"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Türkiye'nin yaşam renkleri

Doğan HIZLAN

Şakir Eczacıbaşı'nın Abidin Dino'nun anısına adadığı Türkiye Renkleri fotoğraf albümü, insanımızın, Anadolu ve büyük şehir görüntülerinin kesiştiği bileşkede yapılmış ustaca saptamaları yansıtıyor.

Mekânlarla bütünleşen insanlar, fotoğrafın bir kaç sanatın özelliğini bir araya getirebileceğini kanıtlıyor bize.

İstanbul'dan Anadolu'ya kadar uzayan Şakir Eczacıbaşı'nın objektifi, fotoğrafı bir metin gibi okumanın gereğini bir kez daha hatırlatıyor. Albüm, doğduğumdan beri yaşadığım kenti, başka incelikleriyle, başka güzellikleriyle, hüzünleriyle bana yeniden tanıtıyor.

Şakir Eczacıbaşı'nın artık öyle insanlar yetişmez, o bir Rönesans adamıydı dediği Abidin Dino, albüme yazdığı İmgeler Salgını'nda fırça kadar kalemi kullanmaktaki ustalığına da bizi hayran bırakıyor.

Dino, Türkiye Renkleri adının çağrışımını yorumluyor:

‘‘Mesele: Rengin Türk cinsi olur mu?

Elcevap: Olur. Hem de âlâsı!

Özbekler Şeyhi Ethem Efendi'nin elvan renkli ebrularına bakın; İznik çinilerinin mavilerine, yeşillerine, domates kırmızılarına, Malatya keçelerinin kahve renklerine, Köprülü yalısının aşı boyasına, Eyüp Sultan türbe yeşiline, Yahyalı kiliminin sarısına bakın.’’

Dino'nun bir saptaması benim bakış açımla uyuma varıyor:

‘‘...fakat Şakir Eczacıbaşı'nın asıl sevdiği görüntüler, kendi halinde, belki de yağmurlu, yapmacıksız, gösterişsiz bir İstanbul...’’

***

ŞAKİR Eczacıbaşı'nın pencerelerini, kapılarını özellikle çok sevdim, ardındaki hayat konusunda bana çağrışım yapma özgürlüğü verdikleri için.

Kapalı kapıların, perdeli pencerelerin ardında yaşanan mutlulukların, dramların örtülü etkisini yaşadım o fotoğraflarda.

Albümün beni en çok etkileyen fotoğrafı, Doğubayazıt'taki (Ağrı) Selim Camisi. Dağ eteğinde, kıraç topraklardaki bir cami, Yunus Emre'den bu yana bütün ermişlerin simgesi gibi gözüktü bana. Dinin yarattığı ruh dünyasının bütün serüvenini, içe dönüklüğünü o fotoğrafta yaşadım.

Kapısı açık ev fotoğrafları Nâzım Hikmet'i hatırlattı, birdenbire içeri girip hane halkının hatırını sormak istedim.

O kadınların yüzleri, teslimiyet ile isyan öncesinin karışık ruh halini tesbit etmişti.

Yüzlerin belirsizliğini gösteren fotoğraflarına bakarken bir Ahmet Haşim şiiri okudum.

***

TÜRKİYE Renkleri, bildiğimizi sandığımız Türkiye'nin renkliliğini, insanını, çeşitliliğimizi bütün güzelliğiyle, hüznüyle bize getiriyor.













X