TÜSİAD, IMF için milli mutabakat istedi

Hürriyet Haber
15.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

İşdünyası, tüm siyasi partilere IMF ile yapılacak bir stand-by anlaşması için uzlaşma çağrısında bulundu. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Eczacıbaşı, siyasi partilerin iktidara geldikleri takdirde stand-by için gerekli programı uygulayacakları güvencesini vermelerini istedi.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), tüm siyasi partilere IMF ile imzalanacak bir stand-by anlaşması için ortak bir program benimsemeleri çağrısında bulundu. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) dün gerçekleşen genel kurulunda konuşan Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Eczacıbaşı, tüm partilerin birarada ya da ayrı ayrı stand-by için gerekli programı benimsemelerini ve iktidara gelmeleri halinde de bu programı uygulayacaklarının güvencesini vermeleri gerekitiğini söyledi. Eczacıbaşı, eksiksiz tüm partilerin yapacakları böyle bir açıklamanın IMF tarafından, seçimlerden sonra da aynı programın uygulanacağına ilişkin bir güvence olacağını savundu.

Eczacıbaşı, Ecevit başbakanlığında 45 günde kurulan hükümetin sadece 3 ay görev yapacağını söyledi. 56'ıncı hükümetin kurulma çalışmalarının büyük bir zaman kaybı olarak gördüğünü belirten Eczacıbaşı, 3 ay görev yapacak azınlık hükümetinin hazırlayacağı programın IMF tarafından kabul edilmemesi riskinin bulunduğunu söyledi.

STAND-BY TEHLİKEDE

Eczacıbaşı, IMF ile yapılan yakın izleme anlaşması çerçevesinde uygulanan istikrar programını, bir avantaj olarak kullanmak ve bunu dış kaynağa çevirme imkanının bulunduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: ‘‘IMF ile bir stand-by anlaşmasından beklenen sadece IMF'den alınacak kredi değil, bu anlaşmanın uluslarası piyasalar bakımından yeşil ışık olarak algılanmasıdır. Böylece 35 milyar dolara ulaşan iç borç stoğunun vadesini uzatmak ekonomimize nefes aldıracak, orta vadeli sorunları düşünme fırsatı yaratacaktır.’’

‘Liderleri uzlaşmaya çağırmaktan başka çaremiz yok’’ diyen Eczacıbaşı, ‘‘Burada sözünü ettiğimiz uzlaşma, 1999'un kurtarılması, ekonomik kriz tehlikesinin yokedilmesi, Türkiye'nin yükselen dünya konjoktüründen pay alması için gerekli olan uzlaşmadır’’ diye konuştu.

HÜKÜMET SEVİNDİRDİ

56'ıncı hükümetin bu uzlaşmaya öncülük etmek için istekli ve kararlı olduğunu gördüklerini vurgulayan Eczacıbaşı, ancak asıl sorumluluğun TBMM'nin üzerinde olduğunu söyledi. 1999'un, Türkiye'nin geleceği bakımından son derece değerli ve kaybedilirse yerine konamayacak bir yıl olduğunu vurgulayan Eczacıbaşı, hükümetin kuruluşunu da sevinçle karşıladıklarını söyledi. Hükümetin, seçime kadar olan süre için gerçekçi kapsamda acil konulara öncelik veren bir program hazırladığını belirten Eczacıbaşı hükümetin seçim ekonomisi uygulamayacağını belirtmesinin mutluluk verici olduğunu ve bu yaklaşımın daha sonraki dönemlere de örnek olacak, alışılmamış bir uygulama olacağını söyledi.

99 KAYIP YIL OLMASIN

Eczacıbaşı, Türkiye'nin gelişmelere ayak uyduracak politik, ekonomik, hukuksal yapıları kuramadığı takdirde, globalleşmenin dışında sıradan bir 3. dünya ülkesi olarak kalacağını savunarak, şöyle devam etti: ‘‘1999, Türkiye'nin geleceği bakımından son derece değerli, kaybedilirse yerine konamayacak bir yıldır. Bu dönemde sağlam ve güven verici bir ekonomi politikası uygulayabilmek, her zaman olduğundan daha fazla önem taşımaktadır. Öncelikle dış finansman alanında yoğunlaşan tehlikeler, seçime kadar giderilmeli ve sonra da yapısal reformlar tamamlanmalıdır.’’

Sabancı: Mecburuz

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı , ‘‘En kötüsü hükümetsiz olmaktır. Mecburen razı oluyoruz. Yarın da daha iyi hükümet isteriz. 45 gün hükümeti kurmak için çalıştılar, 3 ay görevde kalacaklar. Ecevit'in yanında olacağız. Ama öncelikle seçim kanunu değişmeli’’ dedi. 20 yıl önce Ecevit'in özelleştirme, devletleştirme, yabancı sermayeye bakışının farklı olduğunu vurgulayan Sabancı, ‘‘Yasaları yapacak, seçim ekonomisi uygulamayacağız diyor. Ecevit sözünü iyi takip eder. İnşallah diğerlerine de örnek olur’’ dedi.

Koç: Kimyamız farklı

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç yaptığı açıklamada, ‘‘IMF ile anlaşma yapılması şart. Liderlerin bu konuda uzlaşacağı yönünde iyimserim’’ dedi. Üç ay içinde meclisten önemli kararların çıkmasının hükümeti destekleyen partilere bağlı olduğunu vurgulayan Koç, kanunların çıkmasında partilerin mutabakat sağlayacaklarını umduğunu söyledi. İş dünyasından da isimlerin parlementoya girmesini istediklerini vurgulayan Koç, ‘‘Ama geçen sefer gördük ki kimyamızda farklılık var. Arkadaşlar onun için zorluk çekiyor’’ dedi.



Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı