Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye kime silah sattı

<B>CAPETOWN<br><br>ÖZÜR</B> için akşam yemeği bekleniyor. Güney Afrika’da Başbakan’a denk düşen Cumhurbaşkanı Yardımcısı <B>Zuma:<br><br>‘Atatürk’ün uyguladığı yurtta barış, dünyada barış politikasını biz de izliyoruz. Atatürk’ün halkını ülkemizde görmekten mutluyuz. Biz de O’nun izindeyiz.’</b>

Yıllar önce Mandela’nın Atatürk Ödülü’nü geri çevirmesi, onlarda bize karşı mahcubiyet yaratıyor. Resim görüşmeler bu mahçubiyetin gölgesinde. Yemekte en yüksek düzeyde söylenen bu sözler tam bir özür.

MBEKİ’NİN ELÇİLİĞİ

Oysa, iki ülke de, birbirine ciddi hatalar işliyor.

Mandela 13 yılı kireç madeninde çalışmak üzere, 20 yılı aşkın hapiste kalıyor. Asıl zenci lider adayı ölünce, liderlik Mandela’ya kalıyor. Hapisteki diğer arkadaşı, bugünkü Cumhurbaşkanı Mbeki.

Güney Afrika’da bir kanı var:

‘Afrika’da bağımsızlık savaşlarını emperyalist ülkeler bastırıyor, ama, ne yazık ki bağımsızlık savaşlarına önderlik eden Türkiye emperyalist ülkeler yanında yer alıyor!.. Mazlum milletlere karşı kullanılan silahlar Türkiye’den gidiyor!..’

İktidara gelince, Mandela Ankara’ya elçi gönderiyor. Türkiye’yi uyarmak üzere gelen elçi bugünkü Cumhurbaşkanı.

Ne yazık ki, Mbeki 1992’de Ankara’da hiç kimseyle görüşemeden geri dönüyor!..

Resmi görüşmelerde, masada sanki hep bu tatsız geçmişin ruhu dolaşıyor.

OLAN VE OLMAYAN

Belki bu nedenle, Başbakan Erdoğan’ın gezisinde aşılan sorunlar var aşılmayan sorunlar var.

Örneğin, bizimle serbest ticaret anlaşması imzalamaya doğru olumlu adımlar var.

Örneğin, PKK terörünün iç yüzünü anlamaları var.

Buna karşılık, Güvenlik Konseyi üyeliği için bizim adaylığımıza destek vermeleri zayıf olasılık.

Ya da, Kıbrıs. Resmi görüşmelerde Erdoğan uzun uzun Kıbrıs’ı anlatıyor. Destek verirler mi?.. Epey ortada!..

Güney Afrika, Afrika Birliği’nin Merkezi. Sadece siyasal açıdan değil, ekonomik olarak da öyle.

Geçtiğimiz yerler tam Amerika!.. Geniş arazi, entansif tarım, muntazam kentleşme, yollar, enerji, altyapı Avrupa’yı çoktan yakalıyor. Adım başı bir araba galerisi.

Kendi iç ırkçı çatışmaları geride kaldıkça, Afrika’da sözü daha çok geçer.

Kraliçe’nin telefonu

HÜKÜMET siyahlarda, para beyazlarda!..

Yargıtay başkanı siyah. Yargıçlar beyaz. Polis şefi siyah. Polisler beyaz. Genelkurmay Başkanı siyah. Subaylar beyaz.

Siyah iktidar bunu aşmak üzere iki yasa çıkartıyor. Biri, paranın denetimi, iki, insan eğitimi. Örneğin, bir şirket kurmak için bir siyah ortak şart.

Buraya gelmek siyahlar için hiç kolay olmuyor. Mandela iktidara gelince altın ve kömür madenlerini siyahlara devretmenin yolunu arıyor. Kararı uygulayacağı sırada İngiltere Kraliçesi Elizabeth, telefonda Mandela’ya çok sert:

‘Sen Britanya İmparatorluğu’nu bitirmek mi istiyorsun?..’

Siyah-beyaz dengesini kağıt üzerinde sağlama çabaları sürüyor. Ancak günlük yaşamda, hele de kentlerin bazı bölgelerinde siyah korku kol geziyor.

1917’de Lenin’in sloganı ünlü: ‘İktidar Sovyetler’e!..’

Günümüzde Güney Afrika’da slogan: ‘İktidar siyahlar!..’

Kopukluk ve ayıp

ERDOĞAN
’ın Afrika gezisi dağınık. Başbakan ve gazeteciler kopuk. Hem organizasyon biçimsiz, hem pratik güçlükler.

Kopukluk daha ilk anda. Başbakan ile gazeteciler ve işadamları ayrı ayrı uçakta olunca gezinin başındaki kopukluk sonuna kadar sürüyor. Ben böyle gezi hatırlamıyorum.

Ayıp ise, Pretorya’da gazetecilerin kaldığı otel. Ankara’da o kadar para ödeyip, Sirkeci’nin üçüncü sınıf otelleri gibi bir otele gazetecileri atmak, hiç hoş değil!..

Konu yukarıya kadar yansıyor, yukardan gelen yanıt: ‘Bunun hesabı sorulur!..’

Bilmem ki, sorulur mu?

Altın şimşekleri

BİR
şimşek çakıyor, bir çakıyor, bir çakıyor, sanki kıyamet kopuyor. Süresi uzun, sert ve öldürücü.

Ardından müthiş bir yağmur boşanıyor. Şimşek sırasında her yer gündüz gibi. Korku filmlerini geride bırakan şimşeklerin nedeni yine doğada gizli:

Şimşekleri altın madenleri azdırıyor. Etkisini yoğunlaştırıyor.

Ben böyle bir şimşek görmedim.
X