Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılık riski

Hürriyet Haber
22.10.2008 - 11:43 | Son Güncelleme: 22.10.2008 - 11:43

Türkiye, gerekli tedbirler alınmazsa 2020 yılında toplam enerji arzının ancak yüzde 20'sini yerli üretimden karşılayabilecek.

Halen yüzde 30'a yakını öz kaynaklardan karşılanan ve yılda yaklaşık yüzde 7 artan enerji tüketimini karşılayabilmek için 15 yılda yaklaşık 125 milyar dolarlık kaynak ayrılması gerekiyor.

TÜBİTAK-MAM Enerji Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Mustafa Tırıs,  kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan Türkiye'de artan nüfus, refah düzeyi ve sanayileşme gibi nedenlerle enerji kullanımının da hızla artırdığını belirtti.

Türkiye'nin elektrik enerjisi tüketiminin 2006 yılında brüt yüzde 8,6 artış ile 174,6 milyar kilovatsaat (kWh), 2007'de ise yüzde 8,8 artış ile 190 milyar kWh olarak gerçekleştiğini, net tüketim ise 2006'da 144,1 milyar kWh, 2007'de ise 155,1 milyar kWh olduğunu ifade eden Tırıs, 2006 yılında 99,7 milyon ton eşdeğer petrol (TEP) olarak gerçekleşen toplam enerji tüketiminin ancak yüzde 26'sının yerli kaynaklardan karşılanabildiğini bildirdi.

Türkiye'nin 2007 yılı sonu itibariyle toplam kurulu gücün 40 bin 835,7 megavat olduğunu dile getiren Tırıs, gerekli tedbirler alınmazsa 2020 yılında toplam enerji arzının ancak yüzde 20'sinin yerli üretimden karşılanabileceğine dikkati çekti.

Türkiye'de kişi başına enerji tüketiminin OECD ülkeleri ortalamasının yaklaşık beşte biri civarındayken (1,05 TEP/kişi), enerji yoğunluğunun OECED ortalamasının yaklaşık iki katı olduğunu anlatan Tırıs, verilerin Türkiye'nin enerjiyi hem az, hem de verimsiz kullandığını gösterdiğini öne sürdü.

DOĞAL GAZ TÜKETİMİNDE DE ARTIŞ

Türkiye'nin dünya ispatlanmış petrol rezervlerinin yüzde 73'üne, gaz rezervlerinin yüzde 72'sine sahip bölgeler ile komşu olduğunu vurgulayan Tırıs, dünyanın artan enerji ihtiyacı ile birlikte Türkiye'nin enerji ihtiyacının da ekonomik gelişme ve refah düzeyine paralel olarak arttığını belirtti.

Tırıs, şunları söyledi:
“Bu aşamada Türkiye'nin toplam enerji talebinin yaklaşık yüzde 30'a yakın bir bölümü öz kaynaklardan karşılanırken, geriye kalan ise çeşitlendirilmiş ithalat portföyünden sağlanmaktadır.

2006 yılında 30 milyar metreküp mertebesine ulaşmış doğal gaz tüketimimizin, 2010 yılında 44 milyar metreküpe, 2015 yılında ise 54 milyar metreküpe çıkacağı tahmin ediliyor. Doğal gazda yüzde 97 oranında dışa bağımlı durumda olan Türkiye, bu talebini çeşitlendirilmiş ithalat portföyünden sağlamaktadır.”

ENERJİDE ALINMASI GEREKEN ACİL ÖNLEMLER

Doç. Dr. Mustafa Tırıs, Türkiye'nin yıllık enerji tüketiminin yılda yaklaşık yüzde 7 arttığını, talepteki bu artışı karşılayabilmek için önümüzdeki 15 yılda mevcut enerji arzını artırma ve dağıtım şebekelerini geliştirme amacını taşıyan projeler için yaklaşık 125 milyar dolarlık kaynak ayrılması gerektiğini vurguladı.

Nükleer enerji konusunun Türkiye'de umut vaat eden yatırım alanı olduğunu dile getiren Tırıs, şöyle davam etti:
“Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek ve ithal fosil yakıtlara duyduğu bağımlılığı azaltmak konusundaki çabalarının bir uzantısı olarak ülkemiz, önümüzdeki yıllarda üç nükleer enerji santrali inşa etmeyi planlamaktadır. Bunun yanında alternatif yenilenebilir enerji kaynakları için yapılacak yatırımların ve enerji verimliliği politikalarının acil olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir.”
Tırıs, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları açısından çok büyük fırsatlara sahip olduğunu, güneş, jeotermal, rüzgar enerjilerinin halen yeterince kullanılamayan, ancak kullanılması gündeme gelmiş kaynaklar olduğunu, biyokütle ve biyogaz potansiyeli için de aynı durumun söz konusu olduğunu kaydetti.

ENGELLER

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaşmasında bazı engeller olduğunu söyleyen Tırıs, şöyle davam etti:
“Ucuz petrol, kömür ve doğal gaz gerek yatırımcının, gerekse kullanıcının kararını etkileyen en önemli engeldir. Enerji güvenliği, çevre, yerli kaynak olmaları gibi avantajların önündeki bu engelin gücünü azaltması ile birlikte yenilenebilir enerji kaynakları da bütün dünyada hızla üretilmeye başlanmıştır. Bürokrasi, yeterli teşvik olmaması, teknolojinin halen yeterince ucuz olmaması, kanun eksikliği gibi engellerin çok kısa bir sürede aşılabileceğini gördük, görmeye devam edeceğiz.

Artan fosil yakıt maliyetlerinden kaçan dünyanın önünde iki seçenek kalıyor; nükleer enerji veya yenilenebilir enerji. Önümüzdeki dönemde ülkemiz için her ikisi de önem ve öncelikli olacaktır.”

DOĞAL GAZDA TASARRUF İÇİN

Prof. Dr. Tırıs, nihai tüketim sektörlerinde alınacak tedbirlerle enerji verimliliğinin arttırılması, yaklaşık yüzde 98'i ithal edilen doğal gaz tüketiminde çevrim, enerji sektörünün payının azaltılarak sanayi, bina ve hizmetler sektörlerinin paylarının arttırılması, çevrim, enerji sektöründe kojenerasyon uygulamalarının yaygınlaştırılması suretiyle çevrim verimliliğinin arttırılması gibi önlemlerle doğal gaz tüketiminde önemli miktarlarda tasarruf elde edilebileceğini kaydetti.
Ulusal enerji şirketlerinin kendi ve ülkenin geleceğine teknoloji geliştirerek kalıcı yatırım yapmaları gerektiğini de vurgulayan Tırıs, sektörün yeni çıkan Ar-Ge yasası ile artırılan devlet araştırma desteklerinden azami ölçüde faydalanması gerektiğini savundu.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı