Gündem Haberleri

    Türkiye'nin Tahran'la tehlikeli flörtü

    Los Angeles Times
    04.11.2009 - 14:40 | Son Güncelleme:

    The Los Angeles Times gazetesinin bugünkü başyazısında İran’la ticaret ilişkilerini geliştirmek isteyen Türkiye’nin Batı’nın Tahran’ın nükleer silah geliştirmesine engel olma çabalarına zarar verdiği ifade edildi.

    Makalede “ABD Kongresi’nin İran’a petrol satan yabancı şirketleri cezalandırma kararı almasına ve Birleşmiş Milletler’in (BM) bu ülkeye yaptırım uygulamayı göz önünde bulundurmasına rağmen Tahran’ın yetkilileri bu hafta içinde Ortadoğu’da kilit gücü olan bir ülkeyle ticaret anlaşmaları yapıyordu” yorumuna yer verildi.

     

    Yazıda Tahran’la masaya oturan ve Batı’nın çabalarını boşa çıkaran bu ülkenin beklenenin aksine Suriye ya da Suudi Arabistan değil NATO’nun tek Müslüman üyesi, ABD’nin müttefiki ve Avrupa Birliği (AB) adayı Türkiye olduğu ifade edildi.

     

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Çarşamba günü Tahran’da yaptığı açıklamada iki ükle arasındaki ticareti 2011 yılına kadar şu anki 7 milyar dolar düzeyinden 20 milyar dolara taşımak istediğini söylemişti. Ayrıca Türkiye ve İran’ın enerji santralleri, bankalar ve doğal gaz alanlarında işbirliğine gidecekleri açıklanmıştı.

     

    TÜRKİYE YAPTIRIMLARA ENGEL OLUYOR

    Bu gelişmeler BM’nin İran’a yaptırım uygulama planlarına sekte vuruyor. Hafta içinde yapılan anlaşmalar demokratik yapısıyla Müslüman dünyasına örnek gösterilen ve Avrupa ile Arap dünyası arasında bir köprü görevi gören Türkiye’nin doğudaki İslami rejimleri kucaklamak için batı’ya sırtını döndüğü endişelerini güçlendiriyor.

     

    Makalede bu korkuların bir kısmının abartılmış olduğunun altı çiziliyor. Kamuoyundaki kaygıların önemli bir kısmı Türkiye’nin İsrail’le sıcak ilişkilerinin 2008 yılındaki Gazze operasyonu sonrası buz keser hale gelmesinden kaynaklanıyor.

     

    Başyazıda bunun sadece Ortadoğu siyaseti olduğu, Erdoğan’ın Gazze konusunda hissedilen geniş çaplı öfkeyi yansıttığı ve İsrail’i azarlayarak ülke içindeki konumunu güçlendirmeye çalıştığı ifade edildi ve şu yorum yapıldı: “Türkiye’nin İsrail’le bağlarını kopararak ABD ve Avrupa ile ilişkilerini tehlikeye atması düşünülemez.”

     

    İSRAİL DEĞİL İRAN

    Ancak Ankara’nın Tahran’la gün geçtikçe artan yakınlığı tedirginlik yaratıyor. Bu konuda suçun bir kısmı Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy gibi Avrupalı liderlerin üzerinde zira Türkiye’nin AB’ye üyeliğine yönelik muhalefet Türk halkında Batı karşıtı görüşlerin yayılmasına neden oldu.

     

    Sürecin bir diğer etkeni de Türkiye'nin son günlerde kazandığı kendine güven. Türkiye’nin ekonomik gücü ve jeopolitik önemi ülkeyi uzun zamandır gözünü diktiği dünya diplomatik sahnesindeki önemli rolüne taşıdı. Ankara’nın İran’la flörtü de küresel güçlerden bağımsızlığının bir işareti olarak görülüyor.

     

    Makalede bu kendine güvenin özellikle 7 Aralık’ta Erdoğan ve Obama arasında yapılacak görüşmede ortaya çıkacağı ifade edildi. Görüşmede Erdoğan’ın iddialı bir tavır takınması bekleniyor.

     

    Ancak Obama’nın da Erdoğan’a vereceği dersler var: Elinde nükleer silah bulunan bir İran Türkiye’nin çıkarına olmayacaktır. Erdoğan’ın sıkça iddia ettiği gibi Tahran’ın sadece enerji üretme niyetinde olduğu iddiaları da ya gülünç derecede saflık, ya da tehlikeli oranda alaycılıktır.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı