Türklerin acı çekme endeksi daha yüksek

Nilgün KARATAŞ
22.12.2001 - 01:54 | Son Güncelleme:

Mevcut koşullarda Türkiye'de sosyal patlama beklenemeyeceğini söyleyen sosyolog Nilüfer Narlı, ‘‘Türkiye'de de açlık sınırında olan insanlar var ama acı çekme endeksi çok yüksek’’ dedi.

Arjantin'de hükümetin kemer sıkma politikasına halkın gösterdiği tepki, Türkiye'de de sosyal patlama konusunu gündeme getirdi. Arjantin ve Türkiye'nin IMF reçetesi uygulayan iki kriz ülkesi olması, ‘‘Acaba Türkiye'de Arjantin'e benzer mi’’ sorusunu akıllara getirirken, konunun uzmanları şimdilik böyle bir tehlike olmadığı görüşünde. ‘‘Türkiye'de sosyal patlama olmaz’’ yorumlarına katılmayan bu uzmanların vurguladıkları nokta, mevcut koşullar altında böyle bir olasılığın olmadığı. Nilüfer Narlı, Türkiye'de sosyal patlama olmayışının nedenlerini şöyle sıraladı:

KUTSAL DEVLET

-
Türkiye'de ‘‘kutsal devlet’’ anlayışı var. Bir de Türk insanı kendini çok çabuk adapte ediyor. Türkiye'de de açlık sınırında olan insanlar var ama acı çekme endeksi çok yüksek.

SABIRVE UMUT

-
İnsanlarımız daha sabırlı, tevekkül sahibi. İnsanlarımız ‘‘Bir çare bulunur, yarın daha iyi olacaktır, her işte bir hayır vardır, atlarız’’ diyerek bakabiliyor olaylara ve sabırlı davranabiliyor.

AİLE DAYANIŞMASI

-
Ne kadar çalışıp çalışmadığını bilmemekle birlikte aile dayanışması önemli. Kentlerde hala kasaba ve köylerinden yiyecek gelenler var.

SOSYAL YARDIMLAŞMA

-
Türkiye'de informel sektörde belli bir likit dönüşü var. Mesela yanınızda çalışan insana yardım ediyorsunuz, çocuğunun okul sorununu çözüyorsunuz, bunlar da ekonomik krizin birey üstündeki etkisini azaltıyor. Ayrıca Türkiye'de fitre, zekat, harçlık gibi işleyen mekanizmalar var.

EYLEM VAR

-
Sosyal patlamayı tetikleyen siyasal sorunlar da var, ama bunları farklı zamanlarda, farklı yerlerde ortaya çıktığı için büyük çaplı bir hareket görmüyoruz. Türkiye'deki patlamalar büyük ölçekli olaylar şeklinde değil, küçük küçük, bir gün orda birgün burada sorunlar şeklinde kendini gösteriyor.

BEYAZ YAKALILAR ÖRGÜTSÜZ

-
Türkiye'de işini kaybeden beyaz yakalılarla, diğer işsizler bir platformda buluşmadılar. Özellikle beyaz yakalılar örgütsüz, sadece krizin geçmesini bekliyorlar, yapabilecekleri alternatif işler arıyorlar. Türk insanı çok esnek ve yeni hayatı ikame etme stratejileri geliştirebiliyor.

Neden Arjantin gibi patlama yaşanmıyor?

Türkiye'de ‘kutsal devlet’ anlayışı var, bu insanları frenliyor.

Açlık sınırında olan insanlar var, ama acı çekme endeksimiz yüksek.

Türk insanı daha sabırlı ve tevekkül sahibi.

Aile dayanışması var, hálá köylerden yiyecek desteği oluyor.

Türkiye'de fitre, zekat, harçlık gibi işleyen mekanizmalar var.

Krizde işsiz kalan beyaz yakalılar örgütsüz, eyleme geçemiyor.

Suç oranları artıyor, bireysel patlama var, ama hareket genişlemiyor.

Krize rağmen, Türkiye'de hálá para olduğu görülüyor.

Esneklik Türkiye'yi koruyor

Arjantin ve Türkiye'de yaşanan krizlerin toplumsal etkilerini iktisatçı gözüyle değerlendiren Prof.Dr. Taner Berksoy, şu noktarala dikkat çekti:

Arjantin ile Türkiye en azından gelişme çizgileri bakımından aynı değiller. Onlardaki uygulamalar ve bizdeki uygulamalar farklı.

Türkiye'deki siyasi yapı Arjantin'ndekinden biraz daha farklı. Arjantin'de kamuoyunun çok da desteklemediği bir başkan vardı, krizin derinleşmesi başkanın aleyhine kullanıldı ve anlaşıldığı kadarıyla istifaya da zorlandı. Arjantin'de geleneksel, popülist, kriz reçetelerine kendi siyasi yapısı gereği karşı çıkan bir Peronist gelenek var. Sosyal patlamanın tetiğini çeken de bu gelenekten gelen siyasetçiler. Biz de kıştırtıcı bir siyasi yapı da yok.

Herşeyin bir sınırı var

DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, kriz sonrasında yaşananların Türkiye'yi ‘‘çıldırmaya az kaldı’’ noktasına getirdiğini söyleyerek, hükümeti uyardı. Türk topmlumunun dayanışmacı olmakla birlikte, işsizlik ve yoksulluk artışının bunu zorladığını dile getiren Çelebi, ‘‘Evet denildiği gibi toplum sağduyulu davranmıştır, ama bunun da bir sınırı var.’’ diye konuştu. ‘‘Bugüne kadar sırf eleştirel bir tavır takınmadık, toplu sözleşmelerin hepsi yeniden revize edildi. Vergilerden, zamlardan sonra toplumsal tepki verilmeyişi hükümete cesaret vermesin. Hükümetin görevi bu süreci beklemek değildir’’ diyen Çelebi, olası bir sosyal patlamanın Türkiye'deki sonuçlarının çok daha ağır olacağını kaydetti.

Baykal: Türkiye Arjantin olmaz

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ‘‘Türkiye, Arjantin gibi olmaz ama perişan hale düşen bu halkın sabrını da zorlamasınlar’’ dedi.Türkiye ile Arjantin'in hep birlikte anıldığını ama ekonomik krize girmiş ülkeler olarak aralarında ciddi farklılıklar olduğunu ifade eden Baykal, şöyle konuştu: ‘‘Toplumsal yapı farklılığı var. Bizim ülkemizde bir sosyal dayanışma geleneği ile zorlukları aşma alışkanlığı var. Hak duygusu var. Kendisinin olmayana elini uzatmama duygusu var. İnsanlar açlıktan ölürken dahi bir şey isterken çekiniyor. Türkiye'nin tepki geleneğinde yağma yok, çapulculuk yok, başkaldırı var ’’ Türkiye'nin daha sıkı bir ekonomik politika izleyerek ekonomik kriterleri tutturduğunu, daha umutlu ve olumlu göstergelerin oluştuğunu kaydeden Baykal, ‘‘Türkiye'de dalgalı kur rejimi var. Böyle ani krizler olmaz. Bütün bu nedenlerle Türkiye Arjantin gibi olmaz, olmamalı’’ dedi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı