Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye’yi yönetenler

BAŞBAKAN ile Dışişleri Bakanı’nın medyaya yönelttiği suçlamalarda ölçü kaçtı. <br><br>Başbakan, basının haber değerlendirmelerini yaparken çirkinleştiğini, hatta ahlaklı davranmadığını söyleyecek kadar sert bir üslup kullandı.

Gördüğü tepkileri ise pek umursamadı.

Belli ki Başbakan, kendi cemaati dışında kalan gazetecilerle olan ilişkilerine önem vermiyor.

Başbakan’ın sert karakterli bir insan olduğunu biliyoruz.

Onun için böyle bir söylem, bizim için sürpriz olmadı.

Gazeteciler sabırlıdır. Bu günlerin gelip geçici olduğunu çok iyi bilirler.

Ama bizi daha yumuşak bir üslup içinde olduğunu zannettiğimiz Dışişleri Bakanı çok şaşırttı.

Meğer bakan, Türk medyasına bakınca yabancı diplomatların ve servislerin manipülasyonlarına açık olduğunu görüyormuş.

Yani Türk medyasını, yabancı diplomatlar ve servisler kullanıyormuş. Bu çok ağır ve yersiz bir suçlama.

Eğer bakan çağrılara uyup bu iddiasını kanıtlama sorumluluğunu yerine getirmezse veya getiremezse iftiracı durumuna düşer.

Bu ülke AKP iktidarı tarafından bir garip yönetiliyor.

İhaleler keyfi yapılıyor, insanların, kurumların üzerine keyfi baskılar uygulanıyor.

Yasamada keyfi kararlar etkin oluyor, yargıya baskılar yapılıyor.

İktidarın bazı bakanları, ülkeyi kendi çiftlikleri gibi yönetme hakkına sahip olduklarını sanıyor.

Örneğin, çarşamba günkü Othello Operası’nın Atatürk Kültür Merkezi’ndeki provası, bakanlığın sürpriz bir kararıyla iptal ediliyor.

Sebep, AKM büyük salonunun o gün Maliye Bakanı Unakıtan’ın öğrencilerle yapacağı sohbet toplantısına ayrılması.
Sanatçıya gerekçe gösterilmeden provanın ertelendiği bildiriliyor.

Sanki İstanbul’da başka salon yok. Ama sayın büyüklerimizin keyifleri öyle istemiş, öyle de olmuş.

Ne var bunda canım? Unakıtan için bir Othello provası ertelenmiş, çok mu?

Şampiyonun mutlu günü

O Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu...

Gazanfer Bilge...

Önceki gün duygusal bir törenle Kocaeli Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktora unvanı verildi.

83 yaşındaki şampiyona bu unvan, sporda kazandığı altın madalyalar için değil, eğitime ve üniversiteye yaptığı hizmetler nedeniyle layık görüldü.

53 bin öğrencinin eğitim gördüğü Kocaeli Üniversitesi’nin Aslantepe, Umut Tepesi kampuslarından sonra üçüncüsü de "Gazanfer Bilge Kampusu" adını taşıyor. Törenin en anlamlı yanı, Gazanfer Bilge’nin ilk kez bir diploma almasıydı.

Çünkü yetiştiği dönemin ve ailenin içinde bulunduğu zorluklar nedeniyle 1948 Londra Olimpiyatları şampiyonunun ilkokul diploması yoktu.

Gazanfer Bilge sporu bıraktıktan sonra sıfırdan başladığı ticarette de büyük başarılara imza atmış, Türkiye’nin en büyük otobüs filosunu kurmuştu.

Kıbrıs çıkarması sırasında yüzlerce otobüsten oluşan filosunu, hiçbir karşılık beklemeden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emrine vermişti.

Ticari yaşamdan çekildikten sonra anaokulundan, özürlüler okulundan fakülte ve yüksekokullara, kimsesiz çocuklar yurdundan üniversite öğrenci yurtlarına kadar eğitim kurumu yaptırdı.

Koca şampiyonun en büyük emeli, başladığı tesisleri bitirmek.
X