Türkiye markasını AB’ye kabul ettirdik

Alper YOLDAŞ
05.10.2005 - 01:58 | Son Güncelleme: 05.10.2005 - 01:58

DYH’nin ‘Anadolu’daki Avrupa’ toplantılarının Malatya durağına katılan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, ‘AB ile müzakerelerin başlamasıyla birlikte artık Avrupa’daki Anadolu ön plana çıkıyor’ dedi. Eker, Türkiye markasının önemli bir başarıyla kendini AB’ye kabul ettirdiğini söyledi.

DOĞAN Yayın Holding (DYH) tarafından ‘Marka Güçtür’ ana temasıyla başlatılan Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın 13’üncüsü Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. DYH tarafından ‘Bir ülke sahip olduğu markalar kadar zengindir’ sözünden hareketle başlatılan toplantıların Malatya durağında konuşan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın 13’üncüsünün çok önemli bir tarihe denk geldiğini söyledi. Eker, ‘Toplantının isminin Anadolu’daki Avrupa olması çok önemli bir tesadüf oldu. Ama bugün artık Avrupa’daki Anadolu kavramı ön plana çıktı’ dedi. Eker, AB yolunda 42 yıllık bir maratonun çok önemli bir dönemecinin geçildiğini vurgulayarak, ‘Türkiye tam üyelik hedefi ve tanımıyla müzakerelere başladı. Bu, Türkiye’nin başarısıdır’ diye konuştu.

ÖZAL’I RAHMETLE ANIYORUZ:

AB yolculuğunda şimdiye kadar emeği geçen herkese teşekkür eden Eker, ‘Tabii ki ilk başta 1987 yılında AB’ye tam üyelik için başvuruyu yapan rahmetli Turgut Özal’ı saygıyla ve şükranla anıyoruz’ dedi. 3 Ekim öncesinde Türkiye’nin AB önünde çok önemli engellerle karşılaştığını dile getiren Eker şöyle konuştu: ‘Hiç hesaplanmayan sıkıntılar oldu. Ama Türkiye markası önemli bir başarıyla kendini AB’ye kabul ettirdi. Aynı zamanda Avrupalı devlet adamları da sağduyulu davrandılar. Bundan sonraki süreç sıkıntılı olmayacak diyemeyiz. Zorlu bir süreç bizi bekleyecek.’

TARIM ZORLAYACAK:

Eker, AB müzakere sürecinde en zor başlıklardan birinin tarım olacağına dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: ‘Türk milleti sahip olduğu potansiyeli, tarihi birikimi, genç ve yaratıcı beyinleriyle bu sıkıntıları aşacaktır. Hatta Türkiye müzakereleri öngörülenden çok daha kısa sürede tamamlayıp eşit üye olarak AB’deki yerini alacaktır.’

TARIM STRATEJİ BELGESİ:

Türkiye’nin AB sürecinde artık bir tarım strateji belgesine sahip olduğunu belirten Eker şöyle konuştu: ‘Bizim bir tarım politikamız yok denilirdi. Herkes bundan şikayet ederdi. Ama Türkiye’nin tarım strateji belgesi 2004 Ekim ayında Yüksek Planlama Kurulu’nun onayından geçti. Türkiye’nin artık bir tarım politikası var. 2006 Ocak ayı itibariyle tarım politikası uygulanmaya başlanacak. Amacımız verimlilik, yüksek standart, kalite ve dünya pazarlarında rekabet edebilmektir. Bunun için de gerekli yasal mevzuatı oluşturduk’ dedi.

Kayısı fiyatından memnun değiliz

TARIM
Bakanı Mehdi Eker, Malatya açısından markanın kayısıyla özdeşleştiğini ifade ederek, ‘Geçen yılki don felaketinden sonra bu yıl 500 bin ton civarında oldukça yüksek bir kayısı rekoltesi elde ettik. Tabii arz fazla talep azsa fiyat bundan olumsuz etkilenir. Malatya da benim gibi kayısı fiyatından memnun değil’ diye konuştu. Yaş kayısının ihracatında bazı sorunların bulunduğunu söyleyen Eker, ‘Kayısıyı kurutarak ihraç ediyoruz. Ama ihracatımızı artırmamızın yolu gerekli tanıtım faaliyetlerini yapmaktan geçiyor. Yoksa hasılatımız düşük olur’ dedi.

Alman’ın Volkswagen kiralarken duyduğu hazzı biz de duyalım

ECZACIBAŞI
Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Türk sanayinin çapına ve Türkiye’nin global pazarlardaki iddiasına bakıldığında markalaşmanın çok önemli olduğunu kaydetti. Eczacıbaşı, ‘Bir Amerikalı’nın başka bir ülkede McDonald’s’a gittiğinde veya bir Alman’ın yine dünyanın herhangi bir yerinde Volkswagen marka bir otomobil kiralarken yaşadığı zevki yaşamaktan yoksun kalıyoruz. Türkiye olarak biz de bu hazzı yaşamak istiyoruz’ dedi. Güçlü bir markanın tüketici açısından bir dost gibi algılandığını belirten Eczacıbaşı, ‘Dostunuz sizi şaşırtmaz. Beklentilerinize cevap verir. Markalaşmada da aynı dostlukta olduğu gibi bir güven ilişkisi sözkonusudur’ diye konuştu. VitrA’yla markalaşma sürecinde tasarıma öncelik verdiklerini belirten Eczacıbaşı şunları söyledi: ‘1980’li yıllarda dış pazarlara açılan VitrA, bugün 50’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Almanya’da yüzde 12, Avusturya ve Yeni Zelanda’da yüzde 10 pazar payına sahibiz. Türkiye’de ise yüzde 25 payla pazar lideriyiz.’

Kalkınma mücadelemizde bize ödül verdiniz

MALATYA
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mücahit Fındıklı, Malatya’nın tarihi bir gün yaşadığını söyledi. Malatya’nın yıllardan buyana büyük bir kalkınma mücadelesi verdiğini vurgulayan Fındıklı, ‘Bu toplantının Malatya’da yapılmasını, DYH’nin Malatya’nın kalkınma mücadelesinin ödülü olarak değerlendiriyorum’ dedi. Mücahit Fındıklı, ayrıca Avrupa Birliği’nde müzakerelerin başlaması kararının verildiği gün toplantının Malatya’da yapılıyor olmasını da kaderin kendilerine bir mükafatı olarak niteledi.

Anadolu’da büyük işler oluyor, kabuğumuzu kıralım

DYH
Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Malatyalı işadamlarına, ‘Bu bizim Avrupalı olarak yaptığımız ilk toplantı’ diye seslendi. Girişimcilere, ‘Sahip olduğunuz gücün farkında mısınız?’ sorusunu sormaya geldiklerini vurgulayan Mehmet Ali Yalçındağ, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Türkiye gelişiyor, büyüyor. Dünyada önemli bir güç haline geliyor. Bu süreçte sadece birkaç büyük il ile bu yarışta önlerde yer alamayız. Türkiye’nin tüm bölgeleri, tüm illeri ile bütün olarak bu yarışta koşmak gerekir. Unutmayalım ki markalar bir ülkenin bağrından doğarlar. Yerel kültürü, yerel değerleri, zengin yerel özellikleri yaşatan, yansıtan markalar güçlü olur. Biz, gücün Anadolu’da olduğuna inanıyoruz. Anadolu’da büyük işler yapılıyor. Artık, hepimiz kendimize güvenelim. Kabuğumuzu kıralım ve markalarımızı yaratalım. Markalarımız rekabet gücümüzün ispatı olacak. Malatya, atılımları her geçen gün daha gelişen, bölgede bir sanayi ve ticaret merkezi olarak ön plana çıkmış önemli bir ildir.’
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı