Gündem Haberleri

    Türkiye'de 80 bin canlı türü yaşıyor

    Hürriyet Haber
    07.07.2001 - 16:29 | Son Güncelleme:

    Türkiye'de 9 binden fazla bitki, 132 memeli, 454 kuş, 106 sürüngen, 345 balık türü ile yaklaşık 80 bin canlı türü yaşıyor. Ancak çevre kirlenmesi sonucu bu türler yok oluyor. Ayrıca bilinçsiz avlanma da büyük tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, avcıların eğitilmesi gerekiğini vurguluyor. Ayrıca av sahalarının daraltılması da alınabilecek önlemler arasında.

    Dünyadaki önemli üç gen merkezi, Anadolu Yarımadası üzerinde temsil edilen zengin bitki ve hayvan çeşitliliğine sahip Türkiye'de; 9 binden fazla bitki, 132 memeli, 454 kuş, 106 sürüngen, 345 balık türü ile yaklaşık 80 bin canlı türü yaşıyor.




    Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünün bu yıl yayınlanan 'Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim Kitabı'na göre, Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında en fazla memeli hayvan türüne sahip. 132 memeli hayvan türü bulunan Türkiye'yi Yunanistan (120), İtalya (115), Fransa (110), Almanya (94), Norveç (50) ve İngiltere (42) takip ediyor.




    Türkiye'de 9 ana başlık altında toplanan, faunası çoğunlukla Avrupa, Kafkasya ve Arap Yarımadası'ndan gelen memeli hayvanlar, ''Böçekçiller, yarasalar, tavşanlar, kemiriciler, deniz memelileri, yırtıcılar, sucul yırtıcı memeliler, tek toynaklılar, çift toynaklılar'' olarak sıralanıyor.




    Kitapta, zengin yaban hayatı ile dikkati çeken Türkiye'de, memeli hayvan, yerden havalanan av kuşları ve su kuşları avcılığı yapılırken,memeli hayvan avcılığının yapılacağı en uygun mevsimin sonbahar olduğu belirtiliyor. 




    Çevre kirliliği, usulsüz ve aşırı avlanmanın yaban hayatını tehditettiğine dikkat çekilen kitapta, şu bilgiye yer veriliyor:




    ''Bilinçsiz avlanma sonucu doğadaki hayvan popülasyonu azaldı ve birçok hayvan türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye'de yaşayan tüm memeli hayvanların ekolojileri ve popülasyon yoğunlukları bilimsel yöntemlerle araştırılarak, mevcut durumu ortaya konulmalı. Daha sonra koruma ve üretme alanları oluşturularak azalan popülasyonlar takviye edilmeli, avcılık belli kurallar dahilinde belli alanlarda, özellikle av hayvanı envanteri yapılmış sahalarda yapılmalıdır. Avcılar özellikle eğitilmelidir.''




    MEMELİ HAYVAN TÜRLERİ




    Kitapta, avcıların Türkiye'de karşılaşabilecekleri memeli hayvan türlerinin bir bölümü ise şöyle belirtiliyor:




    YABANDOMUZU: Orta ve Doğu Anadolu'da barınmalarına uygun çalı ve orman örtüsü bulunmayan geniş step ve düzlüklerin bulunduğu bir kaç ildışında her yerde rastlanır. Kırçıllı siyahtan açık boza kadar değişikrenklerine rastlanır. 20-25 yıl yaşarlar. Bek ve sürek avıyla avlanır.




    TAVŞAN: Anadolu'nun maki, ormanlık, çayır ve düzlükleri ile Trakya'nın benzer alanlarında bulunur. Halk arasında en çok bilinen avhayvanı olan tavşanların sürülmemiş çayır ve steplerin azalması sonucupopülasyon yoğunlukları azalmıştır.




    KURT: Trakya'da Istıranca, Koru Dağları ile Anadolu'da Marmara Bölgesi'nde Kaz Dağları Milli Parkı, Ege'den başlayarak Güneydoğu Anadolu'ya kadar uzanan Toroslar, Karadeniz Sıradağları, Orta ve Doğu Anadolu'nun dağlık kesimlerinde küçük gruplar halinde yaşamaktadırlar.Zararlı oldukları düşüncesiyle zehirli et ve sürek avıyla öldürülerek popülasyon yoğunlukları, türlerinin devamını tehlikeye sokacak kadar azalmıştır.




    ÇAKAL: Dağlık kesimlerde nehir ağızlarındaki geniş sazlıklarda, özellikle Kuzey Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yaşarlar. Kurtlarda olduğu gibi çakallar da yaşam alanlarının daralması, zararlı oldukları ve derilerinin satışı için zehirli etler ve sürek avıyla avlanarak sayıları türlerinin devamını tehlikeye sokacak derecede azalma gösteriyor. Anadolu'da ''çakal uluması''nın uğursuzluğuna inanıldığı için sıkça öldürülmüştür. Domuzların yavrularını yiyerek beslenen çakalların azalmasıyla son yıllarda yaban domuzlarının tarlalara verdiği zarar artıyor.




    TİLKİ: Türkiye'nin her yerinde rastlanır. Zehirli etle öldürülerek, post ve kuyruk elde etmek amacıyla yapılan yasak avlanma sonucu türlerinde bölgesel azalma görülüyor. Tilki, tarım zararlısı fareleri yiyerek, biyolojik dengeyi sağlıyor.




    AYI: Orta Toroslar, Uludağ, Kuzey Doğu Karadeniz ve Ege'deki ormanlık alanlarda mağara ve inlerde bulunuyor. Ekolojileri konusunda araştırma yapılmayan ayıların, doğal habitatlarının daralması nedeniyle türleri tehlike altında.




    SIRTLAN: Orta Toroslar'ın ıssız ve yüksek yerlerinde yaşadığı tahmin ediliyor. Ekolojisi konusunda son yıllarda çalışma yapılmadığından yayılışı, beslenmesi ve yaşamını sürdürüp sürdürmediğinet olarak bilinmiyor.




    KARAKULAK: Çanakkale, Muğla, Antalya, Kahramanmaraş ve Doğu'daki dağlık alanlarda yayılırlar. Popülasyon yoğunluğu bilinmiyor.




    KIZILGEYİK: Istıranca Dağları, Bolu Ormanları, Toroslar ve Çanakkale civarında geniş yapraklı karışık ormanlarda doğal yaşamını sürdürüyor. Nesli tehlikede olan bir tür olduğu için koruma altına alınması gerekiyor.




    SIĞIN (ALAGEYİK): Akdeniz Bölgesi ormanlarında yaşadığı bilinmekteydi. Son yıllarda doğada rastlanmadığı için nesli tükenmiş olabilir.




    KARACA: Akdeniz ve Karadeniz Dağları'nda bulunuyor. 




    YABANKEÇİSİ: Akdeniz ve Karadeniz Dağları'nda yaşıyor.




    ÇENGEL BOYNUZLU DAĞKEÇİSİ: Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Kaçkar Dağları'na sığınmış, popülasyonu tükenme tehlikesi altında olan bir tür.




    DAĞKOYUNU: Konya Bozdağ Koruma Alanı'nda yaşatılıyor.




    CEYLAN: Güneydoğu Anadolu'daki Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği'nde üretiliyor. Doğuda popülasyonu tükenmiş bir türdür.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı