Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Türkiye’nin riskli bahsi

    Hürriyet Haber
    28.08.2009 - 14:37 | Son Güncelleme: 28.08.2009 - 15:13

    Türkiye bariz bir yenilgiyi geçici bir zafere dönüştürmeyi başardı.

    Bu yılın başlarında IMF’yle yapılan müzakerelerde pazarlık yaklaşımının benimsenmesi, ülkenin küresel bir krizin ortasında elinde bir destek planı olmadan ortada kalmasına neden oldu.

    Ancak Türkiye hem bir ekonomik felaketi hem de IMF kredilerinin sonucunda doğacak kısıtlamaları önlemeyi başardı. Ama ekonomisindeki kırılganlık sürüyor.

    Türkiye Şubat ayında müzakerelerden geri adım attığında, ekonomistler, hükümetin yatırımcılar gözündeki kredibilitesini yitirerek, elindeki herşeyi kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısını yapmışlardı.

    Ayrıca ülkenin yıllardır süregelen yüksek enflasyon sorunu ve artan borçlanma maliyetleriyle başa çıkabilmek için eline geçen en iyi fırsatı kaçırdığı da söylenmişti.

    Ancak uzmanlar daha fazla yanılamazlardı. Müzakereler askıya alındığından bu yana İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yüzde 79 değer kazanırken, hazine bonolarının getirisi rekor seviyelere indi.

    Ayrıca enflasyon da yüzde 5.4 ile Merkez Bankası’nın yılsonu hedefinin altında seyrediyor. Gayrı safi yurtiçi hasılanın (GSMH) bu yıl yüzde 2 oranında artması beklenirken, dövize kaçış ise çok muhtemel görünmüyor.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin IMF desteği olmadan da idare edebileceğinin altını çiziyordu. Her ne kadar buna hakkı olduğunu inansa da de Başbakan’ın böbürlenmek için bir kez daha düşünmesi gerekiyor.

    Çünkü Türkiye’nin başarısı büyük oranda hükümetin kontrolünde olmayan faktörlerin bir araya gelmesinin bir sonucu. Hem hisse piyasası hem de tahvil getirileri, riskli varlıkların küresel boyutta yaşadığı toparlanmadan payını almış durumda.

    Enflasyon oranlarının neredeyse yarıya inmiş olması ise petrol fiyatlarındaki ve iç tüketimdeki düşüşten kaynaklanıyor.

    Sanayi üretimi, Haziran ayında da önceki on ayda olduğu gibi düşüşteydi. İşsizlik oranı ise yüzde 15’lerde seyrediyor.

    Merkez Bankası kesin bir iyileşme belirtisi görülmedikçe faiz indirimlerinin devam edeceğini sinyalini verdi. Şu anda yüzde 7.75 seviyesinde bulunan faizde bugüne kadar dokuz puanlık indirim yapıldı.

    Diğer yandan bu yılki bütçe açığının GSYH’nin yüzde 5’i olması bekleniyor. Dolayısıyla giderek bozulan kamu maliyesinin durumu, faizlerin nereye kadar indirileceğini belirleyen faktör olacak. Yetkililer IMF’den kredi alsalar da almasalar da dikkatli olmak zorundalar.

    *Breakingviews.com tarafından hazırlanan bu makale, 27 Ağustos 2009 tarihinde New York Times gazetesinin internet sitesinde "Turkey's risky bet" başlığıyla yayınlanmış, Türkçe çevirisi hurriyet.com.tr tarafından yapılmıştır. (ST)

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı