“Türkiye'nin önünde kara kış yok..."

A.A
06.08.2012 - 13:46 | Son Güncelleme:

Allianz Grup Başekonomisti Michael Heise, piyasalarda Avrupa borç krizinin merkez ülkelere yayılarak ileride gelişmekte olan ülkeleri de etkileyebileceği tartışmaları sürerken, “Türkiye için önümüzde kara bir kış görmüyorum. Aksine son derece pozitif gelişmeler var” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Heise, “Türkiye'nin dikkatli davranması ve yumuşak inişe odaklanması gerekir. Bazen hızlı büyümenin hızlı bir şekilde borçları ödeyebilmek gücünü artırdığı yönünde bir iyimserlik hakim olabiliyor. Dünyada ani değişimler olabilir. Türkiye'nin temkinli politikasını sürdürürken, borçlarını da azaltması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin son aylardaki ekonomik göstergelerinin umut verdiğini söyleyen Heise, “Türkiye önümüzde kara bir kış görmüyorum. Aksine son derece pozitif gelişmeler var. Ekonomi inanılmaz bir dinamizm içerisinde, kendi kendisini besleyebiliyor” yorumunda bulundu.

Piyasalarda Yunanistan, İspanya ve İtalya'nın ardından gündeme gelen Almanya'nın Avro'dan çıkması senaryosuna da değinen Heise, “Almanya'nın Avro Bölgesi'nden çıkması Avro'nun sonu olur. Almanya'nın Avro'dan çıkmasının faturası sadece Almanya için değil, diğer ülkeler için de ağır olur” dedi.

Almanya'nın Avro'dan çıkması...

Heise,”Almanya'nın Avro'dan çıkması durumunda, Avro Bölgesi'nde birçok ülkeden, özellikle çevre ülkelerden (periphery) şiddetli ve çok büyük miktarda sermaye çıkışları görürüz. Merkez ülkelerde yer alan bankalar da böyle bir krizden etkilenir” şeklinde konuştu.

Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesinin pek mümkün görünmediğini düşünen Heise, “Almanya'nın Avro'dan çıkma ihtimali son derece marjinal ve düşük bir olasılık. Ben Almanya'nın Avro'yu bırakarak, ayrıldığı bir senaryoyu düşünmek istemiyorum. Çünkü böyle bir ayrılığın gerçekleşmesi durumunda her şeyin olağan istikametinde devam etmesi beklenemez” yorumunu yaparak, şunları kaydetti:

“Hali hazırda Almanya, Avrupa'da istikrarın tek garantör ülkesi konumunda. Almanya'nın Avro Bölgesi'nden çıkması durumunda ülkelerin borçluluk oranları artarken, şu anda yüzde 6-7,5 arasında değişen borçlanma maliyetlerin bu oranı çok daha üzerine çıkar. Bu durum İspanya için de geçerli. İspanya'nın Avro Bölgesi'nden çıkmaya karar vermesi durumunda, piyasa anında İspanyol tahvillerini yeniden fiyatlandıracak, borçlanma maliyetlerini yukarıya çekecektir. Bu durumda İspanya, mevcut borçlanma maliyetinden çok daha yüksek bir maliyetle karşı karşıya kalacaktır.”

“Almanya'nın borç vermesi mümkün değil”

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Avrupa kurtarma fonlarına katkılarından dolayı halk desteğini kaybedip kaybetmediğine ilişkin görüşlerini de aktaran Heise, “Gelecek sene Almanya'da yapılacak seçimlerin oyunun doğasını değiştireceğini düşünmüyorum. Şansölye Merkel bir kez daha yönetimde mi kalır, ya da Sosyal Demokrat Parti mi seçimlerden güçlenerek çıkar bilemiyorum. Fakat Almanya'nın hiçbir siyasi partisi, ülkenin Avro Bölgesi'nden çıkması için oy kullanmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Michael Heise, yine de Alman halkının tepkili olduğunu ifade ederek, “Vergisini ödeyen Alman vatandaşları arasında, başka ülkelerin borçlarına destek vermek konusunda artan bir isteksizlik söz konusu. Şu ana kadar Alman vatandaşlarının büyük çaplı mali bir kaybı olmadı. Fakat Almanya ve diğer ülkeler için finansal bir kaybın ortaya çıkması en büyük korkulan konu” dedi.

Artık Almanya'nın verebileceği finansal destek konusunda sınıra dayandığını belirten Heise, “Almanya'nın kurtarma fonunu artırmak ve güvenlik duvarını yükseltmek için daha fazla borç vermesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Yakın zamanda sıklıkla kurtarma fonununun hacminin artırılması konuşuldu. Maalesef bu durumda Almanya'nın fona daha fazla katkı yapması mümkün değil. Başka seçeneklere odaklanmamız gerekiyor” yorumunu yaptı.

“Büyük çaplı tahvil alımına gerek yok”

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi'nin tahvil alımının yatırımcıların geri ödemeye yönelik endişelerini yatıştıracak biçimde yapılacağı yönündeki açıklamasına da değinen Heise, “ECB'nin büyük oranda tahvil alımını hemen yapmak istemediği anlaşılıyor. ECB, tahvil alımı yapmasını belirli koşullara bağlamak istiyor. Bu, aslında son derece mantıklı” dedi.

Allianz Grup Başekonomisti Michael Heise, piyasalara da “Biz şu anda her şeyin çöktüğü bir felaket senaryosu içerisinde değiliz. Henüz bütün sistem çökmüş, iflas etmiş değil. Bu yüzden gereğinden fazla endişelenerek, telaşa kapılmamalıyız” tavsiyesinde bulundu.
Heise, Avrupa Merkez Bankası'nın ilerleyen dönemde izleyeceği adımlara dair de şu tahminlerde bulundu:
“ECB tahvil kararını vermeden önce büyük ihtimalle ülkelerin borçlarının azaltılması yönünde bazı göstergelerine bakacaktır. Bu anlamda ülkelerin uygulaması gereken reformlar ECB tarafından güçlendirilemez, ama Avrupa Finansal İstikrar Fonu tarafından güçlendirilebilir. Şu anda Avrupa Merkez Bankası'nın krizdeki ülkelerden büyük orada tahvil alımı yapması, bu ülkelerin reformları gerçekleştirmekten vazgeçmelerine neden olacaktır. Eğer bir tahvil alımı gerçekleşecek ise ki bunun detaylarını önümüzdeki haftalarda ECB Başkanı Mario Draghi tarafından açıklanacaktır, tahvil alımında dikkatli, seçici davranılmalı ve bazı belli başlı şartlar aranmalıdır. Avrupa Finansal İstikrar Fonu (ESFS), kendi başına tahvil alabilir. Bununla birlikte krizdeki ülkelere uyulması gereken bazı şartlar getirebilir.”

"İspanya krizi abartılıyor”

Büyük çaplı kurtarma planlarının uygulanmasına soğuk bakan Heise, “Borç krizinde olan ülkeler, İspanya gibi ülkeler finansal piyasada varlıklarını mevcut durumları ile sürdürmeye devam edebilirler. Büyük çaplı kurtarma operasyonlarında yer almaları gerektiğini düşünmüyorum” dedi.

Krizde olan ülkelerde “genişlemeci politikaların uygulanması” tavsiyesinde bulunan Heise, “Piyasaların Avro Bölgesi'ndeki gelişmelerden tatmin olmadığını görüyoruz. Fakat, biraz krizde geri dönüşleri görebilmemiz için biraz daha sabırlı olmamız gerekiyor. Ülkeleri kurtarmak yerine, kurtarma fonları bankalar için kullanabilir. İspanya'nın hali hazırda mevcut borçlanma maliyeti ile iflas edeceğini düşünmüyorum. İspanya'nın biraz daha zamana ihtiyacı var. İspanya krizinin fazlasıyla abartıldığını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı