TÜSİAD'da ‘seçilmiş diktatör’ tartışması

Kemal DİYARBEKİR-Ebru BAKİ
11 Ekim 1997 - 00:00Son Güncelleme : 11 Ekim 1997 - 00:01

TÜSİAD'a ‘‘Yerel Yönetimler Yasa Taslağı’’nı hazırlayan Dr. Selçuk Yalçındağ, ‘‘Bugünkü sistem içinde belediye başkanlarının seçilmiş diktatör gibi’’ olduğunu savundu. Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan, ‘‘Halk tarafından seçilmiş belediye başkanının diktatör gibi davranması mümkün değil’’ dedi.

TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) ‘‘Demokratik Standartların Yükseltilmesi Paketi’’ çerçevesinde yer alan ‘‘Yerel Yönetimler Yasa Taslağı’’nın gündeme getirildiği panelde, ‘‘Seçilmiş diktatör’’ tartışması çıktı. TÜSİAD'a taslağı hazırlayan, geçmişte belediye başkanlığı da yapmış olan Dr. Selçuk Yalçındağ, ‘‘Bugünkü sistemde belediye başkanlarının seçilmiş diktatörler topluluğu izlenimi verdiğini’’ öne sürdü. Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan da, ‘‘Halkın seçtiği belediye başkanları diktatör gibi davranamaz’’ dedi.

TÜSİAD'ın Dr. Selçuk Yalçındağ, Fethi Aytaç ve Ziya Çoker'e hazırlattığı taslakta, yetkilerin Ankara'dan alınarak yerel yönetimlere verilmesi gerektiği savunuluyor. Rapordaki önerilerde, yerel yönetimlere, belirli bir hukuksal çerçeve içerisinde temsil organları aracılığıyla yerel hizmetlerle ilgili kararlar alma, bunları uygulamak için gerekirse vergi koyarak kaynak yaratma ve örgütlenme yetkisi veriyor.

GELİR HALKTAN

Raporu hazırlayanlardan Dr. Selçuk Yalçındağ bu yasa taslağı ile amaçlarının yerel yönetimleri çağa uygun hale getirmek olduğunu söyledi. Türkiye'de tam anlamıyla demokratik güçlü yerel yönetimin oluşturulmasının şart olduğunu belirten Yalçındağ, nasıl bir yerel yönetim sorusunun cevabını şöyle verdi:

‘‘Kendi kararlarını veren özgür, kendi kaynaklarını yaratabilen, gerekirse vergi koyan sadece Ankara'dan gelecek parayı beklemeyen, kendi iç örgüt yapısını kurabilen ve kararlarını uygulayan yönetim anlayışıdır.’’

Ankara'nın elini çekeceği bir sistem oluşturdukların vurgulayan Yalçındağ önerilerini şöyle sıraladı:

Belediye, kent hizmetlerinin tartışmasız patronu olacak.

Sistem demokratik değil. Sistem sanki seçilmiş diktatörlerin elinde izlenimini veriyor. Türkiye'de demokratikleşme ve etkin yönetim için bu konuya önem vermek gerekiyor.

Yerel yönetimlerde hukuka uygunluk şart. Ayrıca bu insafsızca denetlenmeli.

Kamu parasının harcanması açısından belediye saymanları Maliye Bakanlığı tarafından atanması gerekir.

Halkın denetimi şart. Eğer halk yönetime katılırsa, kendi parasının nasıl kullanıldığının hesabını sorar.

Yerel yönetimler gelirlerinin yüzde 60'ını halktan almalı.

Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan ise, Yalçındağ'ın sözleri üzerine şunları söyledi:

‘‘Valilik istisnai bir meslektir. İlkokul mezunu olsanız dahi Bakanlar Kurulu kararıyla vali olarak atanabilirsiniz. Halk siyasetin dışında yer alıyorsa ve herşey liderlerin iki dudağı arasındaysa bir hata vardır. Türkiye'de halkına ve seçilmişine güvenmeyen bir anlayış var. Belediyelerde diktatör anlayış olduğunu söyledi. 8 yıldır belediye başkanıyım, ama buna katılmıyorum. Anakara'dan para beklemekten yorulduk. Tanzanya bile milli gelirin yüzde 19'unu harcıyor. Türkiye'de ise gelirin yüzde 5-9'u harcanıyor. Bugünkü yasa iki kardeşi düşman eden yasadır. Belediyelerde üretmeyen insana para ödeniyor. Buna devlet imkan veriyor.’’

Toplantıya katılan Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu da, Türkiye'de belediyelerin olmadığını ve artık ‘‘yerel idareler güçlendirilmelidir’’ sözünün gereksiz ve anlamsız olduğunu vurguladı. Yazıcıoğlu şöyle konuştu:

‘‘Genel değil yerel politikacıyı savunuyorum. Ama bu genel politikacının işine gelmiyor. Biz belediye olarak bir tretuar yapmayı öğrenemedik. Halkı sisteme ortak etmek lazım. Merkezi yönetimde idari ve siyasi yetkileri küçültürseniz Ankara'da sadece bir başkan olur. Maaşı da öğretmen maaşına endeksli bir maaş, çalışma süresi de dört ay.’’

Kayhan: Değişime ayak uydurun

TÜSİAD Başkanı Muharrem Kayhan, Türkiye'nin idari sisteminin, ülkenin içinde bulunduğu hızlı değişime ayak uyduramayarak etkin ve verimli hizmet üretemediğini söyledi. Kayhan, bu sorunun yerel düzeyde daha da belirgin olarak ortaya çıktığını belirterek güçlü ve demokratik yerinden yönetim anlayışıyla yerel topluluklara götürülen hizmetlerin köklü bir reforma tabi tutulması gerektiğini vurguladı. Yerinden yönetim içine sadece belediyelerin değil, vilayet örgütlenmelerinin de girdiğini belirten Kayhan, yeni hükümetin bu alandaki çalışmaları ve ilgili yasaların değiştirilmesinin Meclis'in öncelikli konuları arasına girmesini sevindirici olarak değerlendirdi.

Bu, soytarı işi değil

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yerel yönetimler konusunda yasa taslağının 55'inci hükümet tarafından ele alındığını ancak bu konunun oturup bu işi bilenlerle müzakere edilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, ‘‘Damdan düşüp gelmiş insanlarla bu konuda çözüme ulaşmak mümkün değil. Yerel yönetimlerdeki uygulamaya bakışım faziletliler dayanışmasıdır, soytarılar dayanışması değil’’ dedi. Erdoğan merkezi yönetimin kendi şehrinden para topladığını, kaynak yarattığını ancak yüzde 5'ini verdiğini söyledi. Erdoğan şöyle konuştu: ‘‘Ankara ne karar verecek, onun altındaki bürokrat ne karar verecek?' diye bekliyorum. Buna kendi partim de dahil. Politik bir çirkinlik yaşanıyor.’’

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı