TÜSİAD: ‘Düşük karbon’ ararken çekilemeyecek yükün altına girmeyelim

Hürriyet Haber
24.11.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, iklim değişikliği konusunda Batılı ülkelere göre Türkiye’nin ‘tarihsel sorumluluğunun’ nispeten az olduğuna dikkat çekerken, “Kaldırabileceğimizden fazla bir yükümlülük altına girmekten kaçınmalıyız” uyarısı yaptı.

TÜSİAD ve Bölgesel Çevre Merkezi Türkiye (REC Türkiye) girişimiyle kurulan “İklim Platformu”nun düzenlediği “Türkiye’de Düşük Karbon Ekonomisine Geçiş için Arayışlar” konferansında konuşan Arzuhan Doğan Yalçındağ, küresel iklim değişikliği ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş yolunda iş dünyasının daha aktif olması gerektiğini vurgularken, “Sanayileşme sürecine, batılı ülkelerden sonra başlayan Türkiye’nin iklim değişikliği konusunda tarihsel sorumluluğu nispeten az. İklim değişikliği ile mücadelede Türkiye üzerine düşeni yapmalı. Ancak gerçekçi bilgi ve veriye dayanan stratejiler geliştirerek sanayisinin ve ekonomisinin kaldırabileceğinden fazla bir yükümlülük altına girmekten kaçınmalı” dedi.
Fayda-maliyet analizi
Uluslararası Enerji Ajansı’nın son raporuna değinerek, burada yıllardır süregelen enerji politikaları devam ederse iklim değişikliğinin etkilerinin daha da ciddi ve önlenemez olacağı konusunda uyarılar yapıldığını hatırlatan Yalçındağ, “Yeni teknolojilere yatırım yapmanın yanı sıra enerji verimliliği tedbirleri alınarak ciddi bir mali tasarruf sağlanabilir” dedi. Yalçındağ, şunları söyledi: “Düşük karbonlu ekonomiye geçiş, yarattığı fırsatların yanı sıra ciddi maliyetler de getirecektir. Kısa vadeli maliyetler uzun dönemli faydalar ile dengelenebilir. Dolayısıyla, ülkemizde de kamu ve özel sektör, gerekli envanter, veri ve bilgi çalışmalarını tamamlayarak maliyet-fayda analizleri yapmalı.”
AB baskısı olabilir
Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadele ve düşük karbon politikaları AB üyeliği perspektifinden ayrı tutulamayacağını vurgulayan Arzuhan Doğan Yalçındağ, sözlerine şöyle devam etti: “2020’de 1990 yılına göre yüzde 20 emisyon indirimi ve yüzde 20 enerji verimliliği hedefi koyan AB, Kopenhag’da küresel bir irade gösterilirse azaltım hedefini yüzde 30’a çıkaracağını beyan ediyor. Katılım sürecinde olan ve aday ülkelerin de bu doğrultuda hedef almaları bekleniyor. Bu durumda, çevre faslının müzakerelere açılmasıyla Türkiye emisyon azaltım yükümlülüğü alma konusunda AB’nin siyasi baskısını hissedebilir.”

AB’yle ilişki 2014’te tam üyeliğe ilerler

TÜSİAD, Avrupa Birliği’nde (AB) son dönemde gerçekleştirilen kurumsal değişiklikler ve yeni görev alanlarıyla ilgili (AB Konseyi Başkanlığı görevine getirilen Herman van Rompuy, Dışişleri ve Güvenlik Yüksek Temsilciliği’ne ise Catherine getirildi) bir açıklama yaptı. “Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin yeni dönemde daha güçleneceğine ve üyelik müzakerelerinin 2014 yılında tam üyelik hedefi doğrultusunda ilerleyeceğine inanıyoruz” denilen açıklamada şöyle denildi: “2007 yılında imzalanan Lizbon Anlaşması’yla, AB’nin 21. yüzyılın getirdiği dinamiklere ve zorluklara uyum sağlama ve bunlarla başa çıkma yeteneğinin artmış olacağına inanıyoruz. Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin yeni dönemde daha güçleneceğine ve üyelik müzakerelerinin AB’nin resmi belgelerinde öngörülen çerçevede, süreci başarıyla sonuçlandırma hedefini gözeten bir iradeyle, 2014 yılında tam üyelik hedefi doğrultusunda ilerleyeceğine olan inanıyoruz.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı