Gündem Haberleri

GÜNDEM

    TÜSİAD Türk tarımının el kitabını yazdı

    KONYA (A.A)
    12.02.2006 - 13:02 | Son Güncelleme: 12.02.2006 - 13:02

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), 1999 yılından bu yana sürdürülen “Tarım Feformu”nun adının, ancak “Destekleme Reformu” olarak yorumlanabileği görüşünde.

    TÜSİAD adına, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Erol Çakmak ve Prof. Dr. Halis Akder'in hazırladığı, “Dünya Ticaret Örgütü ve AB'deki Gelişmeler Işığında 21. Yüzyılda Türkiye Tarımı” başlıklı raporda, dünyadaki tarımsal faaliyetlerin durumu ve Türk tarımının mevcut yapısı ele alınıyor.

    Türk tarımının AB sürecinde karşı karşıya olduğu sorunların tespit edildiği ve çözümü için ipuçlarının sıralandığı raporun giriş bölümünde, dünya tarımında köklü deşikliklerin yaşadığı, bu nedenle Türkiye'nin de tarım politikalarında stratejik yaklaşımlarla her alanda yenilenmeye ihtiyaç duyulduğu anlatılıyor.

    TARTIŞMALARA TEMEL OLUŞTURMASI AMAÇLANIYOR

    Bu çalışmanın amacının yeni tarım politikalarının “reçetesini” yazmak olmadığı, yeni arayışların “el kitabı” olarak görülmesi gerektiği vurgulanan, 175 sayfalık kitap haline getirilmiş raporda, şunlar kaydedildi:

    “1999 yılından bu yana sürdürülen 'Tarım Reformu'nun adı, 'Destekleme Reformu' olarak yorumlanabilir. Çünkü bütçeden yapılan tarım amaçlı harcamaların şekli değiştirildi ve disiplin getirildi. Yapılanların amacı tarımın elbette birikmiş sorunlarını çözmek değildi. Kısa dönemde amaç, tarımın, genel ekonominin içinden geçtiği krize ayak uydurmasıydı. Destekleme Reformu ile çözülmeye çalışılan, Türkiye ekonomisinin girdiği darboğazdır. Bu aslında doğru bir tercihti. Ancak, krizden çıkarken tarıma ayrılabilecek kaynaklar, sektörün önemine rağmen hala kısıtlı kalabilecektir. Bu çalışma kıt kaynakların en etkili şekilde kullanılmasını sağlamak için yapılacak tartışmalara temel oluşturmayı amaçlamaktadır.”

    “AB TÜRKİYE'NİN KIRSALINDAN ENDİŞE DUYUYOR”

    Türk tarımının en önemli sorunlarından birinin ise yoğun kırsal nüfus olduğu ifade edilen raporda, bu konuya şöyle değinildi:

    “Kırsal nüfus ve tarımsal işgücü varlığı hem Türkiye'de hem de AB'de kaygıyla dile getiriliyor. Türkiye'de büyük bir gizli işsizliğin ortaya çıkmasının sonuçlarından endişelenler oldukça fazla. AB ülkeleri, Türkiye'deki gizli işsizlerin kırdan kopup kendi ülkelerine gelmesinden endişe duyuyor. 'Türkiye tarımı AB müzakereleri sürecinde ya da tam üyelikten sonra büyük bir göçe neden olur mu?' sorunu cevaplamak için, apayrı dinamiklerin dikkate alınması gerekiyor.”

    Türkiye'nin tarımsal toprak alt yapısının da henüz AB'ye hızır olmadığı vurgulanan raporda, 'Türkiye'nin mevcut toprak istatistikleri tutarlı değildir. Nüfus sayım yıllarında tespit edilen, işlenen tarım alanı miktarları arasındaki hata oranı, kabul edilebiler düzeyde değildir. Bu nedenle Türkiye'nin mera dahil, tarımsal alanlarının, vakit geçirilmeden doğru olarak belirlenmesinde yarar vardır” denildi.

    Raporda ayrıca, Türkiye'de yetiştirilen ürünlerin miktarı, ekim alanları, dünya pazarlarındaki yeri gibi istatistiki bilgilerin yanı sıra ve dünya tarımında ortaya çıkan kavramsal değişimler de inleniyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı