Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tütünde kaygılı bekleyiş

Tütün tarımını engelleyici gelişmeleri kaygı ile izleyen sektör temsilcileri, bu durumun ekonomi ve ihracatı olumsuz etkileyeceği ve Türkiye’nin 2023 hedeflerini yakalamasını zorlaştıracağı görüşünde.

Tütün neden acı olsun? Artık hiç olmazsa bundan sonra romanlara, filmlere konu olan ‘acı tütün’ söylemi ortadan kalkmalı değil mi? Başka bir ifadeyle değil Ege’nin Türkiye’nin en eski ve geleneksel ihraç ürünlerinden biri olan tütünümüz çiftçi için gerçekten bir geçim kaynağı olmalı... Çünkü Ege tütünü tıpkı bu bölgeye özgü pamuk, üzüm ve incir gibi kalitesi ile yine bu bölge tarımının has evlatlarından biri. Üstelik çok uzun yıllardan beri Türkiye’de bir tütün üretim ve ihracat geleneği oluşmuş durumda. Yani öyle bir kalemde silinip atılacak bir ürün gözüyle asla bakılmamalı. Peki bu nadide ürünümüzde son gelişmeler nasıl? Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Noyan Gürel ile sektörün beklentilerini konuştuk.

Tütünde kaygılı bekleyiş

En büyük üreticiyiz
Noyan Gürel, “Türkiye, yılda yetiştirilen 60 bin tonun üzerinde oryantal tütünle dünyanın en büyük oryantal tütün üreticisi konumunda. Türkiye’nin tarımsal ihracatının simgelerinden biri olan tütün üretiminden yıllık ortalama 400 milyon dolar ihracat geliri elde ediliyor. Yaklaşık 55 bin çiftçi ailesi de geçimini tütün tarımından sağlıyor. 2003 yılında 150 bin ton olan tütün üretimimiz, 2010 yılında en düşük seviyesine gelerek 64 bin tona geriledi, ancak 2011 yılında tekrar artmaya başlayarak 68 bin tona yükseldi. Tütün ihracatı performansı ile tütün üretimi arasında bir paralellik var. TİM’in verilerine göre, 2012 yılının ilk 8 ayı itibariyle şimdiden 60 bin tonluk ve 340 milyon dolarlık tütün ihracatı gerçekleşti. Bu verileri tütün ihracatının geleceği ve ekonomik katkısı anlamında umut verici olarak değerlendiriyoruz” diyor.

Gelişmeler iyi değil
Aslında bu toparlanmada, tütün üretimine dönük yapılan yeni çalışmaların etkili olduğunu söylemek gerekir. Bunlar arasında Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin (ETİB) tütün tohumu üretimi ve ıslahı konusunda Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile yürüttüğü çalışma gibi programlar etkisini göstermeye başlamış. Ancak tütün üretiminde aşırı sınırlamaları gündeme getiren bazı uluslararası çalışmalar, 2023 ihracat ve tarım hedeflerini yakalamayı güçleştirecek. Nitekim Noyan Gürel, “Yurtdışından, kaliteli Türk tütününe olan talebin yükseliyor. Biz ihracatçılar olarak bu talebe yetişmek için üretimi artırmaya çalışıyoruz, ne var ki uluslararası gelişmeler kaygı verici” diye konuşuyor. Gerçekten de uluslararası alanda gündeme gelen Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nin (TKÇS) aşırı öneriler barındırdığını söylemek hiç yanlış olmayacak. Gürel, TKÇS taslağının bugünkü haliyle kabul edilmesinin, Türkiye’deki tütün tarımına ciddi zarar vereceği ve ihraç edilebilir kaliteli tütün yetiştirilmesi için hayata geçirilen yeni projeleri olumsuz etkileyeceğini söylüyor.

Tarımı devam etmeli
Gürel “Çiftçiye sağladığı gelir anlamında henüz bir alternatif bulunamamışken tütün üretiminin zorla sınırlandırılması tarım istihdamını da olumsuz etkileyecek. Tütün çiftçilerine sağlanan her çeşit finansal ve teknik desteğin engellenmesi, ülkemizde yetiştirilen tütünün üretim miktarının ve kalitesinin düşüşüne sebep olacak; bu alandaki küresel rekabet gücümüz de zarar görecek” diyor


 

X