Dünya Haberleri

    Türkiye satrançta stratejik taş

    Nerdun HACIOĞLU/MOSKOVA
    22.01.2002 - 02:02 | Son Güncelleme:

    Dünya satranç ustası Gary Kasparov, demokrasinin işlediği tek Müslüman ülke olan Türkiye'nin İslami kökenli aşırı dinciliğe karşı model oluşturabileceğini söyledi. Kasparov, ancak Türkiye'nin tamamiyle Batı cephesine çekilmesi halinde terörizme nihai darbenin vurulabileceğini ifade etti.

    Azerbaycanlı Ermeni Gary Kasparov, The Wall Street Journal Gazetesi'nde yayınlanan ‘‘Düşmanı belirleme zamanı geldi’’ başlıklı yazısında Kasparov, aşırı dinci terörle mücadelede Türkiye'nin önemli rol oynayabileceğini belirtti. Kasparov yazısında henüz uluslararası toplumun terörizmin tanımlamasını yapmadığını ve düşmanı belirlemediğini kaydetti. Uzun-vadeli düşmanlardan biri olan Saddam'ın kellesinin pahalıya patlayabileceğine işaret eden Kasparov, aşırı dinci problemlerin çoğunun arkasında Suudiler'in Vahabi gruplarının olduğuna dikkati çekti. ‘‘Biz, sık sık söylendiği gibi İslam ile savaşmıyoruz. Ancak İslam'ın bir bölümü - köktendinciler, militanlar, - bizimle savaşıyor. Sadece teröristlerin değil, bunlara sponsorluk eden ılımlı rejimlerin de Batı'nın düşmanı olduğuna işaret eden Kasparov, ‘‘Bu güçleri yenmek için ne yapmalıyız?’’ sorusunu sordu. Teröre destek veren ülkelerin belirlenmesini, Üçüncü Dünya ülkelerindeki sosyal şartların iyileştirilmesi gerektiğini belirten Kasparov, ancak demokrasiyi benimsemiş Müslüman Türkiye örneğiyle aşırı dinci terörle savaşta daha acil bir adımın atılabileceğini belirtti. Kasparov'un açıklamaları Ermeni basınında da geniş yer aldı.

    Terörle savaşı birlikte kazanabiliriz

    KASPAROV, Türkiye'nin uluslarası satrançta oynayabileceği rolü şöyle tanımladı:

    ‘‘Militan köktendinci İslam'a karşı ilerleme sağlamadan önce İslam ile liberal demokrasinin barış ve işbirliği içinde başarılı bir şekilde varolabileceğini gösteren yaşayan bir misal göstermeliyiz. Bildiğim kadarıyla Türkiye - uzun zamandır sadık bir NATO ülkesi - demokrasi sürecinin kabul gördüğü, şeriatın devlet işlerine müdahale etmediği ve anti-Semitizmin yönetenlerin maşası olmadığı dünyanın tek Müslüman ülkesi.

    Günümüz Türkiye'si Avrupa Birliği kapısında uzun bir kuyrukta sıkışmış bekliyor ve bu meselenin daha ciddi ele alınması can alıcı bir nokta. Türkiye'nin Osmanlı'nın 1915'teki Ermeni katliamıyla ilgili araştırma başlatması, insan hakları ihlalleri, Kürt meselesi ve ekonomi gibi çözmesi gereken önemli sorunları var. Ekonomi dışındaki siyasi sorunlar iki tarafın da arzu ve kararlılığına bağlıdır. Ancak büyük bir Müslüman ülke tamamen Batı'nın saflarında işbirliği yaptığında kendisini kurnazca İslami renklere bürüyen global terörizme karşı nihai seferberlik çağrısı yapılabilir.’’
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı