Gündem Haberleri

    ‘Türkler her şeyi kabul eder’ bitti

    Hürriyet Haber
    06.10.2005 - 02:00 | Son Güncelleme:

    TBMM’de AB ile müzakere pazarlığını anlatan Dışişleri Bakanı Gül, ‘Şartlarımızdan vazgeçmeyince, ‘Türkler sonunda her şeyi kabul eder’ diye düşünen AB şaşırdı’ dedi. Gül, ‘tarihi’ dediği sürecin siyasi sorumluluğunu da üstlendi.

    DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül, AB ile yürütülen müzakere pazarlığını TBMM Genel Kurulu’nda anlattı. CHP’ye ‘Bu çok daha iyi şekilde çıksaydı bile yine tenkit edecektiniz’ diye seslenen Gül, siyasi sorumluluğun kendilerine ait olduğunu vurguladı. Gül, konuşmasında özetle şunları söyledi:

    BELGE AB’Yİ BAĞLAR

    AB’nin müzakere çerçeve belgesi AB’yi bağlayan bir pozisyondur. Ama bizi de çok yakından ilgilendirir. Altına imza atmayacak bile olsak başlangıçta bizim için çok önemlidir. Çeşitli şekillerde tenkit edilebilir ama ortaya çıkan olay büyük bir dönüm noktası, tarihi bir olaydır. Dünya çapında etkisi vardır. Avrupa, Türkiye ile beraber olabileceğini hazmetmeye başlamıştır. Aslında Türkiye bin yıldır Avrupa’nın, son yarım asırdır da AB içindedir.

    NET ŞEKİLDE SÖYLEDİK

    Müzakereler sokak ortasında yapılmadı. Ama bir şeye başından kesin karar verdik. Olmazsa olmaz şartlarımızı AB pozisyonunda görmeden Ankara’dan ayrılmayacağımızı çok net şekilde söyledik. Türkiye’nin önceki uygulamaları inandırıcılığımızı kırmıştı. ‘Türkler hep böyledir, sonunda her şeyi kabul ederler’ mantığı yerleşmişti. Bu ilk şaşırma oldu karşı tarafta.

    BİZ DE VAZGEÇEBİLİRİZ

    Türkiye gibi 73 milyonluk ülkeyi sindirmek kolay değil. Türkiye ileride bu büyüme hızı, genç nüfusu, müteşebbis gücüyle ‘Ben sana girmek istemiyorum’ diye düşünebilir. Ona o gün karar verilir. Her an müzakereyi kopartacağımız diğer paragraf, uluslararası kuruluşlara AB üyesi ülke müracaat ettiğinde buna engel çıkarmama sözüydü. Rum Kesimi’nin NATO’ya müracaat etmesi halinde ‘Siz söz vermiştiniz, niye veto ediyorsunuz’ diye sorabilirlerdi.

    KIBRIS’TA DURUM AYNI

    Buna çok önem verdik. Bunu Avrupalıların algılaması biraz zordu. ‘Ben bazı konularda sözümü yerine getirmiyorum, sen de getirmezsin geçer. Niye koparma noktasına getiriyorsunuz’ diye algılayamadılar ama bizim için önemliydi. Geçmişteki bazı hükümetlerin durumuna düşmemek için. 1999’da Türkiye’nin adaylığı ilan edilirken Kıbrıs meselesi çözülmemişti. Dönem Başkanı Finlandiya Başbakanı Lipponen bunu çözmek için şahsi mektup yazarak ‘Kıbrıs meselesi AB işlerinin dışında olacaktır’ demişti. Geldiğimiz nokta AB en üst karar organının verdiği karardır.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı