Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü

Zeki Müren sevenleriyle dertleşiyor... Zeki Alasya ile Metin Akpınar tatlı tatlı atışıyor... Sait Faik Abasıyanık içini döküyor... Uğur Dündar suçluların peşinde koşuyor... Adile Naşit ‘kuzucuklarına’ masallar anlatıyor... Ve biz derin bir nefes alıyoruz... TRT’nin 200 bin saatlik arşivi geçen hafta internete yüklenmeye başladığından beri gündemimiz o tatlı, eski, nostaljik Türkiye. Şu an yayındaki çok eksik ve biraz keyfi bir arşiv de olsa o eski günler yine de ilaç gibi geldi.

Hürriyet Haber
09 Nisan 2017 - 10:30:27

KUZUCUKLARIN 'ESKİ' TÜRKİYESİ (Yenal Bilgici)

TRT arşivi şimdi bu anılarımızı getirip ortalık yere bıraktı. Bir anlamda ‘Eski Türkiye’yi ziyarete açtı. 1990’lardan sonrasının çok kanallı günlerine doğanların sadece ‘nostalji’ olarak bildiği bir Türkiye bu.

1980'lerin ilk yılları... Türkiye’nin dört yanında mini mini çocuklar televizyonun önüne dizilmiş, büyülenmiş gibi ekrana bakıyor. Adile Naşit ya da çocukların bildiği adıyla ‘Masalcı Teyze’ doğrudan onlara sesleniyor. “Kaya seni tebrik ediyorum, okulda çok başarılı olmuşsun bugün.” “Canan, ne güzel resimler yapmışsın sen.” “Ödevlerinizi yaptıktan sonra etrafı dağınık bırakmayın, tamam mı benim kuzucuklarım.” “Tamam” diyor çocuklar... İçlerinden falan değil, doğrudan ekrana bakarak. Sonra bir çizgi film izliyor; üzerlerine sinmiş o güzellik duygusuyla yatmaya gidiyorlardı. ‘Kuzucuklar’ çünkü o zamanlar ‘Uykudan Önce’de ‘Masalcı Teyze’lerini seyretmeden uyumazlardı.

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
Adile Naşit / 'Masalcı Teyze'

Bugün ben yaşlarda kime anlatsam, bu programı ve Adile Naşit’i, bir huzur duygusuyla, minnetle hatırlar. İçimize bir ferahlık dolar. Birbirimizi hiç tanımasak bile bir kardeşlik ilişkisi kurarız. Bir bütünün parçası olduğumuzu hissederiz. Hafızamız ortaktır çünkü.

Yitip giden değerler...

TRT arşivi şimdi bu anılarımızı getirip ortalık yere bıraktı. Bir anlamda ‘Eski Türkiye’yi ziyarete açtı. 1990’lardan sonrasının çok kanallı günlerine doğanların sadece ‘nostalji’ olarak bildiği bir Türkiye bu. Seyredince hemen görüyorsunuz; insanlar daha kibar ve naif bir kere. Uç örnek, Uğur Dündar’ın yakalanan uyuşturucu kuryesiyle yaptığı röportaj; o kurye sanırsınız sevkıyattan değil, yitip giden değerlerimizden bahsediyor! Öyle bir ses tonu...

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
1991 seçimleri... Mesut Yılmaz, Necmettin Erbakan, Doğu Perinçek, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Erdal İnönü... Seçim öncesi açık oturumda tüm siyasi liderler bir masanın etrafında; nezaketle tartışıyorlar... 

Siyasi liderlerin açıkoturumlarda tatlı sert atıştığı, daha şeffaf bir Türkiye’deyiz. Ya da Zeki Alasya-Metin Akpınar’ın ve Levent Kırca’nın skeçlerinde serbestçe yansıltıldığı gibi yolsuzluğun ve yasakların da Türkiye’sinde... “Siz yapmıyorsunuz biliyoruz ama inanır mısınız devletin malını yiyenler var” notunun da ilave edildiği skeçler bunlar... TRT’nin arşivinde gezerken Cemal Süreya’nın, Sait Faik’in edebiyat programlarında ferah ferah boy gösterdiği entelektüel bir Türkiye’deyiz. Bir yandan da Öztürk Serengil’in ‘Yetenek Siz misiniz’ isimli yarışmasında da gördüğümüz gibi hem ünlülerin hem sıradan insanların daha ölçülü göründüğü bir Türkiye’de... Yumuşacık, çocuksu bir Türkiye bu...

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
‘Sunucu’ Doğan Hızlan soruyor; Cemal Süreya halen tam olarak neye yeteneği olduğunu bilmediğini anlatıyor! (1986)

Ama unutmamalı, bu eksik bir arşiv; o Türkiye de eksik bir Türkiye. TRT yasaklarına takılan arabeskin, farklı cinsel yönelimlerin bulunmadığı; Kürt meselesinin zaten kendine hiç yer edinemediği bir ekranın arşivi. Bu yüzden tamamı yayımlansa bile hep yarım kalacak bir Türkiye bu... Ahmet Kaya’sız, Bülent Ersoy’suz, Müslüm Gürses’siz bir Türkiye... Devletin ideolojik bir aygıtı olarak TRT’nin ancak kendi ölçülerine uyanları yayına çıkardığı, halkı da çocuk gibi ekranın karşısına bağlayıp, ‘İstiklal Marşı-kapanış’ derken uykuya yatırdığı bir Türkiye...

Güzel olanı akla getirelim yine de... Adile Teyzemizin bize kattığı o tatlılık, o şefkat duygusuyla kalalım. Şimdi ‘nostalji’ gibi de gelse, birbirimize bir şekilde bağlı olduğumuz bir toplum olduğumuzu hatırlayalım...  

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
Erol Evgin Show’da gencecik bir Cem Yılmaz... O zaman da komikmiş. Üstüne mahcup da. Az bulunur bir karışım. (1995)

İKİ DÖNEM, İKİ TELEVİZYON (Elçin Yahşi)

Şimdi sadece ‘yılbaşı özel’ programlarında gördüğümüze benzeyen, ‘Eğlence programı’ diye bir kavram vardı eskiden. Bir tür evde gazino eğlencesi diyelim kısaca. Şarkılar, türküler, ‘skeç’ler... 

Zeki Müren de bizi görüyordu

‘Bir Cumartesi Gecesi’ programı. Yıl 1989. Sunucu Ayşe Egesoy tane tane konuşarak, sayın Zeki Müren’in biz sayın seyirciler için hazırlatmış olduğu özel kostümlerden bahsediyor. Zeki Müren, sadece özel kıyafetleri ve şarkılarıyla değil, skeçleriyle de programda. Peki bu skeçlerde ona eşlik eden ‘sidekick’i kim? Gencecik bir Demet Akbağ’ın canlandırdığı Canfeda... Feriştah’ın akrabası büyük ihtimalle. Zeki Müren bir bilmece soruyor Canfeda’ya: “Şimdi canım, pijama giymiş bir merkebe ne denir?” Canfeda “Zebra” diyor tabii, ama maalesef doğru değil. Cevabı Müren’den öğreniyoruz: “Pijama giymiş merkebe ‘Hayırlı geceler, iyi uykular’ denir.” Kahkahalar, kahkahalar...

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
Zeki Müren

Şimdi sadece ‘yılbaşı özel’ programlarında gördüğümüze benzeyen, ‘Eğlence programı’ diye bir kavram vardı eskiden. Bir tür evde gazino eğlencesi diyelim kısaca. Şarkılar, türküler, ‘skeç’ler... Şimdi de talk show’lar, sohbet programları var yıldızların katıldığı, şarkılı türkülü ama o hafta vizyona giren filmin, yeni başlayacak olan dizinin promosyon çalışmaları kapsamında, kim çıkarsa bahtımıza.

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
Barış Manço, hayranlarından gelen mek-tupları nasıl tek tek okuduğunu, yanıtları bizzat postaneye götürüp okurlarına nasıl tek tek postaladığını anlatıyor. (1986)

‘Kavanozdaki Adam’ günleri

Diziler halihazırda en zayıf bölümü arşivin. ‘Yeditepe İstanbul’, ‘Şaşıfelek Çıkmazı’, ‘Perihan Abla’, ‘Geçmiş Bahar Mimozaları’, ‘Gecenin Öteki Yüzü’, ‘Metin Erksan’dan ‘Beş Hikâye’, ‘Sekiz Sütuna Manşet’ gibi olsa da izlesek dediğimiz diziler yok daha, bekliyoruz ama. Henüz 11 dizi var. Altı bölümlük ‘Aşk-ı Memnu’ var ama. Beş bölümlük ‘Hanımın Çiftliği’, yedişer bölümlük ‘Çalıkuşu’ ve ‘Yaprak Dökümü’, ilk Türk bilimkurgu dizisi olarak nitelendirilen ‘Kavanozdaki Adam’ da. Türk dizilerini ‘holding’le tanıştıran, karakterlere göre farklı fon müziği kullanan, tema müziği olarak Jean Michel Jarre’ın bir parçasını seçen, senaryosunu Attilâ İlhan’ın yazdığı ‘Kartallar Yüksek Uçar’ın ekranda açtığı yol bugün hâlâ işlek durumda. Zengin ve yoksul çatışmasını, birbiriyle kıyasıya mücadele eden aile üyelerini bugün de izliyoruz. 40’ar dakikalık altı bölümden oluşan ‘Aşk-ı Memnu’ nasıl unutulmazsa, 90’ar dakikalık 79 bölümden oluşan yeni versiyonu da öyle. Fakat bu sadece bir istisna. Toplam iki saatlik dizilerden, tek bir bölümü iki saat olan dizilere geçmiş durumdayız, halimiz harap.

 Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
TRT Yayıncılık Tarihi Müzesi arşivinden

BİR ZAMANLAR ANADOLU'DA... (Uğur Vardan)

“Bu kadar abartmayın, sonuçta eğlencelik” diye tanımlamasına hep karşı çıktık; çünkü biz onu aynı zamanda eğitim-öğretim aracı olarak gördük, algıladık, sosyolojik değerler atfettik.

Bugünden bakıldığında ‘Star Wars’ serisinin o ünlü “Çok çok uzun zaman önce uzak bir galakside” repliğindeki gibi geliyor her şey... O hayatımıza girdi ve geceler bambaşka bir anlam kazandı. Hadi biz çocuktuk, hakkımızdı diyelim ama bütün bir ülke çocuklaştı; saat 19.00 itibariyle yayına geçen o sihirli kutu herkesi esir alır olmuştu. Öylesine açtık ki her şeye; haberler, çizgi film, Türk sineması, yabancı film, klasik müzik konseri, diziler, çocuk programları, belgeseller, açıkoturumlar, ‘dış kaynaklı müzik’, hava durumu, güne bakış, kapanış; hiç ama hiçbir şey kaçırılmadan, adeta nefes alınmadan izleniyordu. Önce regülatörün, sonra da o koca, hantal tasarımlı televizyon aygıtının düğmesine basılır ve sinyalin gelmesi heyecanla beklenirdi.

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
Bugünlerde, özellikle tribünler aracılığıyla yeniden popüler olan ‘İzmir Marşı’nı, TRT İstanbul Çocuk Korosu’ndan dinliyoruz. (1982)

İstiklal Marşı eşliğinde başlayan ve yine aynı ritüelle biten her gecede, hayatın akışı elini etraftan çeker, etraf ıssızlaşır, sokaklar kendi yalnızlığına terk edilir, herkes ekran başında yeni oyuncağıyla meşgul olurdu.

‘Ertem Eğilmez sineması’ gibi

Böyle bir ortamda geldi televizyon Türkiye’ye. O yüzden de bazılarının “Bu kadar abartmayın, sonuçta eğlencelik” diye tanımlamasına hep karşı çıktık; çünkü biz onu aynı zamanda eğitim-öğretim aracı olarak gördük, algıladık, sosyolojik değerler atfettik. Peki her şey onun sayesinde süt liman mıydı? Kuşkusuz değildi; anarşi onca canı alıp gidiyordu; ülkeye yasaklar, antidemokratik uygulamalar hâkimdi, başta arabesk olmak üzere birçok şey tu kakaydı. Ama tıpkı şimdiki zamandan ‘Ertem Eğilmez sineması’na bakmak gibi bir şey bu; masumiyetin, çocukluğumuzun, sevgi dolu, dayanışma ruhunun hâkim olduğu günlerin, gecelerin ifadesi... Ya da biz öyle sanıyoruz ve sanmaktan memnunuz.

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
Haldun Dormen, Defne Halman ve Kemal Uzun’la beraber sunduğu ‘Kamera Arkası’nda röportajlar da yapıyor. (1990)

Düşünsenize; sanki hayatlarımıza ‘resmi’ açıdan dillendirilmemiş bir sosyalizm hükmediyordu; mahallenin zengini televizyon sahibiydi ve herkes bu nimetten yararlanırdı. Çocuklar, kadınlar, herkes televizyona olan evlere ‘hücum’ eder, ev sahibi sesini hiç çıkarmadan, üstüne üstlük çaydı, kestaneydi, her türlü ikramını sunarak üzerine düşen görevi tamamlardı.

TRT Arşiv, işte o güzelim günlere bizi tekrar götüren, uzak gibi görünen bir galaksiyle tekrar buluşturan bir hamle olmuş. Bu türden güzel hamlelerin devamı dileğiyle diyelim... 

Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
Aziz Nesin, Sivas’ta Madımak Oteli’nin yakılmasından sonra basın toplantısı yapıyor. (1993)


Türkiye’nin tatlı ve güzel ‘aile’ albümü
Ferhan Şensoy’lu Tuncay Özinel’li  ‘Sizin Dershane’ bugün için sürreel bir skeç. Ders sırasında (ve ekranda) püfür püfür sigara içiliyor! (1979) 

Yayınlanma Tarihi : 08 Nisan 2017 - 12:36:00
Etiketler: TRT , TRT Arşivi , 1980'ler , 1990'lar


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Koç Burcu
      21 Mart - 20 Nisan

      Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

      Boğa Burcu
      21 Nisan - 20 Mayıs

      Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

      İkizler Burcu
      21 Mayıs - 20 Haziran

      Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

      Yengeç Burcu
      21 Haziran - 22 Temmuz

      Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

      Aslan Burcu
      23 Temmuz - 23 Ağustos

      Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

      Başak Burcu
      24 Ağustos - 23 Eylül

      Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

      Terazi Burcu
      24 Eylül - 23 Ekim

      Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

      Akrep Burcu
      24 Ekim - 22 Kasım

      Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

      Yay Burcu
      23 Kasım - 21 Aralık

      Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

      Oğlak Burcu
      22 Aralık - 20 Ocak

      Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

      Kova Burcu
      21 Ocak - 18 Şubat

      Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

      Balık Burcu
      19 Şubat - 20 Mart

      Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün