Türkiye'de mal varlığı olan borçlular dikkat

Mesut ZEYREK / KÖLN
04.08.2014 - 08:59 | Son Güncelleme:

Türkiye'de mal varlıkları olduğu halde Almanya'da kişisel iflas verenlerin ciddi bir takip sonucu mutlaka mal varlıklarının ortaya çıktığını belirten avukat Oğuz Sarıkaya, yanlış mal beyanında bulunmanın cezasının bir yıl hapis cezasından başladığını söyledi.

ALMANYA'nın Köln barosu avukatlarından Oğuz Sarıkaya, Türkiye'de mal varlığı olduğu halde mal beyanında bunu gizleyen ve Türkiye'de icra takibine uğrayanların mal varlığı ortaya çıkınca büyük sorunlar yaşadıklarını belirterek, bu durumda olanları uyardı. Özellikle son iki üç yıldır Almanya'da borçlanan ve kişisel iflas verenlerin Türkiye'de de icra takibine uğrayabildiklerini belirten avukat Sarıkaya, suçlu duruma düşmemek için mal varlığı gizlemek yerine bu borçları maddi güç ölçüsünde ödemenin en mantıklı yol olduğu tavsiyesinde bulundu. Son dönemlerde Almanya'daki alacaklılar tarafından bu tür takiplerin arttığına dikkat çeken Oğuz Sarıkaya şu bilgileri verdi:

YANLIŞ MAL BEYANINDA BULUNMAYIN

“Borçlular ya da kişisel iflas verenler alacaklılara mal beyanında bulunurken Türkiye'deki taşınmazlarını ya da bankadaki paralarını bildirmiyorlar, dolayısıyla yanlış mal beyanında bulunmuş oluyorlar. Özellikle son dönemlerde gerek Türk gerekse Alman alacaklılar, şirketler, sigortalar gibi kurumlar buradaki, icra işlemlerini tamamladıktan sonra Türk asıllı borçludan alacaklarını alamıyorsa Türkiye'de de icra takibi yaptırabiliyorlar. Özellikle son iki üç yıldır bu uygulama ciddi oranda yoğunlaştı. Borçlu kişi icra memuruna karşı yanlış mal beyanında bulunduysa cezai sorumluluğu vardır, bu da en az bir yıl hapis cezasından başlar. Bilmiyordum şeklindeki mazeretleri ceza mahkemeleri ve savcılar kabul etmiyor. Ayrıca icra işlemleri Türkiye'de de devam ettiği için ek avukat ve mahkeme masrafları çıkıyor. Örneğin bin Euro'luk borç 2 bin 500, üç bin Euro'ya kadar çıkabiliyor.”

CİDDİ TAKİPTE DEVREDİLEN MAL VARLIĞI BİLE ORTAYA ÇIKAR

Yanlış mal beyanı yerine maddi güç ölçüsünde borcu ödemenin daha doğru olacağını belirten Sarıkaya, “Eğer borçlunun Türkiye'de parası, mal varlığı ya da geliri varsa, maddi gücü ölçüsünde borcunu ödemesini tavsiye ederim. Kesinlikle Türkiye'deki mal varlıklarını gizlemeye çalışmasınlar. Almanya'da yeterince Türk kökenli avukat var ve özellikle bunlar Türkiye'deki mal araştırması için alacaklılar tarafından kapıları çalınıyor. Bir hukuk bürosu aracılığıyla ciddi bir araştırma yapılırsa geçmiş dönemdeki tarihte mal varlığı varsa ve devredildiyse o bile ortaya çıkar” dedi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı