Gündem Haberleri

    Türkiye’nin en doğru yolu AB’dir

    Hürriyet Haber
    03.10.2008 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, iki Almanya’nın birleşmesi ve Türkiye’nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başlamasının yıldönümleri nedeniyle Hürriyet için özel bir makale yazdı.

    Steinmeier, AKP hükümetine "AB yolunda reformları sürdür" çağrısında bulunarak, Türkiye’nin AB yolunun ’doğru yol’ olduğunu söyledi. Steinmeier’in, ’Almanya ve Türkiye: Geleceğe Doğru Birlikte’ başlıklı makalesi şöyle:

    18 yıl önce bugün bütün Almanya’da insanlar kutlama sevinci içindeydiler. Yeniden birleşme, ülkemiz için büyük bir gündü. Almanya birleşmişti ve blokların cepheleşmesinin sona ermesiyle birlikte giderek birleşen Avrupa’nın kalbine yerleşiyordu. Seyahat ülkesi, trafik kesişme noktası, ekonomi merkezi ülkemizi günümüzde giderek artan sayıda insan ziyaret ediyor. Ve ziyaretçilerin birçoğu ülkemizi dünyaya açık, geleceğe endeksli ve misafirperver buluyor. Ve renkli. Hiç şüphe yok: Bunda, sayıları pek çok Türk asıllı insanlarımızın da katkısı var!

    Dünya Frankfurt’ta Türk edebiyatını tanıyacak

    Ama ülkelerimizin arasındaki sıkı bağlar sadece bundan kaynaklanmıyor. Almanya ve Türkiye arasında siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel yoğun bir ortaklık var. Birkaç gün sonra Türkiye’nin konuk ülke olduğu Frankfurt Kitap Fuarı başlıyor. Önümüzdeki hafta Berlin’de "Popkomm" başlayacak ve müzik endüstrisinin güncel trendlerini tanıtacak bu yıl burada da ortak ülke Türkiye olacak. Bunlar, Türkiye’nin Almanya’da dünya seyircisi önünde kendini tanıtmasının iki örneği. Ve biz Türk edebiyatının ve müziğinin ne kadar zengin olduğunu bir kere daha göreceğiz.

    Türk-Alman Üniversitesi gençlere yol açacak

    Diğer taraftan Alman kültürü de Türkiye’de büyük bir şekilde sahne alacak: Ekim ve kasım aylarında "Türkiye’de Alman Kültür Esintileri" başlığı altında Alman Kültür Haftaları düzenlenecek. Bu gibi etkinlikler önemlidir. Çünkü bu şekilde insanlar dostlarının kültürünün ne kadar heyecan ve ilham verici ve de zenginleştirici olduğunu yakından yaşayabiliyorlar. Ama kalıcı yapıları da yaratmamız gerekiyor. Bu nedenden ötürü Eğitim Bakanımız ve ben, Türk Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile birlikte Mayıs ayında Türk-Alman Üniversitesi’ni kurduk. Çünkü, birlikte öğrenim gören genç insanlar daha sonra ortak çözümleri de birlikte ararlar.

    3 Ekim iki ülke için de önemli tarih

    Bugüne, 3 Ekim’e dönelim. Biz Almanlar için bu tarihi bir gün. Ama Türkiye için de bu tarih önemli bir siyasi gelişme ile bağlantılıdır. Üç yıl önce AB ile katılım müzakereleri başladı. Federal hükümet bu müzakereleri başından itibaren destekledi ve gelecekte de sürecin ilerlemesi için destek sağlayacağız.

    AB katılımına giden uzun yolun Türkiye’de kimilerine belki fazla zahmetli göründüğünü biliyorum. Yine de bunun doğru yol olduğundan kesinlikle eminim. Başlatılan reformların sürdürülmesi gerekiyor. Avrupa perspektifinin Türkiye’de ekonomiye ve topluma ivme kazandırdığını sanıyorum; ve ülkenin istikrarına, geçtiğimiz yılların refahına katkıda bulunduğuna. Bu hepimiz için ilgili çalışmalarımıza kararlı bir şekilde devam etmek için yeterli bir nedendir.

    Gül’ün Erivan’a gitmesi çok önemli

    Dış politikada da bizi birbirimize bağlayan çıkarlarımız var. Uluslararası ve bölgesel istikrar ortak konumuz. Kafkaslar’daki ihtilaf, barışın doğrudan kapımızın önünde ne denli kırılgan olabileceğini gösterdi. Türk hükümetinin krizin çözümüne katkıda bulunmak üzere gösterdiği yoğun çabaları memnuniyetle karşılıyorum. Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan’a yaptığı tarihi ziyareti çok yakından izledik. Ziyaretin Türk-Ermeni ilişkilerini nihayet barışçıl ve iyi komşuluk temelleri üzerine oturtma fırsatını doğurmasını diliyorum.

    Kıbrıs’ta çözüm fırsatı çok yakında

    Ortadoğu’da da ya da İran ile nükleer anlaşmazlık konusunda da Türkiye önemli bir rol oynayabilir. Bugün bizim birleşme günümüzde elbette Kıbrıs’ı, bölünmüş Ada’yı da düşünüyoruz. Sorunun çözüm fırsatı, uzun süredir artık olmadığı kadar elle tutulabilir mesafede görünüyor. Kendi deneyimlerimizden hareket ederek diyorum ki: Bu gibi fırsatlar, yakalanmak üzere doğarlar. İnsanların iyiliği için. Ada’daki her iki toplumun iyiliği için. Ve Avrupalı ortak geleceğimiz için.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı