Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Türkiye'de verem hastalığı düşüş gösteriyor

    ANKARA (A.A)
    03.01.2006 - 10:29 | Son Güncelleme: 03.01.2006 - 10:29

    Dünya genelinde son yıllarda artan verem (tüberküloz) hastalığı, Türkiye'de 1994'ten yılından bu yana düşüş gösteriyor.

    Sağlık Bakanlığı Veremle Savaş Dairesi uzmanlarından aldığı bilgiye göre, Türkiye'de 1960'lı yıllarda 32 ile 56 bin arasında değişen veremli hasta sayısı, özellikle 1994 yılından itibaren azalarak, 2000'li yıllarda 17 bine kadar düştü.
    Veremin, hala dünyanın hiçbir ülkesinde ortadan kaldırılamamış önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten uzmanlar, Türkiye'de her 100 bin kişilik nüfusa düşen veremli hasta sayısının 24.5 olduğunu, bu oranın dünyanın bir çok Avrupa ülkesine göre çok düşük sayıldığını bildirdiler. Dünyada tüberkülozun yüzde 65'i Hindistan, Çin, Endonezya, Etiyopya, Kenya, Nijerya, Bangladeş, Pakistan, Filipinler ve Güney Afrika gibi nüfusu yoğun ve az gelişmiş ülkelerde görülüyor.

    Türkiye'de tüberkülozun görülme sıklığı bölgelere göre farklılık gösteriyor. Hastalık yaygın olarak öncelikle Marmara, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde, en seyrek ise Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde ortaya çıkıyor.

    Araştırmalara göre, dünyada her yüz bin kişiden 140'ı vereme yakalanıyor. Türkiye'de bu oran her 100 bin kişide 24.5 ile sınırlanıyor. Dünyada her 100 bin kişiden 62'si mikrobu bulaştırıcı özellik taşıyan verem hastası iken Türkiye'de her 100 bin kişiden 8.2'si bu profile uygun hasta niteliği taşıyor.

    “TEDAVİ EDİLMEZSE YÜZDE 50 ÖLÜMLE SONUÇLANIYOR”

    Verem mikrobunu alan her hastanın yaşamını yitirmediğini vurgulayan uzmanlar, tüberkülozun ancak tedavi edilmediği takdirde yüzde 50 ölümle sonuçlandığını, yüzde 25 kendiliğinden iyileşme gösterdiğini ve yüzde 25 mikrobu bulaştıran bir hastalık türü olduğunu ifade ettiler.

    Alınan bilgiye göre, hastalık özellikle 15-45 yaş arasında ve erkeklerde daha fazla görülüyor. Türkiye'de veremli hastaların yüzde 60'ını erkekler oluşturuyor.

    Hastalığın tedavi süreci en az 6 ay sürüyor. Tedavi masrafı 100 YTL'yi bulan hastalığa zamanında müdahale yapılmadığı takdirde bu masraf en az 100 kat artıyor. Tedavide kullanılan ilaçlar, veremle mücadele programı ve 5368 sayılı yasa çerçevesinde ücretsiz veriliyor.

    Uzmanlar, uzun süren tedavinin insanlarda bıkkınlık yarattığı için yarım bırakıldığını, bunun da ölümlere neden olabildiğini belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü, tedavinin yarım bırakılmaması ve hastanın kontrol altında tutulması için 1991 yılında geliştirdiği “Doğrudan Gözetim Altında Tedavi” yöntemini kullanıyor. Türkiye'de de 2002'de bazı bölgelerde pilot olarak başlatılan yöntem, bu yıl içerisinde tüm yurtta uygulanacak. Bu yöntemle, hastanın her gün ilaçlarını bir gözeticinin kontrolü altında içmesi sağlanacak ve kayıt altına alınacak.

    SOLUNUM YOLUYLA BULAŞIYOR

    Sadece solunum yoluyla geçen bir hastalık olan verem, kalıtımsal özellik taşımıyor, yiyecek-içecek ve kullanılan ortak eşyalarla bulaşmıyor.

    Verem mikrobu alanların ancak yüzde 5 ila 10'u hasta oluyor, diğerleri ömür boyu taşıyıcı olarak yaşıyor. Tedavi edilmemiş bir hasta yılda yaklaşık 15 kişinin enfeksiyonuna neden oluyor.
    Hastalık, balgam çıkarma, kilo kaybı, ateş, terleme, öksürük ile ağızdan kan gelmesi şeklinde ortaya çıkıyor.
    Öte yandan, çocukların veremden korunması için BCG aşısının yaptırılması gerekiyor. Aşı, doğumdan sonraki 3. aydan itibaren yapılıyor ve 7 yaşında tekrarlanıyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı