Türkiye’de girişimcilere 1 milyar liralık finansman sağlayacak 2 yeni üst fon geliyor

EKONOMİ SERVİSİ
12 Nisan 2016 - 18:39Son Güncelleme : 12 Nisan 2016 - 21:31

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye’de girişimcilere destek sağlamak amacıyla aynı ‘Silikon Vadisi’nin finansman modeli gibi 2 yeni üst fon kurulması çalışmalarının nihai hale geldiğini söyledi. Toplam büyüklüğü 1 milyar lira olacak fonların ilki 12 Mayıs’ta diğeri yıl içinde hayata geçecek. Şimşek, “California ve Boston bu model sayesinde teknolojide öne çıktı” dedi.

EKONOMİDEN sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, finansmana erişiminin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’deki girişimcilerin en önemli sorunlarından biri olduğuna işaret ederek, bu sorunun çözümüne yönelik olarak piyasa mekanizmasının kurallarına uygun önemli araçları reform paketleri altında ülkeye kazandırdıklarını söyledi. Fikir ya da başlangıç aşamasındaki girişimcilerin, teminatları yetersiz olduğu için bankalar tarafından yüksek risk sınıfında değerlendirildiğini ve krediye erişimde zorluk çektiğine dikkati çeken Şimşek, son dönemde bu alandaki sorunların çözümüne yönelik olarak girişim sermayesi fonlarına, “fonların fonu” tarafından destek sağlanmasına dönük çok önemli bir düzenleme yaptıklarını belirtti.

TÜRKİYE BÜYÜME FONU
Fonların fonu tarafından kaynak aktarılmasına yönelik çalışmaların 2014 yılında yapılan kanuni düzenlemelerle başladığını hatırlatan Şimşek, şunları kaydetti: “İki yıl gibi kısa bir sürede sistemin ana taşları yerlerine oturmaya başladı ve şu an itibarıyla ülkemizde biri yerli olmak üzere iki üst fon kurulma çalışmaları nihai hale getirildi. Buna göre üst fonlar sistemin çatısını oluşturuyor.

Bir sonraki aşamada üst fonların sermaye aktardıkları ve ülkemizde henüz gelişme aşamasında olan girişim sermayesi fonları yer alıyor. Sistemin en alt seviyesinde ise ülke ekonomimizin bel kemiği ve ekosistemin en küçük yapısı girişim şirketleri bulunuyor. Birbirlerine zincirin halkaları gibi sıkıca bağlı olan bu sistemin üst fonları da bu yıl hayata geçecek Avrupa Yatırım Fonu’nun kurduğu Türkiye Büyüme ve İnovasyon Fonu ve KOBİ AŞ’nin kurduğu Türkiye Yatırım Fonu olacak. Türkiye Büyüme ve İnovasyon Fonu’nun mayıs ayında tanıtımı yapılacak ve yatırımlar başlayacak. Türkiye Yatırım Fonu da SPK sürecinin tamamlanmasının ardından yatırımları başlayacak.” Şimşek, kurulacak söz konusu iki fonun toplam büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar lira olduğuna işaret ederek, bu tutarın girişim sermayesi fonlarına aktarılacağını bildirdi.

SİLİKON VADİSİ MODELİ
Girişim sermayesi fonlarının ülkemizde gelişmesine ve yaygınlaşmasına özellikle çok önem verdiğini kaydeden Şimşek, ABD’de bilgi teknolojileri denince ilk akla Silikon Vadisi’nin geldiğini hatırlattı. Fakat bu vadinin kullandığı finansman modelinin melek yatırımcılık da dahil girişim sermayesi fonları olduğunun gözlerden kaçtığını söyleyen Şimşek, “Esasen Silikon Vadisi sadece bir teknopark projesi değildir. Belki bundan daha da önemlisi girişimcilerle yatırımcıların bir araya gelmesine olanak sağlayan bir finansman projesidir. ABD’de teknoloji odaklı girişimlerin en fazla geliştiği yerlerin California (Silikon Vadisi) ve Boston olması tesadüf değildir. En çok bu bölgelerde girişimcilik faaliyetlerinin yoğun olarak gerçekleşmesi de işte bu nedendendir” dedi.

Bir kamu ve özel sektör işbirliği 
GİRİŞİM sermayesi fonlarının Türkiye’de gelişmesine ve yaygınlaşmasına çok önem verdiklerini belirten Şimşek şunları söyledi: “Üst fonlar, devletin girişim sermayesi fonları aracılığıyla teknoloji odaklı girişimlere yatırım yapmasını ve devlet fonlarının profesyonel yatırımcılar aracılığıyla girişimcilere aktarılmasına olanak sağlayacak. Burada kamu tek başına bu yatırımı yapmayacak özel sektör fonları da burada olacak.

Bu bakımdan bu proje bir Kamu ve Özel Sektör işbirliği projesi. Yapılan tüm akademik araştırmalar, kamu kaynaklarının özellikle bu şekilde özel sektör işbirliği içerisinde kullanılmasının özel sektör dinamizmini kullanmaya imkan verdiği için en yüksek katma değeri sağladığını ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasına olanak verdiğini göstermektedir. Ülkemizde girişim sermayesi yatırımlarının az olması, çekirdek ya da büyüme aşamasındaki şirketlere fon sağlayacak yapıların eksikliği, finansal sistemde önemli bir sorun teşkil etmekte. Girişim sermayesi fonlarının sayılarının çoğalması, bu alanda çalışan tecrübeli profesyonellerin girişimlere tecrübelerini aktarmalarına da olanak vereceğinden girişimlerinde başarılı olma şansları artmaktadır.”
Borç değil sermaye
GİRİŞİMCİLERE, girişim sermayesi fonları tarafından aktarılacak bu fonların borç değil, sermaye olarak konulacağını vurgulayan Mehmet Şimşek, bunun da girişimcileri faiz yükünden kurtaracağını ve aynı zamanda onların sermaye yapılarının güçlenmesine katkı sağlayacağını söyledi. Şimşek, bu fonlardan en fazla teknoloji odaklı girişimlerin yararlanacağına dikkati çekerek, “Kurguladığımız bu sistem tam da değişen pazar talepleri ile birlikte teknolojideki değişmelere uyumda öz kaynaklarının yetersiz kaldığı noktada girişimcilerimizin mevcut kapasitelerini artırması ve fikirlerini hayata geçirmesi için gerekli atılımlarda bulunması doğrultusunda tamam mı, devam mı noktasına geldikleri anda devreye girecek. Bu sistem girişimcilerimize sadece finansal destek sağlamayacak, bunun yanı sıra kurumsallaşmaları için profesyonel destek de verecek” görüşüne yer verdi. 
ABD’de 30 milyar dolarlık GİRİŞİM
SİSTEMİN kaldıraç etkisinin de hesaplandığında, Türkiye’de bulunan girişim şirketlerine 10 yıl içerisinde önemli miktarların yatırım girişim sermayesi fonları üzerinden aktarılacağını vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti: “Ülkemizde girişim sermayesi yatırımlarının az olması, çekirdek ya da büyüme aşamasındaki şirketlere fon sağlayacak yapıların eksikliği, finansal sistemde önemli bir sorun teşkil etmekte. Bilindiği üzere girişim sermayesinin en gelişmiş olduğu ülke ABD’dir. ABD’de 2014 yılında girişim sermayesi yatırımı taahhütleri yaklaşık olarak 30 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, aynı yıl Avrupa’da 3.6 milyar Euro tutarında girişim sermayesi yatırımı yapılmıştır. Bu düzenleme ile ülkemizde girişim sermayesi ekosisteminin gelişmiş ülkelerinin seviyesine ulaşması öngörülmektedir. Bu program sayesinde ayrıca ülkemizde faaliyet gösteren yerli ve yabancı girişim sermayesi fonlarının sayısı ve girişim sermayesi yatırımlarının da artacağını düşünüyoruz.”



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı