Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye'nin aşamadığı 4 çıkmaz

<B>TÜRKİYE </B>iç bünyesinde dört noktada tıkanıyor:

1) Kürtçe eğitim ve TV-radyo yayını.

2) Tesettürlü kıyafet ile üniversitede okumak.

3) TSK ile siyaset ilişkileri.

4) Yolsuzluklar.

* * *

Bu dört çıkmaz ülkeyi adeta sürekli olarak yakasından geri çekiyor. Ne zaman aramızda birileri ileri fırlamak istese, diğerleri onu bu dört konuda sıkıştırıyorlar.

Bu dört çıkmaz da şu dört önyargı yüzünden etkin:

1) Tüm Kürtler potansiyel PKK'lıdır.

2) Tüm Müslümanlar potansiyel mürtecidir.

3) TSK olmasa Türkiye'yi siviller yönetemez.

4) Tüm işadamları potansiyel hırsızdır.

* * *

Açıkça ifade etmesek de, hatta inkárdan gelsek de, çoğumuzun düşünce sistematiğinin ardında bu önyargılar var. Kiminde tamamı egemen, kiminde bir kısmı var. Hatta bir önyargının töhmeti altında olduğu halde, diğer bir önyargı ile başkalarını yargılayanlar bile var.

Kendisinin ‘‘normal yurdum Kürdü’’ olduğunu haykırıp, dindarların irticacı olduğunu söyleyen; kendisinin mütedeyyin olduğu konusunda ısrar ettiği halde Kürtlere herhangi bir hak sağlanırsa, PKK'nın gemi azıya alacağını iddia eden bir sürü insana rastlamak mümkün.

Meclis'in askeri vesayet olmadan çalışamayacağını söyleyen işadamlarına veyahut işadamlarına çok fazla yüz verildiğinden dem vuran siyasilere de rast gelmek gayet kolay.

* * *

Bu karmaşa içinde normal bir ülke olmayacağımızı gören insanımız hálá azınlıkta. Ancak, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti herkesin dilinde.

Hálá farkına varmadık ki, herkes hak kelimesinden sadece kendi haklarını kastediyor.

Birileri bizim 4 önyargımızdan işine geleni kaşıyarak, tutucu tavrını memleket meselesi gibi savunuyor ve ne yazık ki taraftar topluyor.

O zaman da:

* * *

Soramıyoruz ki, eli kanlı PKK savunsa dahi anadilde eğitim hak mıdır, değil midir?

Soramıyoruz ki, madem Kürtçe bir dil değil, kimse Kürtçe öğrenmek istemiyor; o zaman neden Kürtçe öğrenmek isteyenlere bu kadar kızıyoruz?

Soramıyoruz ki, Kürtler kendilerine anadilleri öğrenme hakkı verilirse, ‘‘şımarıp!’’ toprak da isterlerse onlara ‘‘hayır’’ diyecek gücümüz ve özgüvenimiz yok mu?

* * *

Soramıyoruz ki, Stratejik Araştırmalar ve Etüt Merkezi (SAREM) kurulurken, TSK Başbakan'dan izin aldı mı? Kendisine bilgi verdi mi? Bu merkezin raporları sivil hükümete verilecek mi?

Soramıyoruz ki, Milli Savunma Bakanı neden Genelkurmay Başkanı karşısında ayağa kalkar?

Soramıyoruz ki, TSK'nın tüm üyeleri sivil hükümetin emrinde, bizlerin ödediği vergilerle bizlere hizmet etmek için görevlendirilmiş sivil hizmetkárlar değil midirler?

* * *

Türkiye'yi esas bölen bu dört önyargıya dayanan dört çıkmazdır.
X