Dünya Haberleri

    Türkiye'ye Haider tehlikesi

    Hürriyet Haber
    03.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Irkçı lider Jörg Haider'in Avusturya hükümetine girmesi, öncelikle Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecini olumsuz etkileyecek. AB'nin karar mekanizmaları içinde yer alacak olan Avusturya'nın ‘veto’ hakkını daha çok AB'nin genişlemesine yönelik kullanması bekleniyor. AB içinde ‘Haider’li Avusturya'ya tepki giderek büyüyor.

    AVUSTURYA'da ırkçı lider Jörg Haider başkanlığındaki Özgürlükçü Parti'nin (FPÖ) hükümete girmesine yönelik gelişmeler Avrupa Birliği'ni ayağa kaldırdı ve AB içinde bugüne kadar eşi görülmemiş bir kriz yarattı. Haider'in Avusturya'da hükümet içinde yer alması ve AB kararlarında söz sahibi olması halinde AB'nin genişlemesinin riske girmesi olasılığı doğdu.

    AB çevreleri, bu durumdan en çok etkilenecek olan ülkenin Türkiye olacağı ve Türkiye'nin üyelik sürecinin tehlikeye gireceği üzerinde görüş birliği içerisindeler. Avrupa çevrelerinde ayrıca, ‘Haider’li Avrupa'nın aynı zamanda AB ülkeleri içinde yaşayan 3.5 milyon Türk'ün de yaşamını doğrudan etkileme olasılığı konuşuluyor.

    Haider'in söz sahibi olduğu Avusturya'nın AB içinde ‘veto hakkı’nı daha çok AB'nin genişlemesi konusunda kullanma tehlikesi bulunuyor. Haider'in aday ülkeler arasında doğu ve orta Avrupa ülkelerine nazaran Türkiye'ye karşı ‘ön yargılı’ görüşleri biliniyor. Bu durumun da AB'nin öncelikli hedefleri arasında yer alan AB'nin sınırlarının Kafkaslar ve Orta Doğu'ya kadar genişletilmesini tehlikeye sokabileceği belirtiliyor. Bir AB yetkilisi, ‘Helsinki zirvesinde Avusturya’yı Schüssel-Haider hükümeti temsil etseydi, Türkiye'nin AB adaylığı Avusturya tarafından 'veto' edilirdi' dedi.

    AB'DE KRİZ YARATTI

    AB'nin Avusturya dışındaki 14 üye ülkesinin yaptığı ortak açıklamada AB üyesi ülkelerdeki Avusturya büyükelçilikleriyle sadece ‘teknik düzeyde’ ilişkilere girileceği belirtildi. AB Dönem Başkanı Portekiz, Viyana ile siyasi diyaloğun kesilebileceğinin altını çizdi.

    Avrupa Birliği'nin Hükümeti konumunda olan AB Komisyonu ise daha ‘ihtiyatlı’ bir açıklama yaparak, Avusturya'da kurulacak hükümetin programına ve icraatlarına bakılacağı mesajını verdi. Ancak AB Komisyonu, Amsterdam anlaşmasının 6 ve 7'inci maddelerini hatırlatarak, Avusturya'nın AB'nin temel kuralları olan insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü çizgisinin dışına çıkması halinde AB içindeki karar mekanizmasının dışına çıkarılabileceğini ve oy hakkının elinden alınabileceğini bildirdi.

    Waldheim döneminde de tecrit edilmişti

    1986 yılında Avusturya'da yapılan seçimlerde İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Ordusu'nda görev almış olan Kurt Waldheim'in devlet başkanı seçilmesinin ardından da Viyana Yönetimi'ne tecrit politikası uygulandı.

    Kurt Waldheim, 1942-45 yılları arasında Balkanlar'ı işgal eden Alman ordusunda görev almıştı. BM Genel Sekreterliği de yapmış olan Waldheim'in 1986 yılında devlet başkanı seçilmesi Avusturya'nın Avrupa, ABD ve İsrail ile arasını açtı. 1988 yılında uluslararası bir komisyon, Alman ordusunda görev aldığı dönemde Yunanistan ve Yugoslavya'da gerçekleştirilen katliamların farkında olması gerektiğine karar verdi. Ancak Kurt Waldheim inat etti, görev süresi doluncaya kadar görevde kaldı. 1991 yılındaki seçimlerde ise bir daha aday olmadı.

    İsrail Viyana büyükelçisini çekiyor

    İSRAİL, Avusturya Devlet Başkanı Thomas Klestil'in ırkçı Özgürlükçü Parti'nin ortak olduğu koalisyonu onaylaması halinde Viyana Büyükelçisi'ni geri çekeceğini açıkladı.

    Kurt Waldheim'in devlet başkanlığı döneminde, yani 1986-1992 yılları arasında da İsrail, Viyana Büyükelçisi'ni geri çekip, ilişkilerini dondurmuştu. İsrail Başbakanı Ehud Barak, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, uluslararası toplumdan bu ‘üzücü gelişmeyi’ onaylamamalarını istedi. Barak, Avusturya'ya gereken cevabın verilmesi için Avrupa liderleriyle temas halinde olacağını da kaydetti.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı