"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Tutuk bir disko gecesi

Adına iki adet sinema filmi yapılmış dünyadaki tek kulüp olan Studio 54’ün efsanevi dj’lerinden Nicky Siano, cumartesi gecesi Karaköy Liman Lokantası’nda yapılan partide çaldı.

Partide o günlerin dekorasyonu olacağını sanıyordum, yanılmışım. Ortam, dımdızlak ikibinlerdi işte.

Yine de dj Siano, davetlilerden çok önce adeta transa geçmişti. Arka arkaya şahane disko hitlerini savurdu ortalığa. Ama işte, Türklerde hep bir tutukluk vardır. Sonradan açılırlar.

Bu partide de öyle oldu. Geç de olsa disko ritmine kendini kaptırdı, çoğu ’80 doğumlu olduğunu tahmin ettiğim gençlik.

Bu arada "tutukluk" meselesi deyince, daha geçenlerde Beyrut’a giden bir arkadaşım anlattı. Malum, oranın gece hayatı meşhur. Bir ara bayağı kaptırmış arkadaşım, dans edip coşmuş. Sonra gecenin ortasında aniden durmuş. Yanına bir Beyrutlu gelip sormuş: "Türksünüz değil mi?".

Onaylamış kızcağız, "İyi de nereden anladınız?" demiş.

Beyrutlu açıklamış: "Çünkü çok Türk arkadaşım oldu. Hepsi tam eğlenmeye başlamışken birden dururdu. Etraf nasıl bakıyor diye göz süzerdi. Siz de öylesiniz. Niye bırakmıyorsunuz ki kendinizi?"

Bu sözler karşısında ikinci kez tutulup kalmış kız. Ve başlamış dans etmeye!

Gönül Yazar’ın popellası

Her daim anlatacak şeyi olan matrak kadınlar gibisi yok. Gönül Yazar da onlardan biriymiş meğer. Onunla ilgili yazdığım bir yazı üzerine aradı ve tam 45 dakika muhabbet ettik.

Tanrım, neler anlatmadı ki... Yazsan, çok satan bir kitap olur. Ama o yazmayı düşünmüyormuş. Malum, kimseyi kırmak istemediği için.

Kitap yazmıyor belki ama baharda pop albümü geliyor Gönül Yazar’ın. Eskiden söylediği pop şarkılarından oluşan bir derleme toplama. Bu tür işlerin piri Hakan Eren’in önayak olduğu albüm iyi hoş da, kesmez bizi. Bir de anı kitabı lazım işte (Bakınız, bu kare de siyah beyaz günlerden. Zeki Müren ve Gönül Yazar mesut günlerinde).

Bardaki müsamere

Jazz Stop’ta Ahmet Ümit’in yazdığı "Aşk Köpekliktir"; tiyatro, kısa film ve müzik karışımı bir esere dönüştürülmüş, kurtların dökülmeye başlamadığı o erken saatlerde (20.30’lar) isteyene bira, çerez eşliğinde sahneleniyor. Aslında oyunun atmosferi barda oynanmaya uygun. Çünkü bir barmenle müşterisi arasında bolca konuşma var içinde. Ama bu kadar mı teatral ve sıkıcı oynanır bir oyun? Ne kadar bira içseniz de kekremsi bir tat bırakıyor ağzınızda "Aşk Köpekliktir". Böğürmek geliyor insanın içinden...

Şimdi buradasın...

İnsan bir mekanda hiç kalkmadan yaklaşık üç saat oturur mu? Bazen oturabiliyor işte. Mekanına bağlı. Ayrıca içerdekilere. Bir de tabii ruh haline...

Sözün özü; Asmalımescit’teki Şimdi Cafe’de üç saat oturmuşum iki gün önce. Artık koltukla bütünleşmek üzereyken kalkmışım, o ayrı.

Burası, akşamları çok harala gürele ama, nefis bir öğleden sonra mekanı. Bir de önündeki yolun graniti yapılsa, daha güzel olacak her şey....
X