"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Türkiye’ye sahip çıkalım

TUTUM, Yatırım ve Türk Malları Haftası içindeyiz.

Diyeceksiniz ki; “Yatırım yok!.. Türk Malları yok!.. Tutum (tasarruf) yok!..”
Haklısınız.
Bunlar yok, hafta var. Bir başka deyişle, adı var, kendi yok!..
Peki Türk Malları başta olmak üzere, yerli yatırımı, tutumlu olma özelliğimizi kimler yok etti?
Devleti borç içinde, milleti dert içinde bırakanlar kimler?
Borçlanma demek egemenliğin elden gitmesi demektir.
Bağımsızlığınızı elinizden almak isteyenler bizi seve seve borçlandırıyor!..
IMF politikalarıyla, Gümrük Birliği ile, özelleştirme talanıyla ülkemizin ekonomisi çökertilmiştir. Şimdi özel şirketlerin, bankaların, televizyonların da yabancıların eline geçmeye başladığı süreci yaşıyoruz. Yabancılara toprak ve mülk satışının serbest bırakılması teslimiyetin hangi boyutlara geldiğini gösteriyor!..
Kıbrıs’da verilen tavizler, adanın Türklerin elinden gitmesine neden olacaktır. Yavruvatanı veren, Anavatanı da verir!..
Denktaş’a dil uzatanlar, kimlere el uzattılar? Bir düşünsenize?
Yıllardır uygulanan yanlış politikalar, son iktidar zamanında teslimiyet noktasına gelmiştir!.. Yanlış politikalar ve yönlendirmelerle yabancı mallara, yabancı dillere, yabancı paraya ve yabancı kültüre düşkünlük tehlikeli noktaya gelmiştir. Üretmeden tüketmek şaşkınlıktır. Toplumun kredi kartlarıyla büyük alışveriş merkezlerine adeta hücum etmesi düşüncesizlikle bile izah edilemez.
Ulus devletler yıpratılarak; Yabancılaşmanın, sömürünün, yoksulluğun ve örtülü ? örtüsüz işgallerin nedeni, emperyalizmin “küreselleşme” kılığında ortaya çıkmasıdır. Bunu iyi görelim.
Yerli sanayi ve tarım ürünleri tüketmeye özen göstermeliyiz. Halkımızı ulusal bilinçle, ısrarla ve inatla Türk Malı kullanmaya çağırıyoruz. “Sadece benim özenli olmamla ne düzelecek” demeden, kişisel sorumluluğumuzu yerine getirmenin önemini ve anlamını iyi bilelim.
Unutmayalım: Büyük sorunlar ufak adımlarla çözülür. Her vatan severin yapabileceği bir şeyler vardır.
Kişisel sorumlulukları, kitlesel sorumluluk durumuna getirmeye çalışıyoruz. Lütfen omuz veriniz, katkı koyunuz.
Gelin elele verelim, gerçekleri birlikte görelim, yanlışlara dur diyelim... Mustafa DURNA

Bu karanlığın bir açıklaması var mı

ORAN Atatürk Sitesi’nde oturuyorum. Sokak lambalarıyla ilgili olarak size 3 sene önce de yazmıştım. Sağolun köşenizde yayınladınız ancak o aralar sadece yapmış olmak için uyduruk birşeyler yaptılar ve öylece kaldı. Halihazırda yarı aydınlanmış durumda oturuyoruz ve ana yollarda da sokak lambalarının yanmadığını gördükçe de halimize şükrediyoruz!....
En çok kullandığım yollar Oran-Yıldız-Birlik-Çankaya-Ahlatlıbel üzerinden Çayyolu... Hava karadıktan sonra bu yolları kullanmak bir azap artık... Çünkü yolların yarısından çoğunda lambalar yanmıyor... Örneğin, Oran Sitesi’ni Birlik’e bağlayan ve son derece işlek olan Nato Yolu’nun yarısı, Turan Güneş Bulvarı’nın bazı bölümleri, Oran Sitesi’ni Konya Yolu’na bağlayan ve EGO’nun bulunduğu yokuşun büyükçe bir bölümü, Ahlatlıbel üzerinden Çayyolu’na giderken kilometrelerce uzunluktaki yol...
Bunlar sadece benim görebildiklerim ve bu yollar uzun zamandır yanmıyor. Göz zevkine hitap etmese de Cinnah gibi aydınlanmaya razıyız artık. Hergün oyulan yollardaki çukurlara karanlık da olunca girmeyi engelleyemiyoruz. Hele yayaları asla göremiyoruz. Mazallah bir kaza olursa bu ortamı bizlere sunanlar değil direkt biz sorumlu oluruz. Funda IŞIKSAL
X