Türkiye Samuray piyasasına giriyor

Aysel ALP / ANKARA
11.12.2009 - 13:29 | Son Güncelleme:

Türkiye, 2001 yılından bu güne giremediği Japon Samuray piyasasına girmek için harekete geçti.

Hazine Müsteşarlığı, söz konusu piyasa koşullarına ilişkin talebini iletirken; koşulların uygun olması durumunda Türkiye on yıl aradan sonra yeniden Samuray piyasasından borçlanacak. Bu arada 2010 yılı finansman hesabını IMF’siz seçeneğe göre yapan Hazine, Körfez ülkelerine yönelik faizsiz enstrüman çıkarmayı ‘şimdilik’ düşünmüyor.

Samuray piyasasında 90’lı yıllarda aktif olarak yer alan Hazine, yeniden bu piyasada borçlanmak için hazırlıklara başladı. Gelişmekte olan ekonomilere piyasasını kapatan Japonlar, dünya krizinin ardından Japon Uluslar arası İşbirliği Bankası (JPIC) garantisi şartıyla gelişmekte olan ülkelere yeniden kapılarını aralayınca Türkiye de başvurusunu yaptı. Bir yetkili, Hazine ve Dünya Bankası toplantıları nedeniyle Türkiye’ye gelen JPIC Başkanına
Türkiye’nin borçlanma talebinin iletildiğini açıkladı. Borçlanma koşullarına ilişkin bilgi hazırlıklarının sürdüğünü belirten yetkili, “Şu an onlar bu talebe ilişkin çalışmalarını sürdürüyorlar. Koşulları uygun görürsek bu Japon piyasasına yeniden girmeyi hedefliyoruz” dedi. Ancak Samuray piyasasından borçlanma konusunun 2010 programındaki 5.5 milyarlık tahvil ihracı içinde yer almadığını vurguladı.

En son 21 Kasım 2000 tarihinde Japon piyasasından borçlanan Türkiye, 1992-2000 yılları arasında 19 ihraçta toplam 8 milyar dolarlık borçlanma gerçekleştirmişti. Söz konusu tahvillere ilişkin en son ödemeyi ise 2004 yılında yapmıştı.

Faizsiz enstrüman yok!

Hazine, 2010 yılında sadece Körfez ülkelerine yönelik bir enstrüman hazırlamayı düşünmüyor. Hazine yetkilisi, “Körfez ülkelerine gidip sadece orada talep görebilecek bir enstrüman; sukuk veya kira sertifikaları türü borçlanma senedi türü 2010 programımızda da yok” dedi. Ancak yetkili bunun olmayacağı anlamına gelmediğini sadece Körfez’e yönelik özel bir finansman programlamadıkların tekrarladı.

Faiz yükselebilir!

Dubai, Yunanistan ve İspanya gibi ekonomilerde meydana gelen krizin Türkiye’yi hangi ölçüde etkileyeceğini sorduğumuz bir Hazine yetkilisi, Türkiye’nin  dünya krizinde mali sektörün dayanıklılığı, kamu finansmanı, ekonominin dinamizmi ve toparlanma hızı bakımından başarılı bir performans sergilediğini vurguladı.  Bunun hem yatırımcılar tarafından tercih edilmesi hem de not yükseltilmesiyle teyit edildiğine dikkat çekti.

Ancak bu tür ülkelerdeki gelişmelerin aynı kategorideki tüm ülkeleri etkilediğini belirterek, borçlanma maliyetlerinde küçük çaplı artışlar olabileceğini söyledi.

Aynı yetkili, “Temel olan ekonominiz dayanıklılığını koruyor mu; dengeleri ciddi şekilde sarsacak dalgalanmalar oluyor mu olmuyor mu, buna bakmak lazım. Bu anlamda biz güçlü, güvenli olumlu noktadayız” dedi.

Temkinliyiz!

2010 finansman programında iyimser olmakla eleştirilen Hazine, ‘iyimser’ değil ‘temkinliyiz’ görüşünde.  Hem mali piyasalarda hem de reel ekonomideki olumlu gelişmelere rağmen ‘temkinli’ olmayı tercih ettiklerini belirten bir Hazine yetkilisi, faiz ve kur varsayımlarında piyasa beklenti ve öngörülerini dikkate aldıklarını vurguladı. Dolayısıyla da 2010 yılı için öngörülen 200 milyarlık borç servisinde tereddüt olmaması gerektiğini söyledi.

Özelleştirmenin yarısı dikkate alındı!

Hazine, finansman programını, 2010 yılı özelleştirme beklentisini bütçede öngörülen 10.4 milyar yerine 5.2 milyar gelecekmiş gibi hazırladı. Bu öngörünün özelleştirme hedefine ulaşılamayacağı kuşkusundan kaynaklanmadığını belirten bir Hazine yetkilisi, uluslar arası piyasalardaki olumlu gelişmeler ve portföydeki özelleştirmeler dikkate alındığında buna ulaşmada zorluk olmadığını söyledi.

Dışardan 9 milyar!

2010 yılında Hazine 13.7 milyar lira; yaklaşık 9 milyar dolar dış borçlanma yapacak. Bunun 5.5 milyar doları eurobond ihraçlarından, 3.5 milyar doları ise DB ve Avrupa Yatırım Bankasından sağlanacak proje finansmanından oluşuyor.

IMF parası gelirse ne olacak?

2010 yılında 200.3 milyarlık borç ödemesi yapacak olan Hazine, bunun yüzde 99.5’ini borçlanarak karşılayacak. Bu hesabını IMF kaynağı gelmeyecekmiş senaryosuyla hazırlayan Hazine, IMF anlaşması olursa ya da özelleştirme geliri öngörülenden fazla gerçekleşirse; .bu kaynağın bir bölümünü iç borç ödemede bir bölümünü de Hazine rezervlerini güçlendirmede kullanacak.


 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı