TÜSİAD: Sağlıklı demokrasi büyümenin de önemli anahtarı

Hürriyet Haber
12.12.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, ‘Sağlıklı bir demokrasinin büyüme ve kalkınmanın anahtarı’ olduğunu dile getirdi. Yalçındağ, “Küresel ekonomik entegrasyon ve rekabet gücünün yolu, daha iyi bir demokrasiden geçer” iddiasında bulundu.

YALÇINDAĞ'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR / WEB TV   

TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, YİK toplantısında ekonomik konulara değinirken, demokratik gelişmelerin buraya olan etkilerini vurguladı. Yılın son toplantısı olması nedeniyle katılımın oldukça yüksek olduğu YİK toplantısında yaptığı konuşmaya terör olaylarının yaşattığı acıya değinerek başlayan Arzuhan Doğan Yalçındağ, “Ülkemizde bir an önce sağduyunun hakim olduğu ortamın oluşmasına ihtiyacımız var. Biz bu süreçte elimizden gelen gayreti göstermeye, üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.

Yol demokrasiden geçiyor

“İlk bakışta anlaşılmasa bile, sağlıklı bir demokrasi sadece siyasi istikrarımızın değil, büyüme ve kalkınmamızın da anahtarıdır. Şu iddialı önermeyi yapacağım; küresel ekonomik entegrasyon ve rekabet gücünün yolu, daha iyi bir demokrasiden geçer” diyen Arzuhan Doğan Yalçındağ, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizin ihtiyacı olan demokratikleşme atılımlarını birbirinden bağımsız gibi görünen hamlelerle gerçekleştiremeyiz. Demokratikleşme hamleleri bir bütündür. Hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi kadar hukukun üstünlüğünün tesisini, erkler arasında denge ve denetim mekanizmalarının sağlıklı çalışmasını içerir. Bu bağlamda hem temsilde adaletsizliği yaratan Seçim Yasası’nın, hem de parti içi demokrasiyi zedeleyen bugünkü Partiler Yasası’nın değiştirilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu yasalarda yapılacak değişikliklerin Türkiye’nin demokratikleşme hedefinin ciddiyeti açısından bir sınav teşkil ettiği görüşündeyiz.”

15 yıldır söylüyoruz

TÜSİAD olarak bu görüşleri yaklaşık 15 yıldan beri dile getirdiklerini vurgulayan Yalçındağ, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak maalesef bu konuda değişen hiçbir şey gözlemleyemiyoruz. Demokrasinin Avrupa Birliği standartlarına yükseltilmesi gerektiğini savunuyoruz. Geçen bu sürede, yaşadığımız tüm çalkantılara, karşılaştığımız zorluklara rağmen demokratikleşme yönünde ciddi yol kat ettik. Bu yolda kararlı bir şekilde devam etmemiz daha sağlıklı bir demokrasiye kavuşmamız açısından gerekli olduğu gibi, giderek gündemimizin dışına kayan AB üyelik sürecimizin canlandırılması için de şarttır.”

Kendi stratejimizi üretmek zorundayız

ARZUHAN Doğan Yalçındağ, 20 gün sonra bitecek 2009 yılının hem dünyada hem de Türkiye’de derin izler bıraktığını vurgularken, ekonomik büyüme, işsizlik, rekabet, inovasyonun tartışılacağına dikkat çekti. Yalçındağ, “Biz de ülke olarak, bu tartışmalara katılmak, bunları iyi izlemek ve kendi stratejilerimizi üretmek zorundayız” derken ekonomideki belirsizliklerin ışığında Türkiye’nin bir yandan güncel sorunlara çözüm bulmaya çalışırken bir yandan da gelecek onlu yıllara hazırlanması gerektiğini belirtti.

Demografik bir fırsat penceresine sahibiz

TÜRKİYE’nin demografik bir fırsat penceresine sahip olduğunu dile getiren Arzuhan Doğan Yalçındağ, bu konuda şunları söyledi: “Bu dönemde işgücünü verimli şekilde kullanabilir, teknolojik yenilikleri üretim sürecine katabilir, yaratıcı olabilir ve verimliliğini daha da arttırabilirse dünyadaki yeni ekonomik yapılanmada öne çıkabilecek, refahını arttırabilecek. Hedefimiz küresel üretim çarkının içinde, sıfırdan yatırım yapılmaya değer bir ülke olabilmektir.”

Yazıcı: Siyasette güven ve istikrar var

DEVLET Bakanı Hayati Yazıcı, siyasetle ilgili yapılan değerlendirmeleri çok da haklı bulmadığını dile getirdi. Türkiye’nin son 3-4 aydır önemli bir süreç yaşadığını belirten Yazıcı, ‘açılım’ sürecine karşı çıkanları eleştirdi. Yapılanlara katkı verilmesi gerektiğini vurgulayan Yazıcı, şunları söyledi: “Siyasette kriz varmış gibi beyanları abartılı buluyorum. Türkiye’de güven var, istikrar var. Burada dile getirilen bütün sorunlar, hükümetin gündeminde. Elbette ekonomide zor bir yılı geride bırakıyoruz ama bunlar hükümetin gündeminin dışında değil. Biz büyük bir ülkeyiz. Ekonomimiz güçlü. Elbette ki kriz, bizi etkiledi ama dünyada başka ülkelerde yaşanan finansal krizler, bizim ülkemizde yaşanmadı. Bu ülke hepimizin. Bu sorunları çözme noktasında diyalog kanallarımızın hep açık tutulması lazım. Bu kanalları açık tutalım.”

Steinmeier’a ödül verildi

BU yılki TÜSİAD Dış Politika Ödülü’ne layık görülen Federal Almanya Parlamentosu SPD Grup Başkanı, Eski Şansölye Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, dünkü toplantıda ödülünü aldı. Devlet Bakanı Hayati Yazıcı tarafından ödülünü alan Steinmeier, Avrupa’da bulunan Türkiye’nin Avrupa değerlerini ve İslam, Doğu kültür ve görüşlerini yan yana getirmesiyle, insanların barış içinde yaşamasının gerçekleşebileceğini belirterek, “Avrupa, bu şansı kaçırırsa korkunç tarihi hata yapacaktır” dedi.

TÜSİAD, dergisinin kapağını ‘Bölgesel Güç’ afişi gibi yaptı

TÜSİAD’ın İngilizce yayımladığı ‘Private View’ adlı dergi, ‘film afişi’ şeklinde düzenlenmiş kapagı ile dikkat çekti. ‘The Making Of A Regional Power-Bölgesel Güç Haline Getirmek’ adı ile hazırlanan bu film afişi, ‘Bir Türk Cumhuriyeti Prodüksiyonu’ olarak sunuldu.
‘With Memories Of Turgut Ozal’ ifadesinin dikkat çektiği afişte, başroller Başbakan Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve ABD Başkanı Barack Obama’ya verildi.
Ayrıca afişte, şu isimler resimleriyle birlikte yer aldı: “Ahmet Davutoğlu, Shimon Peres, Serzh Sargsyan, Mahmoud Ahmadinecad, Massoud Barzani, Vladimir Putin, Silvio Berlusconi, Hillary Clinton, Ahmet Türk, Nicolas Sarkozy, Devlet Bahçeli, Başar Al-Asad, Deniz Baykal ve Angela Merkel.”

YİK bu yıl neden Ankara’da yapılmadı 

YILDA 4 kez YİK toplantısı yapan TÜSİAD’ın, bu kez yılın son toplantısını Ankara’da yapma geleneğinden vazgeçmesi bazı soru işaretlerine neden oldu. Toplantı yerinin bu kez İstanbul olarak seçilmesi, “Ankara’ya tavır” olarak yorumlandı. Ancak TÜSİAD’çılar, yer seçiminde TÜSİAD Dış Politika Ödülü’nü alan Federal Almanya Parlamentosu SPD Grup Başkanı Dr. Frank Walter Steinmeier’in programının etkili olduğunu savundu.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı