Gündem Haberleri

    TÜSİAD: Enflasyonu hızla düşürmek anlamlı değil

    Hürriyet Haber
    21.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Enflasyonu hızla düşürmeye çalışmanın yerine, inandırıcılığı olan ve orta vadeye yayılmış bir ``dezenflasyon`` (Sert olmayan deflasyonist önlemlerle, enflasyonun sınırlandırılması) politikasının daha anlamlı olacağını söyledi. Özilhan bu arada, sorunların çözüm yolunun, 2002 yılı ilk yarısında, Siyasi Partiler Yasası ve seçim sistemi değişikliklerini gerçekleştirmekten geçtiğini bildirdi. Özilhan, Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği`nin (TÜSİAD) Ankara`da Hilton Oteli`nde düzenlenen Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, yapısal reformlar alananında başarılı bir yıl geçirildiğini ve birçok tasarının yasalaştığını ifade etti. Kritik önem taşıyan konularda, İhale Yasası, Türk Telekom`un özelleştirilmesinin kolaylaştırılmasına ilişkin yasa ve kamu bankalarının finansal olarak yeniden yapılandırılmasının tamamlanmasının gösterilebileceğini belirten Özilhan, ``Kuşkusuz reform alanlarında, yürütmeyle ilgili önemli tıkanıklıklar bulunmaktadır. Yapısal program hızla ilerliyor gibi görünsede uygulama süreci, ya hiç gerçekleşmemekte ya da çok yavaş gelişmektedir``dedi. Özilhan, önemli bir noktanın da, 2001 yılında varlığını sık sık hissettiren hükümet içi koordinasyon esikliği olduğunu savunurken, ``Başarılı olabilmek için ekonomi yönetiminin tüm kurumlarıyla tek elde toplanması tartışılmaz bir zorunluluk olarak, ortaya çıkmış bulunmaktadır`` diye konuştu. KAMU YÖNETİMİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASIIMF ile ile olan anlaşma ve bununla ilgilendirilecek ekonomi politikalarının yanı sıra birkaç önemli alanda 2002 yılının bir dönüm noktası olacağının anlaşıldığını belirten Özilhan, bunlardan ilkinin ``kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması`` olduğunu, bunun kamuoyuna devletin küçültülmesi olarak yansıdığını, bu tanımın slogan düzeyinde, ihtiyacı ortaya koymakla birlikte kendi başına yetersiz kaldığını kaydetti. Özel sektörün iki yıldır aralıksız küçüldüğünü belirten Özilhan, kamu sektörünün şişirilmiş kadrolarının bulunduğu gibi, korunmasının ve kaynakların büyük bölümünün verimsiz bir biçimde sarfetmeye devam etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. YABANCI SERMAYEDE İRLANDA ÖRNEĞİYatırıma ençok ihtiyaç duyulan bir dönemde, yabancı sermayenin önüne inanılmaz engeller konulmuş durumda olduğunu savunan Özilhan, bürokrasinin azatılması ve vergi sisteminin basitleştirilmesi ve yabancı sermaye izinleri için, İrlanda örneğindeki gibi, müstakil bir kurumun oluşturulmasının şart olduğunu vurguladı. Bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmasının doğru bir yönde ilerlediğini ifade eden Özilhan şunları kaydetti: REEL SEKTÖRE NEFES ALDIRACAK ÖNLEMLER``Ekonominin can damarlarını oluşturan bankacılık sektörü yeniden yapılandırılırken, krizlerin yarattığı zaafiyet gözden kaçırılmamalı ve özellikle uluslararası standartların uygulama takvimi, bu hasas yapı gözönüne alınarak belirlenmelidir. Reel sektörün, özellikle tahsil edilemeyen alacaklar yüzünden rahabilitasyon sürecindeki bankacılık sistemi üzerinde, bir baskı oluşturduğu burada unutulmamalıdır. İstanbul yaklaşımı ve aktif yönetim şirketi gibi, sistemi kısmen rahatlacak hem de reel sektörü hiç değilse üretken şirketlerine nefes aldıracak önlemlerin devreye sokulması için, gerekli düzenlemelerin sözden fiiliyata biran önce geçirilmesi gerekiyor.`` SİYASİ REFORMLAR: ``UZLAŞMA PLATFORMU GENİŞLESİN``Özilhan ikinci önemli konunun da, siyasi reformlar olduğunu belirtirken, piyasalarda güven konusunda oluşan mesafali tutumun, nedenlerinden birinin de, siyasi istikrarsızlık korkusu olduğunu kaydetti.Uzun dönemli yatırımcı açısından, Türkiye`nin, siyasi geleceğinin, son derece önemli olduğunu vurgulayan Özilhan, şunları söyledi: TÜSİAD`IN KAMUOYU ARAŞTIRMASI``Bu sorunları aşmanın yolu, Anayasa değişikliklerinde sağlanan uzlaşma platformunu, siyasi reformlara doğru genişletmek ve 2002 yılının ilk yarısında Siyasal Partiler Yasası ve Seçim Sistemi değişiklikleri gerçekleştirmektir. Tüsiad`ın, bu konuda yaptırdığı geniş kapsamlı kamuoyu araştırmasının vatandaşın yüzde 80`nin bu değişiklikleri isteğini göstermekte olduğudur. Ayrıca, çeşitli kuruluşlarla ortak bir çalışma ile hangi somut yasa değişikliklerinin gerekli olduğu da belirlenmektedir. Bu çalışmanın da 2002 yılının ilk çeyreğinde tamamlanmasına çalışılmaktadır. Siyasi reformların önemli bir parçası da, Anayasa değişikliklerini uygulama alanına sokacak yasaların hazırlanmasıdır. Eksik kalan bazı parçaların tamamlanmasıyla birlikte, Kopenhang Siyasi Kriterleri`ne uyum sürecimizin 2002 yılının ilk yarısında sonuca erdirilmesi, Türkiye`nin siyasi geleceği açısından önem arzetmektedir.`` AB`YE ÜYELİK SÜRECİTürkiye`nin, AB`ye üyelik sürecinde yalnız kalmaması için, 2002 yılında müzakerelerin başlamasını AB`den talep edebilir noktaya gelmek zorunda olduğunu anlatan Özilhan, 2002 yılı içinde müzakerelere başlanmış olsa bile Türkiye`nin önüne, belkide 4-6 yıllık bir tam üyelik süreci konacağını kaydetti. Türkiye`nin bu sürecin de dışında kalması ve tam üyeliğin daha da ötelere ertelenmesi halinde, bunun yaratacağı sonuçları düşünmük bile istemediklerini kaydetti. KIBRIS MESELESİÖzilhan, Kıbrıs konusunda da, Türkiye`nin inisiyatifi eline alması ile 2002 yılı içinde bir çözüm perspekifine erişilmesinin, pekçok konuyu olumlu yönde etkileyeceğini ifade etti.Özilhan, temaslara yeniden Türk tarafının girişimleriyle başlamasının, umutları artıran bir gelişme olduğunu belirterek, şunları söyledi: ``Şimdi yapılması gereken bu açılımı sonuca götürmek ve bu büyük sorunu Türkiye`nin, dünya ile gündeminden düşürmektir. Bu AGSP (Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası) örneği, inisiyatifinin elde tutulması ve müzakerelerin ısrarla sürdürülmesi ile en karmaşık sorunlarda bile çözüm perspektifleri oluşturulabildiğini hepimize gösterdi. Kıbrıs`da da, benzeri bir gelişme umudunun içindeyiz.`` OLUMLU RÜZGAR YAKALANDI2002 yılına olumlu bir rüzgarın yakalanmış olarak girildiğini anlatan Özilhan, bu rüzgardan, en iyi şekilde faydalanmak için ``rotanın doğru seçilmesi, tıpki bir yelkenli tekneyi hedefine hızla ulaştırma gereği yanında, farklı alanlarda, farklı görevler üstlenmiş olan herkesin, uyarılarını dikkate alması gerektiğini kaydetti.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı