TÜSİAD sektörlerin fotoğrafını çekti

Hürriyet Haber
13.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

TÜSİAD'ın çatısı altındaki Sektörel Dernekler Platformu'nun hazırladığı rapora göre sektörlerin ortak sorunları bürokrasi, finansman maliyetleri ve KDV. Raporda son üç ekonomik krizde hangi sektörün ne derecede etkilendiği ve rekabete dayanıklı olup olmadıklarına ilişkin bilgiler de yer alıyor.

TÜSİAD'ın Meslek Örgütleri ile İlişkiler Komisyonu Rekabet Gücü Çalışma Grubu bünyesinde 5 yıldır çalışmalarını sürdüren 35 sektör kuruluşunun oluşturduğu "Sektörel Dernekler Platformu" ilk araştırma raporunu yayımladı.

18 sektörün incelendiği rapora göre, sektörlerin ortak sorunlarının başında bürokrasi, finansman maliyetleri ve KDV geliyor.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Hakan Ercan tarafından hazırlanan "Sektör Durum Analizi, Sorunlar ve Çözüm Önerileri-1" başlıklı raporda 18 sektöre ilişkin incelemelere yer verildi.

Raporda, 1998 yılında yaşanan Asya krizinin kağıt, petrokimya ve imalat sektöründe olumsuz etkileri olduğu, aynı yıl başlayan Rusya krizinin ise Türkiye'deki sektörleri gerçek anlamda vurduğu, önemli bir ihracat pazarının tamamen kapandığı belirtildi.

Deri ve ayakkabı gibi sektörlerin çökme noktasına geldiği, inşaat ve alüminyum sektörlerinin büyük zarar gördüğü, sabun ve deterjan gibi sektörlerin ise kısmen etkilendiği kaydedilen raporda, Rusya krizinin yarattığı finansal sorunların da sektörleri zor durumda bıraktığı ifade edildi.

Uygulanan ekonomik programın etkilerinin de değerlendirildiği raporda, ihracatçı sektörlerin reel kur değerlendirmesinden şikayetçi oldukları dile getirildi.

Sektörlerin sorunları

Rapora göre, sıkıntısı uzun süredir devam eden sektörlerin başında özel madencilik sektörü ve gemi inşa sanayii geliyor.

Madencilik sektörünün gerilemenin sektördeki kamu ağırlığından ve hammadde teminindeki siyasi-ekonomik tercihlerden kaynaklandığı belirtilen raporda, fiyat ve ücretleri piyasa şartlarının belirlemediği kaydedildi.

Gemi inşa sanayinin de 20 yıldır sorunlu olduğu, özellikle de Asya krizinden etkilendiği bildirilen rapora göre, dış krizlerden etkilenmeyen iç pazarlarda fazla bir sıkıntı yaşamayan sektörler arasında dayanıksız tüketim malları geliyor.

Raporda, dış pazar gelişmelerine duyarlı ihracatçı sektörlerden deri ve giyim sanayinin Rusya pazarı kapanınca çöktüğü, ayakkabı sanayinin çok olumsuz etkilendiği, uzun ürün ihraç eden ana metal sektörünün de 1998'de daralan küresel talep nedeniyle zor dönem geçirdiği belirtildi.

Alüminyum sektörünün de inşaat sektörü dolayısıyla Rusya krizinden etkilendiği dile getirilen raporda, özellikle tüm olumsuz iç pazar koşullarına rağmen motorlu taşıt üreten sanayinin uluslararası pazarlara entegrasyonu ve ihracatındaki ciddi gelişmelerin dikkat çekici olduğuna dikkat çekildi.

Rekabete açık sektörler

Raporda, ihracatçı ve dış krizden etkilenmemiş sektör olarak gösterilen hazır giyim sektörünün üretim ve dış ticaret performansının 1998 ve 1999 yıllarında başarılı olduğu kaydedildi.

İç pazarda dış rekabete açık olan sektörler olarak hazır giyim, otomotiv, kağıt sektörü, gübre ve çimento sektörü olduğu belirtilen raporda, beyaz eşya sektörünün de Gümrük Birliği sonrasında dış rekabete açık hale geldiği vurgulandı.

İç pazar gelişmelerine duyarlı sektörlerin de yine dayanıklı tüketim ürünlerinden beyaz eşya, beyaz eşya yan sanayii, otomotiv, otomotiv yan sanayinin geldiği bildirilen raporda, diğer sektörlere üretim girdisi veya ekipman sağlayan sektörlerin ise hemen her sektöre girdi vermelerinden dolayı konjonktürel dalgalanmalardan etkilendikleri ancak uzun süreli olumsuzluklar yaşamadıkları kaydedildi.

Bürokrasiden şikayet

Sektörlerin ortak sorunlarına da yer verilen raporda, bu sorunlar bürokrasi, finansman maliyetleri, girdi maliyetleri, ihracatçı sektörlere fuar ve tanıtım desteği, ithalat, kalifiye eleman sorunu, yönetim zaafiyeti, kamu ağırlığı, tarım sübvansiyonları, kayıtsız istihdam, KDV oranları, altyapı, arıtma tesisleri, taşıma maliyetleri olarak sıralandı.

Raporda, tarım sübvansiyonlarıyla ilgili olarak diğer teşvik biçimlerinin kaldırılarak, çiftçinin doğrudan desteklenmesi sistemine geçilmesi, dampingli ithalata karşı antidamping mevzuatının etkin olarak uygulanması istendi.

Elektrik maliyetlerinden tüm sektörlerin şikayetçi olduğu, ancak üreticilerin istikrar tedbirleri süresince elektrik maliyetlerinin ucuzlatılması beklentisi içinde olmamaları gerektiği belirtilen raporda, KDV oranlarıyla ilgili olarak da, "KDV oranlarının yüksekliğinin faturasız satışı teşvik ettiği bilinmekteyse de, bütçe açığının azaltılmaya çalışıldığı bir ortamda bu sorunun çözümü KDV oranlarını düşürmek değil, etkin denetimdir" denildi.

Yapısal sorunların başında katma değeri yüksek ürün gamı eksikliğinin geldiği vurgulanan raporda, şu görüşlere yer verildi:

"Bu süreç yeni teknolojili yatırım veya yabancı ortak gerektiriyor. Bu noktada Türk sanayinin en önemli sorunlarından biri olan sermaye yetersizliği ortaya çıkıyor. Yabancı ortak şartı ise siyasi ve ekonomik istikrar şartına bağlı."

Sektörel Dernekler Platformu Raporu

Etiketler:
Son Dakika Haberler


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı