Türkiye'de organik süt potansiyeli avantaj

AA
18.08.2009 - 11:43 | Son Güncelleme:

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü öğretim üyelerince gerçekleştirilen “Türkiye'deki organik süt sığırcılığı” konulu bir araştırmada, Avrupa Birliği (AB) sürecindeki Türkiye'de organik süt sığırcılığına uygun potansiyelin bulunması nedeniyle çalışmalara ağırlık verilmesinin önemi vurgulandı.

OMÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Erdem ve Yrd. Doç. Dr. Savaş Atasever'in yürüttüğü araştırmada, AB sürecindeki Türkiye'de organik süt sığırcılığı yetiştiriciliğinin temel özellikleri, organik hayvancılığa katkıları, dünyada ve Türkiye'de organik süt sığırcılığı yetiştiriciliğinin yapısal durumu ve geleceği konusundaki veriler derlendi.

Çalışma sonucunda elde edilen bilgilerden organik süt sığırcılığının yaygınlaştırılması gerektiğinin belirlendiğini bildiren Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, organik süt sığırcılığının dünyada her geçen gün geliştiğini, Türkiye'nin de bu gelişmelerin gerisinde kalmaması gerektiğini söyledi.
Organik süt sığırcılığının ekonomiye önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Erdem, şunları kaydetti:

“Bugün pek çok ülkede çevre dostu üretim tekniklerinin uygulandığı organik hayvancılığın bir ivme kazandığı görülmektedir. Hayvan sağlığı ve refahı, barındırma, yetiştirme, damızlık seçimi, besleme ve kesim gibi çok sayıda faktör, organik süt sığırcılığı üzerinde önemli etkiye sahiptir. AB sürecindeki Türkiye'de organik süt sığırcılığına uygun bir potansiyelin bulunması, bir avantaj olarak değerlendirilmektedir. Organik süt sığırcılığı, yüksek kalitede, sağlıklı, risksiz süt ve süt ürünleri istencindeki tüketicilere yönelik olarak, çevre dostu üretim teknikleriyle, kontrollü ve sertifikalı olarak gerçekleştirilen bir üretim yöntemidir.”

Erdem, organik süt sığırcılığının, son yıllarda özellikle AB ülkeleri ve ABD'de hayvansal üretim sistemleri içerisinde alternatif hayvancılık modeli olarak popülarite kazandığını da ifade etti.

Türkiye'de organik süt sığırcılığı uygulamalarının çok geri kaldığını belirten Erdem, şunları kaydetti:

“Günümüzde özellikle ABD, Kanada, Avusturya, Danimarka, Almanya, İngiltere, Fransa ve Arjantin gibi ülkelerde hayvancılıkta organik üretime önemli ölçüde geçilmiştir. Bugün organik hayvancılıkta en önemli ülkeler ABD ve Kanada olup, bu ülkelerde bazı hormonların laboratuvar koşullarında insan ve hayvanlarda kanser oluşturabileceğinin saptanmasından sonra özellikle organik et ve süte olan talep artmıştır. Kanada'da yüzde 70 dolayında sertifikalı süt sığırı yetiştiricisi ve yaklaşık 7 bin baş organik süt sığırı bulunmaktadır. AB ülkelerinde ise sertifikalı organik süt sığırcılığının en yaygın olduğu ülke Avusturya'dır. Burada yıllık organik süt üretimi 300 bin tondur. Almanya'da organik süt üretimi yıllık 28,5 bin ton, Hollanda'da 60 bin ton dolayındadır. Türkiye'de ise son 10 yıldır organik ürünler gündemdedir. Ancak, organik ürünler konusunda tüketici bilincinin yetersiz olması, ürün çeşidinin ve fiyatlarının yüksek olması gibi başlıca sebeplerle, yapılan girişimlerdeki başarıyı önlemektedir.”

Erdem, gelişmiş ülkeler açısından risksiz, güvenli, geleneksel hayvancılığa alternatif bir sistem olarak kabul gören organik süt sığırcılığının dünya üzerindeki üretim pazar payından Türkiye'nin de pay alabilmesi için, organik ürünlerin teşvik edilmesi, sektöre ilgi duyanların bir araya getirilmesi ve Ar-Ge çalışmalarının artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı