Türkiye'nin dış finansman ihtiyacı düştü

Ankara
30.04.2009 - 12:36 | Son Güncelleme:

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye’nin 2009 yılı için öngörülen dış finansman ihtiyacının 30 milyar doların çok altına indiğini açıkladı.

Yılmaz, IMF’ye 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin mali önlemlerin de bulunduğu bir plan sunduğunu belirterek; bundan sonraki süreçte IMF’nin yanıtının beklendiğini söyledi.

Merkez Bankası enflasyon tahminini düşürdü

Yılmaz, IMF ile görüşmelerin makro çerçeve üzerinden sürdüğünü, gelir idaresi reformu konusunda mutabakata varıldığını; çapraz denetimle ilgili görüş farklılıklarının önemli ölçüde giderildiğini bildirdi. Yılmaz, IMF’den gelecek değerlendirmeden sonraki süreçte kararı siyasi otoritenin vereceğini vurguladı. Verilecek yanıta göre de bunun niyet mektubuna döneceğini anımsatan Yılmaz, görüşmelerin şuanda makro çerçeve üzerinde sürdüğünü tekrarladı.

Yılmaz, IMF’ye sunulan makro çerçevede, Katılım Öncesi Ekonomik Programdaki rakamların üzerine bindirilmiş yeni rakamlar olduğunu açıkladı.

Nisan Ayı Enflasyon Raporu tanıtımının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz’, IMF ile anlaşmanın gecikmesinin maliyetinin ne olduğu
soruldu. Yılmaz, rakam vermenin güç olduğunu ancak belirsizliklerin her zaman maliyet yarattığına dikkat çekti.

Türkiye için esnek kredi yerine stand by anlaşmasının daha uygun olacağını düşündüğünü söyledi.

HÜKÜMET TAAHHÜT VERMELİ

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 2009 bütçesinde sapmalar olacağını ancak hükümetin bu sapmaların nasıl telafi edileceği konusunda taahhütte bulunması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, orta vadede mali disiplinin sürdürüleceği taahhüdünün büyük önem taşıdığını belirtirken, krizin etkilerini hafifletmek için alınan önlemlerin kamu harcamalarında hızlı artışlara neden olduğuna dikkat çekti. Vergi gelirlerindeki düşüş harcamalardaki artışın bütçe dengelerinde hızlı bir bozulmaya neden olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Önümüzdeki dönemde bütçe dengesini düzeltmek için gerekebilecek dolaylı vergi düzenlemeleri veya fiyat ayarlamaları, kısa vadede enflasyonda oynaklığa neden olabilecek bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca kamu kesiminin artan finansman gereksinimi, para politikası kararlarının ve son dönemde uygulanan mali tedbirlerin iktisadi faaliyet üzerindeki olumlu etkilerini zayıflatma potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle kısa vadedeki mali gevşemenin, borç dinamiklerinin sürdürülebilirliğini ve bütçe disiplininin gözeten orta vadeli somut bir mali çerçeve ile desteklenmesinin önemini bir kez daha vurgulamakta büyük yarar görmekteyim.”

Kriz sona ermedi!

Yılmaz, alınan tüm önlemlere rağmen küresel krizin sona erdiğine dair somut işaretlerin henüz görülmediğini vurguladı. Bu kapsamda, gelişmekte olan ülkelerin küresel sermayeye erişimindeki zorlukların sürdüğü ve bu ülkelerin risk priminin halen yüksek olduğunu söyledi.

Gelişmekte olan ülkelerin döviz kuru üzerindeki potansiyel baskının devam edebileceğini belirten Yılmaz, son dönemde kredilerdeki sınırlı canlanmaya rağmen küresel ekonomi istikrara kavuşmadıkça, bunun kalıcı bir toparlanmaya dönüşmesinin zor olduğunu söyledi.

Daralma sert olacak

Yılın ilk üç ayında ekonomideki daralmanın sert olacağı tahmininde bulunan Yılmaz, bu öngörüler ışığında enflasyon tahminlerini aşağı yönlü değiştirdiklerini açıkladı. İlk çeyrek küçülmenin iki haneli olacağı tahmininde bulunan Yılmaz, 2009’da küresel ekonomide daralmanın daha derin olacağına işaret etti.

Yılmaz, Türkiye ekonomisinin de bu gelişmeler doğrultusunda toparlanmasının 2010 yılının ortalarına doğru gerçekleşeceği varsayımıyla hareket ettiklerini bildirdi. Yılmaz, toparlanmadan kasıtlarının ise; bir önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranının anlamlı bir pozitif rakama ulaşması olduğunu söyledi.

Son çeyrek pozitif büyüme

Yılmaz, son dönemdeki faiz indirimleri ve alınan mali tedbirlerle Haziran ayından itibaren yurtiçi talebin göreli olarak istikrar kazanabileceğini belirtti. Son çeyrekten itibarense büyümenin pozitif rakamlara geçebileceğini söyledi. Ancak Yılmaz, ekonomideki toparlanmanın kademeli
ve yavaş olacağını vurguladı.

Tahminler düştü

Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, politika faizlerinde sınırlı bir miktar  indirim gerçekleştirildiği ve sonrasında faizlerin sabit tutulduğu varsayımı  altında güncelenen tahminlerine göre, enflasyonun yüzde 70 olasılıkla; 2009 yılı  sonunda orta noktası 6,0 olmak üzere yüzde 4,8 ile 7,2 aralığında, 2010 yılı  sonunda ise orta noktası yüzde 5,3 olmak üzere yüzde 3,5 ile 7,1 arasında  gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini bildirdi.

Başkan Yılmaz, bir soru üzerine Varlık Barışı kapsamında ne kadar bir paranın Türkiye’ye geldiği konusunda kendisinin de bilgi sahibi olmadığını açıkladı.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı