetmek en hafif tabiriyle sorumsuzluk, fırsatçılıktır. CHP’nin PKK’nın, BDP’nin diliyle konuşmasına anlam vermekte zorlanıyoruz. Seçim meydanlarındaki siyasi ittifakı bugün taziye çadırında görüyoruz. CHP gibi bir partinin BDP değirmenine su taşıması, peşine takılması çok hazindir. Mustafa Muğlalı olayı CHP’nin eseridir. Kastı mahsusa ile işlenmiş bir cinayettir. Van’ın Özalp ilçesinden Muğlalı ismini indiren de AK Parti iktidarı olmuştur.

    Fitnelerine boyun eğmeyiz

    HÜKÜMETİMİZ döneminde özellikle TSK’nın attığı adımları sürekli olarak halka karşı atılan adımlar ve ‘devlet halkını bombalıyor’ gibi göstermek, devletin milletiyle arasındaki bütünlüğü parçalamaktan öte bir gayret değildir. Bu gayretlerin içerisinde olan bir kısım medyanın niyetlerini de onların arkasında ne tür emellerin, amellerin de olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bunlar aynı şeyleri bizim için de yapıyorlar. Çünkü bizim de onların istekleri istikametinde hareket etmeyen bir hükümet olmamız sebebiyle bundan çok rahatsız oluyorlar. Çünkü alıştıkları bir hükümet değiliz, devleti değil, milleti öne çıkaran bir iktidar olduğumuz için bunlarla anlaşmamız tabii ki mümkün değil.

    - Bazı medya kuruluşları, bazı yazarlar bu acı hadiseyi istismar gayretine girdi. Dertleri olayın aydınlatılması, acıyı paylaşmak değil. Dertleri bu acı hadise üzerinden suyu bulandırmak. Kendi ürettikleri komplo teorilerine kendileri de inanarak ‘devlet halkı bombaladı’, ‘kirli savaş’ diyorlar. Güya kuzu postu altında toplumu terbiye etmenin, millete istikamet çizmenin gayreti içindeler. Kusura bakmasınlar, bizim istikametimizi millet belirler. Bunların taşeron fikirlerini alacak, vicdan kisvesi altında fitnelerine boyun eğecek değiliz. Biz devlet-millet kaynaşmasını sağlamaya çalışıyoruz, bunlar ise terör örgütünün düşman devlet algısını güçlendirmeye çalışıyorlar. Kurumlar birbirine düşsün diye fitne çıkarıyorlar.

    % 50’den daha akıllı mısın?

    (Taraf yazarı Mehmet Baransu’yu kastederek) ‘Ben eli silahlı olandan korkmadım, Kasımpaşalı Tayyip’ten mi korkacağım’ diyor. Benim derdim kimseyi korkutmak değil. Ama şunu unutma, ben Kasımpaşalı Tayyip olmaktan şeref duyarım. Herhalde yüzde 50’den daha akıllı değilsin. Kendinizi kontrolden geçirin. Acaba biz nerede yanlış yapıyoruz da bu ülkenin yüzde 50’si buna oy veriyor ona bakın.

    Medyaya rağmen teşekkür

    BU acı hadisede en küçük bir detaya kadar adli ve idari inceleme yapılıyor, yapılacak. Olaydan hemen sonra idari ve adli incelemeyi başlatan Genelkurmay Başkanımızla biz de konuyu enine boyuna değerlendirdik. Konunun takipçisi olduklarını Genelkurmay Başkanımdan tekrar duydum, dinledim. Bu yapılan çalışmalar, gösterdikleri hassasiyet sebebiyle gerek Genelkurmay Başkanıma, gerek bölgede hizmet veren komuta kademesinin hepsine şahsım, milletim adına, medyaya rağmen teşekkür ediyorum. Çünkü bazı gerçekleri görüyor, biliyorum.

    Molotof yasayla silah sayılacak

    BİZ molotof kokteylini de bir silah olarak kabul edecek yasayı inşallah getirip çıkaracağız. Bunlar insanlıktan nasibini almamış, müsvedde bile değiller, çünkü müsvedde bile bir işe yarıyor, bunlar işe de yaramıyor.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı