Gündem Haberleri

GÜNDEM

    TÜRKSTAR’DA POP KRİTERİ…

    Hürriyet Haber
    26 Nisan 2004 - 18:43Son Güncelleme : 26 Nisan 2004 - 18:43

    Sevgili Serdar, Türkstar Popüler müzik yarışması finalleri insanı ekran karşısında adeta çiviliyor. Çiviliyor ve de sinir küpü haline getirmekten de geri kalmıyor. Cuma akşamı adayların seçtikleri parçaları seslendirmelerinden sonra juri önünde adeta “siga”ya çekilmeleri, suçlanması, bazen aşağılanma derecesine varan sorgulama yöntemleri ister istemez pop kriterlerinin neler olduğunu akla getiriyor. (Sezai Bayar)

    Gerçekten popstar olmak ya da moda deyimi ile idol olmak için hangi kriterler hesaba katılıyor?

    Bu kriterlerin sık sık değişmesi, çoğalması, başka kriterlerin ortaya konması yarışmadaki acemiliğin göstergeleri değil de ne?

    4 kişilik jurinin aradığı kriterleri yanyana getirince sanki pop idol değil de yeni bir Madonna keşfedilecekmiş gibi durum ortaya çıkıyor.

    Buna göre, bir kere adayın sesi iyi olacak. İyi şakıyacak. Detone olmayacak. Şarkı sözünü heyacana bağlı olarak unutmayacak. Ruhunu ortaya koyacak. Tılsımı olacak. Pırıltısıni belli edecek. Pozitif enerji aktaracak. İyi dans edecek. Şarkıyı isabetli seçecek. Orkestranın gerisinde ya da ilerisinde kalmayacak. İyi giyinecek. Kadınsa yaşına göre kıyafet seçecek. Kibirli olmayacak. “İşte ben oldum” demeyecek. Daha önce çıkmış kaseti bulunmayacak. (Böyle bir kriter olmamasına rağmen bir aday adayının 4 haftadır bu konuda suçlanmasını unutmadık)

    Müziği kadar fiziği ön plana çıkacak.

    Yani ne şişman, ne de cılız olacak. Mesela bazı juri üyelerine göre Simge kesinlikle pop idol olamaz. Sesi çok iyi olsa da, şirinlik muskası taksa da, şarkıyı iyi icra etse de, ruhuyla okusa da, hatta buna ilaveten diliyle kuş tutsa, şapkadan tavşan çıkarsa yine boş.

    Nasıl bir mantıktır anlamak zor.

    Neymiş “Alamancı adaylara, Avrupa’daki Türkler’den çok oy veriliyormuş ve bazılarının hakları yeniyormuş.”

    Madem ki adı üstünde “halk oylaması” bunun sonuçlarına katlanılacak. Eğer bunda bir yanlışlık varsa, formatı değiştirin. Format gökten inmiş değil ki.

    Özetle juri üyelerinin aday adaylarına karşı tavırları çok hoş değil. Bazı şeylerin tartışılması için eğer “taktik” uygulanmıyorsa, seyredilebilirlik için böyle atraksiyonlar icat edilmiyorsa daha da kötü.

    Sonuçta juriye göre hiç şansı olmayan aday o hafta birincilik kürsüsüne çıkıyorsa, burda halk değil, jurinin iki kere düşünmesi gerekir.

    Juri üyeleri kriterleri yeniden gözden geçirdiği takdirde seyirciler de adaylar da idol seçiminde nelere dikkat edileceğini bilirler. Halk da öğrenir ve ona göre mesaj gönderir. Aksi halde, hiç haketmeyen adaylar eleğin üstünde kalır, Ahmet San’ın “kevgiri” de işe yaramaz hale gelir.

    Sevgiler,

    Sezai

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı