Gündem Haberleri

    'Türkiye suyu silah gibi kullanmaz'

    A.A
    14.05.2008 - 09:49 | Son Güncelleme:

    Dışişleri Bakanlığı Enerji, Su ve Çevre İşleri Genel Müdür Yardımcısı Vural Altay, "Türkiye'nin suyu silah gibi kullanmak gibi bir niyeti hiçbir zaman olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır" dedi.

    BM'de düzenlenen "5. Dünya Su Forumu İstanbul 2009" tanıtım toplantısında forumla ilgili detaylı sunum yapan Altay, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selim Kuneralp ile birlikte, toplantının ardından Türk gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    "Türkiye'nin komşu ülkelerle su konusundaki mevcut ilişkilerini yeni bir işbirliği alanı olarak görüyoruz" diye konuşan Altay, su konusunun kesinlikle ileride çatışmaya imkan verecek bir konu olmadığını düşündüklerini söyledi.

    Türkiye'nin su konusundaki yükümlülüklerini özellikle komşu ülkelere yönelik olarak her zaman yerine getirdiğini vurgulayan Altay, Türkiye'nin Dicle ve Fırat nehirlerinden vermesi gerekenden çok daha fazla su bıraktığını, bunun dökümlere bakıldığında açıkça görüldüğünü söyledi.
    Altay, "Türkiye'nin suyu silah gibi kullanmak gibi bir niyeti hiçbir zaman olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır" dedi.

    Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selim Kuneralp da toplantıdaki konuşmasında, kıtalar, dinler, kültürler ve medeniyetler arasında kavşak niteliğinde özel konuma sahip Türkiye'de 16-22 Mart 2009'da düzenlenecek 5. Dünya Su Forumu İstanbul toplantısının ana temasının "Su İçin Farklılıkların Birleştirilmesi" olduğunu ve toplantının yerel, ulusal, bölgesel ve küresel düzeydeki tüm ilgili taraflar arasındaki diyaloğu, etkileşimi ve işbirliğini geliştirmeyi amaçladığını söyledi.

    "SU KONUSUNDA BİLİNÇ YARATMAK"

    Türkiye'nin bir yandan kalkınmakta olan bir ülke, diğer yandan AB ile katılım müzakereleri yürüten bir ülke olarak su konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki farklı bakışları anladığını kaydeden Kuneralp, Türkiye'nin bu kapsamda iki grup arasında "köprü" görevi görebileceğini anlattı.


    Kuneralp, "tematik, yerel ve siyasi" süreçleri içeren forumun siyasi ayağının amacının, siyasi düzeyde su meselesine karşı bilinç yaratmak ve bugünkü su sorunlarına yeni ve somut yanıtlar verilmesini sağlayacak siyasi gündem oluşturmak olduğunu vurguladı.

    Kuneralp, forum kapsamında 20-22 Martta bakanlar konferansı düzenleneceğini belirterek, konferansın sonunda 22 Mart Dünya Su Gününde bir bakanlar bildirisi ve bakanlar gündemi kabul edileceğini kaydetti. Kuneralp, bu kapsamda tüm ülkelerin temsilcilerini foruma katılmaya davet etti.

    Dışişleri Bakanlığı Enerji, Su ve Çevre İşleri Genel Müdür Yardımcısı Vural Altay da tanıtım toplantısında, 5. Dünya Su Forumu, gündem maddeleriyle ilgili detaylı bilgiler içeren bir sunum yaptı. Altay, bu kapsamda forum boyunca 100 oturum yapılacağını, 22 konu başlığı ve 6 ana temanın tartışılacağını söyledi.
    Kuneralp ve Altay, daha sonra Türk gazetecilerine yaptıkları açıklamalarda, BM'deki tanıtım toplantısının son derece verimli geçtiğini ve tanıtım toplantısında eski BM Çevre Programı (UNEP) Genel Sekreteri Klaus Töpfer'in bulunmasının çok yararlı olduğunu söyledi.

    Toplantıya sivil toplum örgütleri temsilcilerinin ilgisinin büyük olduğunu belirten Kuneralp, su ve çevre gibi konuların sadece hükümetleri değil, bütün toplumları ilgilendirdiğini belirtti.

    İstanbul Forumuna 20 bin kişinin yanı sıra 15 kadar devlet ve hükümet başkanının katılmasının beklendiğini belirten Kuneralp, forumun yansımalarının çok büyük olacağını söyledi.

    Beşincisi düzenlenecek Dünya Su Forumunun amacının su sorunlarına olan duyarlılığı artırmak ve bu sorunları dünya gündeminin ön sıralarına taşımak olduğunu belirten Kuneralp, forumun Türkiye'de yapılmasının Türkiye'nin prestijine büyük katkılarda bulunacağını söyledi.

    "İSTANBUL ÖNCESİ, İSTANBUL SONRASI"

    Vural Altay da forumun üç yılda bir yapıldığını anımsatarak, forumun su konusunda karar alıcıları teşvik etmek ve suyla ilgili tarafları bir araya getirmek gibi önemli bir görevi yerine getireceğini söyledi.


    İstanbul'daki forum çalışmalarına "iddialı" başladıklarını vurgulayan Altay, "Bizim arzumuz, dünya su forumlarından söz edilirken, 'İstanbul Forumu öncesi ve İstanbul Forumu sonrası' şeklinde bir ayırıma gidilmesi" dedi.

    İstanbul Forumunda birtakım yenilikler yapıldığını vurgulayan Altay, "Forum çerçevesinde ilk kez yerel yönetimler, parlamenterler, hükümet düzeyindeki yetkililer bir araya gelecek ve birlikte bazı önerilerde bulunacak" dedi.

    "TÜRKİYE'NİN EV SAHİPLİĞİ YAPMASI ÇOK YARARLI"

    5. Dünya Su Forumu Su Elçisi, eski Almanya Çevre Bakanı ve BM Çevre Programının (UNEP) eski Genel Sekreteri Klaus Töpfer de toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin böylesine önemli bir su zirvesine ev sahipliği yapmasının son derece önemli olduğunu belirterek, Türkiye'ye birkaç kez teşekkür etti.
    AA'ya açıklama yapan Töpfer, tanıtım toplantısının BM merkezinde düzenlenmesinin çok yararlı, su konusunun "hiç bitmeyen bir hikaye", o yüzden bu konuda toplantılar yapılmasının son derece önemli olduğunu söyledi.


    "Gelecek yıl İstanbul'da düzenlenecek Su Forumu en başta bir araya gelmek ve bütünleşmek açısından çok önemli" diyen Töpfer, tüm ilgili tarafların bu toplantıda olmasının gerekliliğinden söz etti.

    İstanbul'un bu kapsamda iyi bir tarihi bulunduğunu vurgulayan Töpfer, İstanbul'da HABİTAT-II toplantısının başarıyla yapıldığını anımsattı.
    Suyun "kısıtlı ve sınırları aşan bir kaynak" olduğunu belirten Töpfer, barışçıl bir dünyanın merkezinde suyun bulunduğunu herkesin bildiğini söyledi.
    "Bu açıdan Türkiye'nin bu toplantıya ev sahipliği yapmaya karar vermesi çok yararlı" olacak diye konuşan Töpfer, "mega kent" olan İstanbul'un kendisinin de su meselesiyle uğraştığını söyledi.

    "SU SORUNLARI, BİZİ İŞBİRLİĞİNE YÖNELTİYOR"

    BM'deki tanıtım toplantısının başkanlığını yapan 5. Dünya Su Forumu Genel Sekreter Vekili Prof. Dr. Ahmet Mete Saatçi de konferansla ilgili olarak AA'nın sorularını yanıtladı.


    Saatçi, toplantıya beklediklerinden çok daha fazla insan geldiğini, toplantıya katılan kadınlar, gençler, çiftçiler gibi temel grupları temsil eden kişilerin görüşlerini öğrenmeye ve dünya platformunda onların fikirlerini yaymaya çalıştıklarını söyledi.

    "Forum herkesin konuşacağı bir ortam demek" diyen Saatçi, forum öncesinde internet ortamında "sanal toplantı alanı" kurduklarını, bunun çok yararlı bir iletişim ortamı sağlayacağını belirtti.

    Saatçi, forumun yerel kısmında belediye başkanlarının "İstanbul Su Mutabakatını" kabul etmesini beklediğini belirterek, bunun çok önemli olduğunu, çünkü belediyelerin "işin tatbikatını" yaptığını söyledi.

    Saatçi, Türkiye'deki su tasarrufuyla ilgili bir soru üzerine, "İstanbul'da suyu az harcarsanız çok az para veriyorsunuz, ne zaman suyu fiyatlandırmaya başlıyorsunuz, o zaman insanlar tedbir alıyor" dedi ve küresel düzeyde su tüketimi konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
    "Küresel düzeyde içilebilecek suyu tarıma yönlendirmek yerine, atık suların arıtılarak tarımda kullanılması gerek" diye konuşan Saatçi, dünyadaki içilebilir su kaynaklarının yüzde 70'nin tarımda kullanılmasına "dur" denilmesi gerektiğini belirtti.

    Saatçi, dünyanın çok yerinde atık suların düzgün şekilde tarımda kullanılmadığını belirterek, Türkiye'nin yavaş yavaş bu teknolojiye yöneldiğini anlattı. Örneğin suyu endüstriyel alanda (çelik üretmek gibi) çok fazla kullanan Çin'de gıda sıkıntısının çıkabileceğini belirten Saatçi, bu kapsamda dünyada işbirliğinin şart olduğunu söyledi.

    "Su sorunları bizi işbirliğine yöneltiyor" diyen Saatçi, tarih boyunca insanların zaman zaman çıkan su sorunlarına rağmen, sonuçta aralarında anlaşmaya çalıştıklarını belirterek, "Su nedeniyle çıkan harpler o kadar fazla değil, bu biraz abartılıyor, çok çözüm yolları var" dedi.

    Saatçi, forumun bir amacının da su konusunda "sıcak noktaları tespit etmek olduğunu" söyledi.

    Saatçi, Türkiye'de musluk suyunun içilip içilemeyeceğiyle ilgili bir soru üzerine, yine İstanbul'dan örnek vererek, atık tesislerinin son derece iyi çalıştığını, ancak suyun evlere gelene dek çeşitli bakımsızlıklar yüzünden kirlenebileceğini söyledi.

    "SU HİÇ BU KADAR TÜKETİLMEDİ"

    Dünya Su Konseyi Yönetim Müdürü Daniel Zimmer de toplantıda yaptığı konuşmada, "suyun insanlık tarihinde bugün olduğu kadar çok tüketilmediğini ve kirletilmediğini, su ile gıda üretimi arasındaki ilişkinin hiç bu derece iç içe olmadığını, su kıtlığının hiçbir zaman bu kadar çok insanı tehlikeye atmadığını" söyledi.
    Zimmer, bugün Myanmar'da görüldüğü gibi iklim değişikliğinin beklenen olumsuz sonuçlarından en fazla yoksul ülkelerin zarar göreceğini belirtti.


    Suyun "yaşamın kaynağı" olduğunu belirten Zimmer, insanlığın kalkınmasının her aşamasında önemli olan suyun giderek azalmasının, su konusunu giderek daha fazla oranda siyasi hale getirdiğini söyledi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı