Gündem Haberleri

    Türkiye uzmanından seçim sonrası uyarısı

    Hürriyet Planet
    21.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Avrasya Grubu analisti Wolfango Piccoli, seçim sonrası süreçte Türkiye'nin önündeki senaryoları değerlendirerek, AK Parti'nin mecliste 367 sandalyeyi alamaması durumunda yaşanacak anayasa değişikliği gerginliğinin, Türkiye'deki risk faktörünü artıracağını söyledi.

    Son günlerde yapılan anketler Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 12 Haziran seçimlerinde büyük bir çoğunlukla mecliste iktidarı elde edeceğini gösteriyor. Ancak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın anayasayı referanduma başvurmadan değiştirebilmek için gereken 367 sandalyeyi elde etmesi olası görünmüyor.

     

    AK Parti’nin anayasa değişikliği ve cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılması konusundaki kararlılığı düşünüldüğünde, bu sonuç seçimlerin ardından hırçın bir siyasi mücadele yaşanacağına işaret ediyor. Böyle bir dalgalanma hali ekonomiyi güçlendirme girişimlerine engel olurken, Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını sağlamlaştırma çabalarının da önüne geçebilir.

     

    Anketler AK Parti’ye verilen desteğin yüzde 45-48 bandında olduğunu gösteriyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin oranı yüzde 25-28 civarındayken, Milliyetçi Hareket Partisi de yüzde 12-14 arasında bir oy alacakmış gibi görünüyor.

     

    BDP'DEN GÜÇLÜ PERFORMANS BEKLENİYOR

    Ancak Kürt yanlısı Barış ve Demokrasi Partisi’nin Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde güçlü bir performans göstermesi bekleniyor. Partinin adayları yüzde 10’luk seçim barajını aşabilmek için seçimlere bağımsız olarak giriyor. BDP’nin bu seçimlerden sonra sandalye sayısını 19’dan 25’e çıkarması bekleniyor.

     

    CHP’nin performansındaki yükselişle birlikte, BDP’nin milletvekili sayısındaki artış, AK Parti’nin 2007’deki kadar sandalyeye sahip olabilmek için oyların en az yüzde 50’sini alması gerektiğine işaret ediyor.

     

    Eğer seçim sonuçları anketlere paralel olursa, AK Parti’nin toplam sandalye sayısı 310 ile 335 arasında olacak. Bu rakam parti için yeterli çoğunluğa ulaşılması anlamına gelse de almak istediği süperçoğunluk için yeterli değil. AK Parti’nin bunu sağlayabilmesinin tek gerçek yolu MHP’nin yüzde 10 barajının altında kalması, BDP’nin ise Güneydoğu Anadolu’da başarılı olamaması.

     

    AK PARTİ KARARLI

    Ancak AK Parti anayasa reformunu başlatmaya kararlı görünüyor. 16 Nisan’da açıklanan seçim manifestosunda, partinin seçimlerden sonraki ilk önceliğinin yeni anayasa olduğu ifade ediliyor. Ancak AB’ye giriş çabalarının öldüğü söylenebilir. Erdoğan, parlamenter sistemin yerine başkanlık sistemi koymak istediğini açık açık dile getirdi. Daha sonraki süreçte de art arda beşer yıllık iki dönem başkanlık için yarışması bekleniyor.

     

    Erdoğan başkanlık sistemini Türkiye’ye getirmeyi başaramasa bile, yeni bir anayasa dengesizlik yaratabilir. Kürt milliyetçiler, Türk etnisitesiyle ilgili her türlü bahsin anayasadan çıkarılmasını istiyor. Böyle bir girişim hem muhalefetteki milliyetçilerden, hem de AK Parti’nin milliyetçi kanadından tepki alabilir.

     

    Benzer şekilde, anayasanın teoride değiştirilemez olan ilk dört maddesini değiştirme girişimi Kemalistlerin toplu protestolarına neden olurken, Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusuyla da sonuçlanabilir.

     

    AK Parti eğer beklendiği gibi süperçoğunluğa ulaşamazsa Türkiye’de siyaset Haziran seçimlerinden sonra hemen anayasa referandumuna odaklanacak. Bu da hükümetin önemli ekonomik meselelere ve uluslararası kamuoyundaki profilini güçlendirme çabalarına daha az zaman ayırmasına neden olacak.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı