'Tütün ve alkolün vergisini artırmakla gelir sorunu çözülmez'

ANKA
11.10.2007 - 09:40 | Son Güncelleme:

Vergi Konseyi Başkanı Mustafa Uysal, vergi gelirlerindeki düşmeden kaynaklanan açığın kapatılması için tütün ve alkolde vergi artışına gidilmesine karşı çıktı.

Uysal, tütün ve alkolden daha fazla vergi alınması yerine düşük oranlı ama tabana yayılmış vergi önerisinde bulundu.

Bütçede vergi geliri yerine faiz giderine bakılması gerektiğini vurgulayan Uysal, “Yüksek faizle kendimizi soydurmamamız lazım. IMF’nin faiz dışı fazla kadar faize de bakması lazım. Bu konuda tedbir alınırsa vergi artışına gerek kalmaz” dedi.

Uysal, ANKA’ya yaptığı açıklamada, gelir düşüşü üzerine gündeme gelen vergi indirimlerinin hatalı olduğu değerlendirmelerine katılmadığını ifade ederek, özellikle Kurumlar Vergisi’nde indirime gidilmesinin taban genişlemesi yarattığını söyledi. Kurumlar Vergisi’nde yüzde 40 matrah artışı olduğunu belirten Uysal, Kurumlar Vergisi indiriminde bir problem olmadığının altını çizdi.

KDV İNDİRİMİ ADALETSİZLİĞİ GİDERDİ

Gıda, tekstil, sağlık, eğitim harcamalarında KDV’nin yüzde 18’den 8’e düşürülmesi ve turizmde yılbaşında uygulamaya geçecek KDV indiriminin doğru karar olduğunu vurgulayan Uysal, “Dolaylı vergilerde tekstil ve turizmi bir kenara koyarsak sağlık, eğitim, gıdada yapılan indirimler, tüketim vergilerinin adaletsizliğini gidermek açısından doğrudur. Dolaylı vergileri adaletsiz bulanlara karşı, toplumun temel ihtiyaçları çerçevesinde makul bir yaklaşımdır” dedi.

KDV’de düşüşün beyanlara olumlu etki yaptığını, kayıtdışılığı azalttığını bildiren Uysal, tekstilde de indirimin hayali ihracatı azaltmaya dönük etkisi olacağını vurguladı. Turizmde yüksek verginin uluslararası rekabette Türkiye’yi zayıf kıldığını ifade eden Uysal, yüzde 18’lik KDV’nin fiyatlara yansıması ile Türkiye’de turizmin İspanya, Fransa, Yunanistan gibi ülkelere karşı rekabet gücünü azalttığını ifade etti.

VERGİ GELİRLERİ BÜYÜMEDEKİ YAVAŞLAMA NEDENİYLE DÜŞÜYOR

Vergi gelirlerindeki düşüşün asıl nedeninin vergi indirimlerinde aranmaması gerektiğini kaydeden Uysal, asıl nedenin büyümedeki yavaşlama olduğunu söyledi. Büyümenin yavaşladığı dönemlerde en çok otomotiv ve konut sektörü olmak üzere hızlı daralmaya girildiğini ifade eden Uysal, otomotiv sektöründeki küçülmenin yüzde 30-40’lara vardığına dikkat çekti. Uysal, içerde üretim düşüşü nedeniyle yarattığı vergi geliri azalan otomotiv sektörünün ihracata yönelmesi sonucunda ihracatta vergi iadesi ile gelirlerin daha da azaldığına işaret etti. Bütçenin gelir esnekliğine bakıldığı zaman, büyüme ile doğrudan kolerasyon olduğunun görüldüğüne işaret eden Uysal, büyümedeki yavaşlamadan kaynaklanan vergi geliri düşüşüne karşı, vergi tabanının yaygınlaştırılması ile gelir artırılması gerektiğini anlattı.

YAYGIN TABANLI-DÜŞÜK ORANLI VERGİ ALINMALI

Gelir kaybının vergi artışı ile telafi edilmesine karşı çıkan Uysal, “Enerji, otomotiv, iletişim, alkollü içecekler, tütün ve tütün mamullerine dayalı gelir yapısının yerini, yaygın tabanlı daha düşük oranlı vergi geliri almalı. Kaybı, Gelir, Kurumlar Vergisi ile Katma Değer Vergisi’nin tabana yayınlaştırılması ile telafi etmemiz gerekiyor” dedi.

2007 bütçesinin revize açık hedefi olan 8 milyar YTL’yi aşsa da, yılbaşındaki hedef olan 16 milyar YTL’ye de çıkmayacağını öngören Uysal, bütçede faiz ödemeleri etkisinin çok önemli olduğunu vurguladı.

IMF SADECE FDF DEĞİL FDF SONRASINA DA BAKSIN

Bütçenin faiz oranlarına duyarlı olduğuna işaret eden Uysal, “Bütçe faizi yüksek ödesin ama yeter ki faiz dışı fazla versin” tavrına katılmadığını kaydederek, şöyle konuştu:

“Yüksek faizle kendimizi soydurmamamız lazım. Türkiye bugün en çok faiz veren ülkelerin başında geliyor. Yüksek faiz borcun reel olarak düşmesini engelliyor. IMF’nin faiz dışı fazla kadar faize de bakması lazım. O konuyla da çok ilgili değiller. Bunun için de tedbir alınmalı. O zaman daha çok vergi gelirine ihtiyacımız olmaz. Daha çok değil daha az vergi ile dengemizi kurmamız lazım.”

Vergi iadesinin kaldırılmasının vergi gelirlerini çok azalttığı eleştirilerine katılmadığını vurgulayan Uysal, “Kurumsal müşteri zaten istemeseniz de fiş kesiyor. Vermeyen zaten vermiyor. Araya naylon faturalar giriyor, belge düzenine çok dayandığınız için kalpazanlık yaygın hale geliyor. Ortalama beyanlar zaten düşük. Gelir kaybının büyük oranda belgeden kaynaklandığını düşünmüyorum. Bir miktar etkilenmiş olabilir ama birebir olmaz” diye konuştu.

VERGİ AHLAKI YOK

Dünyada Türkiye kadar belge üzerinden vergi kontrol eden ülke kalmadığını belirten Uysal, “Banka sistemiyle kontrol ediyorlar. Bizim kontrol vergi iadesi fişleri ile olmamalı. Risk bazlı kontrol ve denetimin sıkılaştırılması gerekiyor” dedi. Banka denetiminin yanı sıra kayıtdışılığın da önemli olduğunu kaydeden Uysal, “Çözüm yollarını başka yerlerde aramak lazım” diyerek, gelir kaybının nedenlerini vergi dışında aramak gerektiğini ifade etti.

Fiş ile vergi iadesi toplamanın toplumda ahlakı da bozduğunu belirten Uysal, “Sahte fişler düzenleniyor. Toplum olarak değerlerimizi yitirdik. Vergi bilinci, ahlakı zaten yok. İnsan fiş alacaksa vatandaş olmanın getirdiği sorumlulukla almalı, vergi iadesi için almamalı” dedi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı