Türkiye’nin ’başkasından’ talimat alması benim çok ağırıma gidiyor

Hürriyet Haber
19 Ekim 2008 - 00:00Son Güncelleme : 18 Ekim 2008 - 20:43

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Benim en çok zoruma giden, ağırıma giden ülke olarak başkasından talimat almak" dedi. Hisarcıklıoğlu, ’fahri doktora ünvanı’ aldığı Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde, "Dünyadaki Ekonomik Kriz ve Türkiye’ye Etkileri" konulu bir sunum yaptı. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve AB’ye herkesin kızdığını, ancak ülkenin de oraya mahkum edildiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Olmaz böyle bir şey. Ülkeyi borç almaktan, emir almaktan kurtarmak lazım, hedefimiz bu" dedi.

Anayasa kavgayla değişmez

Türkiye’de, güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi olmak üzere iki güçlü çıpa olması gerektiğine, bu ikisinin birbirinden ayrılamayacağına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, ekonomi güçlendiğinde demokrasinin kalitesinin artacağını, demokrasinin kalitesi arttığında ekonominin güçleneceğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Artık her bireyin hesap sorması lazım. Bunun yolu da kayıtlı ekonomiden geçiyor. Anayasa ve siyasi partiler yasasının hızla değişmesi lazım. Kavga ederek anayasa değişmez, uzlaşarak değişebilir. Hedef süper ligde oynamak ise mevcut anayasadaki prangaları sökmek lazım. Bugün Türkiye’de kalkınma, gelişme, zenginlik girişimcilerle olacak. Siyasi partiler yasasını değiştirerek, halka hizmet edecek hale getirmek lazım. Türkiye’de bunları yapabilirsek, müthiş fırsatların olduğu bir döneme girmiş olacağız."

Hisarcıklıoğlu, "Cari açığın finansmanı problem, cari açığın finansmanını yapamadığımız zaman Türkiye’de kriz olur" diye konuştu. Türkiye’de reel sektörün yurtdışı borçlanmasının yüksek olduğunu ve artmaya devam ettiğini, ancak uzun vadeli borçlanma sayesinde riskin azaldığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, özel sektörün borçları hakkında bilgi verirken, mali sektörün 2003 yılında 14 milyar dolar olan borcunun 2008 yılının ilk sekiz ayında 66 milyar dolar, reel sektörün 2003 yılında 35 milyar dolar olan borcunun bu yıl ocak-ağustos döneminde 125 milyar dolar olmak üzere 2003 yılında 49 milyar dolar olan toplam borcun, bu yılın ilk sekiz ayında 191 milyar dolar olduğunu kaydetti.

47 milyar dolar ödenecek

Özel sektörün dış borç ödemelerine bakıldığında ise (anapara faiz) 2009 yılında 47 milyar dolar, 2010’da 24 milyar dolar, 2011’de 22 milyar dolar olacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin bu durumda 47 milyar dolarlık döviz açığı verdiğini, bunun 47 milyar dolar bulunması gerektiği anlamına geldiğini belirtti.

Finansmanda sıkıntı çıkabilir ama kamu maliyesi iyi durumda

RİFAT Hisarcıklıoğlu, küresel krizin Türkiye’ye etkilerine bakıldığında, ilk etkisinin finansmanda (cari açığa, mali ve reel sektörün yurt içindeki kredi akışına, yatırım ve ticarete etkisini), dış ticaret konusunda ise ihracat pazarlarının daralması ve enerji, emtia faturasının azalması, kamu maliyesi alanında ise azalacak vergi gelirleri, artacak faiz gelirleri olduğunu söyledi. Türkiye’de riski azaltan faktörlere bakıldığında ise 2001’den farklı olarak kamu maliyesinin çok daha iyi durumda olduğunu, bu konuda mali disiplinin korunması gerektiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, bankacılık sisteminin de çok daha güçlü olduğunu, sistemde 1990’ların hatalarının tekrarlanmaması gerektiğini kaydetti. Türkiye’nin mali sisteminin, denetim ve gözetiminin güçlendirilmiş olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu noktada BBDK, SPK, Merkez Bankası’nın kurumsal yapılarının ve saygınlıklarının çok önemli olduğuna işaret etti. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin küresel kriz ortamına büyüme temposunun düştüğü, dış açık ve özel sektörün dış borçlanmasının arttığı bir ortamda girdiğini vurguladı.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı