“Türkiye ticaret merkezi olacak”

Hürriyet Haber
06.08.2014 - 13:46 | Son Güncelleme:

DHL Express Avrupa CEO’su John Pearson Türkiye’nin bir ticaret merkezi olmaması için bir neden görmediğini belirtti. DHL Express Türkiye CEO’su Markus Reckling ise Türkiye’nin kurumsal yapısı ve hukuk sisteminde büyük sürprizler yaratmayıp istikrarını koruduğu ölçüde doğrudan yabancı yatırım çekmeye devam edeceğini söyledi.

Türkiye 2013 Mayıs ayından beri ekonomiyi etkileyen finansal dalgalanma yaşıyor. Bunun yabancı sermayeli şirketlerin Türkiye’ye bakışına etkisi de önemli bir konu olarak dikkat çekiyor. Geçtiğimiz ay Türkiye’yi ziyaret eden DHL Express Avrupa CEO’su John Pearson ve DHL Express Türkiye CEO’su Markus Reckling Türkiye’ye bakışlarını ve Türkiye’deki KOBİ’leri değerlendirdi.

2013’ten bu yana dünyada yaşanan finansal dalgalanma Türkiye’yi de etkiledi. Yabancı bir yatırımcı olarak bu dalgalanmanın Türkiye’nin yatırım ortamını etkileyeceğini düşünüyor musunuz?
John Pearson: Bu, son üç hafta içinde Türkiye’ye ikinci gelişim. Türkiye pek çok artıya sahip, ilgi çekici bir ülke. Türkiye’de hem girişimcilik ruhu çok gelişmiş hem de çok iyi bir insan kaynağı var. Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olan Türkiye’nin ticaret hacmi giderek artıyor. Daha da önemlisi, Türkiye son yıllarda birçok Avrupa ülkesinden çok daha hızlı büyüyor. Burada birçok küresel şirket faaliyet gösteriyor. DHL Express Türkiye olarak Türkiye’nin bir ticaret merkezi olmaması için bir neden görmüyoruz. Türkiye’deki istikrardan çok memnunuz ve Türkiye ile ilgili olumlu görüşler içindeyiz. Şirketimiz DHL Express’in faaliyetleri birebir ticaretle bağlantılı. Bütün bu saydıklarım Türkiye’nin olduğu kadar şirketimizin de büyümesine katkıda bulunuyor. DHL Express olarak Türkiye’nin ekonomik büyümeye yönelik adımlarını destekliyoruz ve Türkiye’ye güveniyoruz. Dünya değişiyor. Para ve refah Batı’dan Doğu’ya kayıyor ve Türkiye benzersiz coğrafi konumuyla bu büyük dönüşümün tam ortasında yer alıyor.

Markus Reckling: Türkiye belli özelliklerinden ötürü doğrudan yabancı yatırım çekmek konusunda büyük potansiyel taşıyor. Türkiye’nin benzersiz bir coğrafi konumu var. Bir diğer avantajı da, son derece genç ve artan bir nüfusa sahip olması. Avrupa’nın yaşlandığı bir dönemde çok önemli bir avantaj bu. Üçüncüsü, etrafındaki istikrarsızlıklara rağmen Türkiye istikrarlı bir ülke. Bu coğrafyada doğrudan yabancı yatırımcılar yatırımlarının güvende olduğunu biliyor. DHL Express olarak Türkiye’nin ve Türkiye ekonomisinin son 10 yılda kat ettiği başarılarının son derece farkındayız. Türkiye, özellikle İstanbul bölgesinin dinamik ekonomisi, genç nüfusu ve gelişen altyapısı ile önde gelen bir lojistik ve ulaşım merkezi olabilir. Doğrudan yabancı yatırımcılar sürprizlerden pek hazzetmez. Doğrudan yabancı yatırımcılar için sağlıklı ve iyi işleyen kurumsal yapılar önemlidir. Türkiye, kurumsal yapısı ve hukuk sisteminde büyük sürprizler yaratmayıp istikrarını koruduğu ölçüde doğrudan yabancı yatırım çekmeye devam edecektir.

“Türkiye ticaret merkezi olacak”

DHL Express Avrupa CEO’su John Pearson (Solda) ve DHL Express Türkiye CEO’su Markus Reckling

Türkiye KOBİ’leriyle iş kolunuz gereği yakın temas halindesiniz. Gelişmiş ülkelerle kıyasladığınızda Türk KOBİ’lerinin avantajları ve dezavantajları sizce nedir?
JP: Son dönemde küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik fiyat politikası ve müşteri ilişkileri stratejimizi geliştirme kararı aldık. Bu doğrultuda, büyük şirketler için olduğu kadar küçük şirketler için de cazip bir iş ortağı hale geldiğimizi düşünüyorum. Türkiye’nin son derece girişimci bir ruha sahip, geniş bir KOBİ tabanı olduğunun farkındayız ve KOBİ’lerin Türkiye ekonomisi içindeki yerini çok önemsiyoruz. Türkiye ekonomisinde özellikle küçük işletmeler büyük yer kaplıyor ve onlara daha yakın olmak bizim gibi şirketler için çok önemli.

MR: KOBİ’ler Türkiye ekonomisinde çok önemli bir yer tutuyor. İhracatın yüzde 60’ını KOBİ’ler yapıyor. İstihdamın ise yüzde 78’ini sağlıyorlar. Türkiye 2023 itibariyle ihracatını 500 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor ve KOBİ’ler bu hedefe ulaşılması sürecinde büyük rol oynayacak. Büyük şirketlerin halihazırda son derece geniş gümrük departmanları var ve gümrük süreçlerinin her aşamasıyla bu departmanlar ilgileniyor. Ancak küçük şirketlerin çok azı gümrük işlemleri konusunda uzman istihdam ediyor. Bu nedenle bu müşterilerimiz için gümrük işlemleri karmaşa yaratabiliyor. Biz de KOBİ’lere gümrük işlemleri hakkında bilgi sunduğumuz özel programlar geliştirdik. Bir KOBİ masası oluşturduk.

KOBİ’lerin ihracata açılmasında nasıl bir rol oynuyorsunuz?
MR: DHL Express Türkiye olarak KOBİ’lere olan desteğimizi artırmak için 2013 yılında “KOBİ Express” uygulamamızı başlattık. Bu uygulamamız kapsamında “Mikro İhracat” paketimiz ile KOBİ’ler 150 kilograma ve 7 bin 500 Avro’ya kadar olan gönderilerini tek seferde yurtdışına gönderebiliyor. Geçen yıl bu paketimiz kapsamında 15 bin paket taşıdık ve 2 bin KOBİ bu paketimizi kullanarak ihracata başladı. KOBİ’ler mallarını ve numunelerini en fazla iki gün içinde Avrupa’ya gönderebiliyor. Bunun yanı sıra, KOBİ’lere yurtdışı pazarların özellikleri ve gümrük uygulamaları hakkında danışmanlık hizmeti sunuyoruz. KOBİ’ler bu hizmetlerimizi kullanarak ihracatlarını önemli ölçüde artırdı.

Ayrıca, KOBİ’lerin yurtdışı açılımlarını ve ihracatlarını artırmaları yolunda en iyi çözümleri hep birlikte üretmek için KOBİ’leri ve uzmanları bir araya getirdiğimiz seminerler düzenliyoruz. Bu seminerlerde KOBİ’lerin iş süreçlerini ve ihtiyaçlarını kendilerinden dinleme fırsatı buluyoruz. KOBİ’lere yönelik yeni hizmetler geliştirirken bu geri bildirimlerden faydalanıyoruz. KOBİ’ler seminerler esnasında yeni iş bağlantıları geliştirme fırsatı buluyor. Seminerlere katılan KOBİ’ler gerek birbirlerinin iş deneyimlerine gerekse konuk ettiğimiz uzmanların görüşlerine kulak verip aralarında tartışarak yeni iş yaklaşımları ediniyor. Seminerlerimiz ayrıca müşterilerimize uluslararası express taşımacılığının ne gibi kullanım alanları olduğunu ve uluslararası düzeyde nasıl iş yapılabileceğini anlattığımız bir eğitim alanı oluşturuyor. Müşterilerimiz bu seminerlere katılarak ihracat ve ithalat konusunda uzmanlaşıyor.

Her zaman onların yanında olmak için KOBİ’lerin 7/24 arayabilecekleri bir çağrı merkezi kurduk. Profesyonel müşteri temsilcilerimiz, KOBİ’lere destek olmak ve belli sektörler hakkında hazırladığımız ticaret kılavuzlarını paylaşmak üzere 7/24 hizmet veriyor.
Bunun yanı sıra, Türkiye’deki ihracatçıların ve KOBİ’lerin çalışmalarına desteğimizi göstermek ve Türkiye’nin ihracatını daha da geliştirmeye, zenginleştirmeye ve çeşitlendirmeye katkıda bulunmak için aralıksız 12 yıldır “İhracatın Yıldızları” yarışmasını düzenliyoruz. Bu etkinlik, Türkiye’nin ihracat atağında payı olan şirketlerin başarılarına bir saygı duruşu niteliğinde. DHL Express Türkiye, tüm Türkiye’yi dünyanın geri kalanına diğerlerinden daha hızlı ve daha güvenilir bir şekilde bağlamaktan gurur duyuyor.
Hizmetlerimizden faydalanan KOBİ’ler önemli başarılara imza atıyor. Örneğin, Tahir Eğinci’nin İznik Klasik adıyla 1996 yılından beri ekibiyle birlikte ürettiği Türkiye’ye özgü bir el sanatı olan çinileri, son yıllarda dünyada pek çok ülkede alıcı buluyor. Bugüne kadar eski ABD Başkanı Bill Clinton’dan aktör Russell Crowe’a, NBA’in San Antonio Spurs takımının koçu Greg Popovic’ten ünlü TV starı Oprah Winfrey’e kadar pek çok ünlü ismin raflarında yer bulan İznik Çinileri, DHL Express’in Mikro İhracat servisi ile Amerika’dan Avusturalya’ya kadar rahatça ulaşıyor. İznik Çini firması, toplam satışının yaklaşık yüzde 80’ini yurtdışına ihraç ediyor.

Denizli’den 1988 doğumlu Mustafa Hayrettin Aydın ve ortağı Umut Sargın şu anda aynı hizmeti kullanarak İngiltere’de Almanya’ya, Avustralya’dan Kanarya Adaları’na kadar onlarca ülkeye peştemal satıyor. Mustafa Hayrettin Aydın ve ortağı, DHL Express’in KOBİ’lere yönelik Mikro İhracat paketlerini kullanarak gönderilerini dünyanın dört bir yanına uygun fiyatlarla hızlı ve güvenli bir şekilde gönderdiklerini, bunun da işlerini çok kolaylaştırdığını vurguluyorlar.

Bu yıl Türkiye’ye yapacağınız yatırımlardan bahsedebilir misiniz? Hangi alanlarda ve ne kadar yatırım öngörülüyor?
JP: Türkiye, bizim DHL Express olarak çizdiğimiz yeni stratejimizde öncelikli hale getirdiğimiz hızla büyüyen ülkelerden bir tanesi. Uluslararası express taşımacılık sektörü çok heyecan verici bir sektör, çünkü küresel büyüme rakamlarının üzerinde büyüyor. Türkiye’de de bu böyle. Dünyada ve Türkiye ekspress taşımacılık sektörünün lideri olarak her gün büyüme rakamlarımızı artırmak için çalışıyoruz. DHL Express Türkiye’nin şirketimizin küresel olarak belirlediği 2020 Stratejisi’ne büyük katkılar sunacağına kuşkumuz yok. Yükselen piyasalar bugün Grup gelirlerimizin yüzde 20’sini oluşturuyor. 2020 yılı itibariyle bu oranı yüzde 30’a çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye de Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerle birlikte öncelikli ülkelerden biri olacak bizim için. Bu doğrultuda, Türkiye’ye geçen yıla oranla üç kat daha fazla yatırım yapmayı planlıyoruz. Türkiye’de tekstil, sağlık ve otomotiv gibi sektörler çok hızlı büyüyor. Bu sektörlerdeki hızlı büyüme doğrultusunda yatırımlarımızı şekillendireceğiz.
MR: Burada otomotivle ilgili hizmetlerimizle ilgili küçük bir örnek vermeme izin verin. Türkiye'de faaliyet gösteren otomotiv devleri parçaların büyük bölümünü Türkiye'de değil, Avrupa'daki başka bir depoda saklıyor. İşte biz tam o noktada devreye giriyoruz. Avrupa'daki yedek parçanın ertesi sabah Türkiye'de olmasını sağlıyoruz, böylece araç o günün akşamına hazır olabiliyor. Son yıllarda Türkiye’ye milyonlarca Avro yatırım yaptık. Müşterilerimize daha iyi hizmet vermek için Atatürk Havalimanı’nda operasyon merkezimize ve Hadımköy’deki operasyon merkezimize yatırım yaptık. Son dönemde yaptığımız yatırımlarla Ankara’daki operasyon merkezimizin kapasitesini 15 kat artırdık. Şimdi Denizli’dedaha büyük bir hizmet merkezine taşınmayı planlıyoruz. Her yıl filomuza 100 yeni araç katılıyor. Daha da önemlisi, çalışanlarımıza yatırım yapıyoruz. Bugün DHL Express Türkiye bünyesinde çalışan 1000’e yakın çalışanımız aynı zamanda kendi alanlarında “Sertifikalı Uluslararası Uzmanlar”. Bizim sektörümüzde her şirket filo ya da tesis yatırımı yapıyor. Bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliğimizin, insan kaynaklarımıza yaptığımız yatırımlar olduğunu düşünüyorum.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı