Gündem Haberleri

    Türkiye nerede duruyor?

    Hürriyet Haber
    28.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    KUSURA bakılmasın ama, bu ülkede bir sürü olgu bana sahte gözüküyor. Sanki esasında kimse ciddi değil ama herkes ciddi imiş gibi davranıyor.Ciddiyetsizlik ise en fazla siyasette sırıtıyor. Türkiye'de siyasetin bir özelliği var; adeta başka alanlarda herhangi bir özelliği olmayan insanlar kapağı siyasete atıyorlar.Siyaset adeta çapsızlığın yıkandığı bir alan!Basit bazı örneklere bakalım:* * *MHP sözcüsü Şevket Yahnici, pazartesi günü, Radikal Gazetesi'nde Neşe Düzel'e partisinin Avrupa Birliği ile ilgili görüşlerini açıklıyor.Söyleşiyi okurken, bu söyleşiyle ilgili Yahnici'nin önden herhangi bir hazırlık yapmadığını ayan beyan anlıyorsunuz. Söyleşinin bir mantık bütünlüğü dahi yok. Konuşma sonunda MHP'nin AB konusunda somut olarak ne düşündüğünü anlamak mümkün değil. Anladığım kadarıyla, AB'yi istiyorlar ama dayattıkları koşullar var!Başkasına ait bir derneğe girmek için ‘‘kendi koşullarını dayatmak’’ inadı insanoğlunun ergenlik çağı sonrası terk ettiği bir tavırdır. Bir derneğe üye olacak adam, olsa olsa, karşı tarafın dayattığı koşullara uyup uyamayacağını beyan eder. Koşullar işine gelmiyorsa da mertçe ‘‘işime gelmiyor, ben yokum!’’ der.* * *Kıbrıs konusunda hükümet adayı ‘‘ilhak’’ etmekten bahsediyor. Hükümet bu kadar ciddi bir işe soyunuyor ama bu konuda hükümeti ciddiye alan bir Allah'ın kulu yok.Milletin tavrı ‘‘hadi canım sen de!’’ kıvamında. Kimse hükümete inanmıyor. Zira hepimiz biliyoruz ki; hükümet söylediğini kastetmediğini kendi dahi biliyor.Yıllardır; sadece kendimize kabul ettirdiğimiz, ‘‘Kıbrıs'ı da Türkiye'ye benzetme’’ politikalarıyla ancak buraya kadar yürüyebileceğimizi bağrış çağrış birbirimize anlatma zamanı geldi de geçiyor bile.* * *Beni en çok ‘‘malı ucuzlatarak satma’’ mantığının ekonominin iyileşmesine panzehir olarak gösterilmesi rahatsız ediyor. Aspirin ile ateşi bir nebze düşürüp, grip hastalığını yenme edasıyla etrafta dolaşma bize ait bir tedavi yöntemi.Ucuzluk yaparak stoklar eritebilinir, hatta yastık altındaki paranın da bir süre için piyasaya girmesi temin edilir.Bunun da ekonomiye maliyeti, gelecekteki tüketimi bugüne taşımak, gelecekteki geliri bugünden realize etmektir.Ancak, bu yöntemin ekonomik krize panzehir olacağını söylemek sadece ciddi olmayan ülkelere ait bir iddia olarak kalmak zorundadır.* * *Bugünlerde hafif ateşe konan bir seçim hilesi denemesi de var. ANAP, DSP ve SP yavaş yavaş seçimlerde barajın % 10'un altına düşürülmesini işliyorlar. Bunu da ya ‘‘demokrasi adına’’ yapıyorlar, ya da Mesut Yılmaz'ın yaptığı gibi ‘‘Bülent Ecevit istiyor’’ bahanesiyle ‘‘istemem yan cebime koy’’ demeye getiriyorlar. Mesut Yılmaz'lı ANAP'ın tek çaresinin barajı düşürmek olduğunu daha bu yaz partinin genel kurulu öncesi yazmıştım.Bu ülkede bu şartlarda barajı düşürmek, ülkenin dibine dinamit koymaktır. Bu deneme ‘‘6 partili Meclis yetmiyor, 16 partili Meclis lazım; koalisyona 3 parti yetmiyor gelin bunu da 6'ya çıkaralım’’ demeye eşittir.Şimdiden ilan edelim; hangi parti baraj düşsün derse, demek ki kendi tüzüğüne güvenmiyor demektir!
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı