Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Türkiye kendi CERN'ünü kuruyor

    A.A
    08 Ekim 2008 - 10:19Son Güncelleme : 08 Ekim 2008 - 10:19

    Türkiye, İsviçre'deki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi'nde (CERN) yürütülen bilimsel araştırmaların benzerlerinin yapılacağı bir merkez kuruyor.

    Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) desteğiyle kurulacak “Türk Hızlandırıcı Merkezi”nin enstitü ve laboratuvarlarının yapımı için ay sonunda ihaleye çıkılacak.

    Merkez faaliyete başladığında, yüksek enerjili elektron ve proton hızlandırıcıları bulunacak ve parçacık fiziği ve nükleer fizik başta olmak üzere pek çok alanda ileri teknoloji araştırmaları yürütülecek.

    Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ömer Yavaş, fizibilite ve altyapı çalışmaları büyük ölçüde tamamlanan “Türk Hızlandırıcı Merkezi” projesinin hayata geçme aşamasında olduğunu bildirdi.

    Türkiye'de bazı medikal uygulamalarda kullanılan lineer hızlandırıcılar dışında, Ar-Ge, endüstriyel ve teknolojik uygulamalarda kullanılan parçacık hızlandırıcılarının bulunmadığına işaret eden Yavaş, Türkiye'nin DPT'nin öngörüsü ve desteği ile 1997'de “Parçacık Hızlandırıcıları: Türkiye'de Neler Yapılmalı?” başlıklı projeyle “hızlandırıcı merkezi kurma serüvenine” başladığını kaydetti.

    Kurulum çalışmalarına 2006'da başlanan merkezde, her biri Türkiye için ilk olacak 4 büyük hızlandırıcı tesisinin planlandığını belirten Yavaş, bunları parçacık fabrikası (parçacık çarpıştırıcısı), sinkrotron ışınımı tesisi, serbest elektron lazeri tesisi, proton sinkrotronu olarak sıraladı.

    “Boyutları ve araştırma kapasitesi açısından Türkiye'nin yer aldığı coğrafyada bir ilk olacak merkez için çalıştıklarını” vurgulayan Yavaş, “merkezin her açıdan Türkiye'nin CERN'ü anlamına geldiğini” söyledi.

    Yavaş, böylesine büyük bir hedef için kurulum aşamasında TAEK ve TÜBİTAK gibi kuruluşların desteğinin yanı sıra başta CERN (İsviçre) olmak üzere Almanya'nın en önemli hızlandırıcı merkezleri olan DESY (Hamburg), BESSY (Berlin) ve FZD (Dresden) ile bu amaçla imzalanmış işbirliği anlaşmalarının büyük önem taşıdığını bildirdi.

    Yavaş, projede bölgedeki diğer ülkelerle ve Türk Cumhuriyetleri ile yakın işbirliğine girileceğini de ifade etti.

    İHALE SÜRECİ BAŞLIYOR

    Merkezde yer alacak enstitü ve laboratuvar binalarını projelendirdiklerini ve ay sonunda ihaleye çıkacaklarını bildiren Yavaş, projeyle ilgili şu bilgileri verdi:
    “2005'te DPT'ye sunduğumuz proje 'Türk Hızlandırıcı Merkezi'nin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarları' ismini taşıyor. Proje kapsamında ülkemizin ilk hızlandırıcısı kurulacak ve ilk 'Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü' hayata geçirilecek.


    Merkezin binalarının yapım ihalelerinin bu yıl içinde başlaması ve gelecek yıl bitmesi bekleniyor. 2011'de tamamlanması öngörülen ve Ankara Üniversitesinin Gölbaşı Kampüsü'nde kurulacak ilk tesislerde elektron hızlandırıcısına dayalı yeni tip lazerler ile malzeme biliminden biyoteknolojiye, tıptan kimyaya pek çok alanda Ar-Ge çalışmaları yapılacak.

    İlk tesis tamamlandıktan sonra Türk Hızlandırıcı Merkezi için yeni bir yer seçimi yapılacak ve kurulum çalışmaları başlatılacak.

    Merkezde CERN'de olduğu gibi yüksek enerjili elektron ve proton hızlandırıcıları bulunacak ve parçacık fiziği ve nükleer fizik araştırmaları başta olmak üzere, parçacık demetleri ve ışınım kaynakları kullanılarak ileri teknolojik araştırma ve uygulamalar ile Ar-Ge çalışmaları yapılacak.”

    Yavaş, maliyeti yaklaşık 350 milyon YTL olarak öngörülen merkezin, 2020'li yılların başında tamamlandığında G8 ülkeleri dışında, ulusal boyutta kurulmuş ilk merkez olma özelliğine sahip olacağını belirtti. Yavaş, “Merkez, ülkemizin gelişmesi ve kalkınmasında önemli bir yere sahip olacak” dedi.

    Proje kapsamında yer alan ve Bakanlar kurulu onayı bekleyen “Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü”nün de onayın verilmesiyle kurulacağını kaydeden Yavaş, “Avrupa için CERN ne anlam taşıyorsa, bu merkez de ülkemiz için aynı anlamı taşıyacaktır” diye konuştu.

    “TEKNOLOJİ, 21. YÜZYILA DAMGASINI VURACAK”

    Dünyada yaklaşık 15 bin parçacık hızlandırıcısının ve bu teknolojinin yaklaşık 300'ün üzerinde uygulama alanının olduğunu belirten Yavaş, şunları kaydetti:
    “Parçacık hızlandırıcı teknolojileri, 21. yüzyıla damgasını vuracak yaklaşık 10 jenerik teknolojiden biri. Diğer teknolojiler uzay, nükleer, iletişim, ulaşım, savunma, biyoteknoloji, nanoteknoloji, enerji, sağlık teknolojileri olarak sayılabilir.


    Hızlandırıcı teknolojileri tüm bu alanlarda yapılan araştırmalar için olmazsa olmaz bir teknoloji haline geldi. Bu alana gelişmiş ülkeler GSMH'lerinin ortalama yüzde 3-4'ünü ayırıyor.

    Türkiye, Türk Hızlandırıcı Merkezi'ni kurmakla en geç Cumhuriyetin 100. yılında büyük önder Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefine ulaşma yolunda büyük mesafe kaydedecek ve merkez tamamlandığında Türk bilim insanları dünya ölçeğinde araştırma ve buluşlara imza atacak.”

    SON 10 YILDA NELER OLDU

    Yavaş'ın verdiği bilgiye göre, çalışmaları 1997'de başlayan proje, Prof. Dr. Ömer Yavaş ve o dönemde Ankara Üniversitesinde görev yapan Prof. Dr. Saleh Sultansoy tarafından yürütüldü.


    Proje çalışmalarının yeni aşaması 2006 yılı başından bu yana 10 üniversitenin işbirliği ile Prof. Dr. Ömer Yavaş'ın yürütücülüğünde sürdürülüyor. Projeye Ankara Üniversitesinin yanı sıra Boğaziçi, İstanbul, Doğuş, Gazi, Uludağ, Dumlupınar, Erciyes, Niğde ve Süleyman Demirel üniversitelerinden 75 araştırmacı katılıyor.

    Parçacık hızlandırıcı teknolojileri ve uygulamaları konusunda ulusal birikim oluşturmak ve mevcut birikimi harekete geçirmek üzere 2001, 2004 ve 2007 yıllarında TAEK ve üniversitelerin işbirliği ile “Ulusal Parçacık Hızlandırıcıları ve Uygulamaları Kongresi” ve 2005'ten başlayarak her yıl 100 civarında lisansüstü öğrencinin katılımı ile “Ulusal Parçacık Hızlandırıcıları ve Dedektörleri Yaz Okulu” organize edildi.

    Proje ekibinden pek çok araştırmacı, son yıllarda başta CERN olmak üzere uluslararası merkezlerde hızlandırıcı tasarımı ve işletimi konularında çalışmalarda bulundu.

    UÇAK KAZASINDA HAYATINI KAYBEDEN PROF. ARIK

    “Türk Hızlandırıcı Merkezi” projesinin Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde düzenlenen 4. Çalıştayına katılmak üzere yola çıkan proje üyesi 6 fizikçi, 30 Kasım 2007'de Isparta yakınlarındaki uçak kazasında hayatını kaybetmişti.


    Kazada yaşamını yitiren Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık da merkezin kurulması için projede önemli görevler üstlenmişti. Prof. Dr. Arık, Türkiye'de bir hızlandırıcı merkezinin kurulmasıyla ilgili 2006'da şu görüşlerini dile getirmişti:
    “Ülkeler teknolojik gelişmişlik düzeyleri ile çağdaş seviyeye gelebiliyorlar. Bunun en güzel örneğini son yıllarda Çin ortaya çıkardı. Çin'de bulunan parçacık hızlandırıcısı, son 15 yıldır dünyanın en önemli merkezleri arasına girdi ve burada yapılan araştırmalar iyi neticeler vermeye başladı. Türkiye'nin de bir yerden başlaması gerek. Kendi hızlandırıcı merkezimizi bir an önce kurmamız gerek. 1 ton toryumdan elde edilecek enerji, 1 milyon ton petrole eşdeğer. İnşallah kuracağımız Türk Hızlandırıcı Merkezi'nde bir proton hızlandırıcısı düşünülüyor. Bu da ilerde bir prototip toryum nükleer enerji santrali yapmamız için ön çalışmalara olanak sağlayacak. Bir ülkenin kendi teknolojisini üretmeden ilerlemesine imkan yok. Kopyalayarak hiçbir ülke, ileri ülkelerin seviyesine gelemez.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı