Dünya Haberleri

DÜNYA

    Türkiye ile Almanya, birbirine rakip değil

    Celal ÖZCAN / BERLİN
    09 Mayıs 2017 - 10:01Son Güncelleme : 09 Mayıs 2017 - 10:02

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Berlin’de Almanya Ekonomi Bakanı Brigitte Zypries ile görüştü. Zypries, Türkiye’ye ekonomik yatırımların hukuk devleti koşullarına bağlı olduğunu söyledi.

    BERLİN’de yapılan ikili görüşmede Bakan Nihat Zeybekçi ve Alman mevkidaşı Brigitte Zypries, uzaktan konuşmak yerine yeniden birlikte konuşmanın önemini vurguladılar. Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacminin 37 milyar euroya çıktığına işaret eden Bakan Zypries, bu ilişkilerin yeniden canlandırılması ve Alman yatırımların Türkiye’deki hukuk devletinin üstünlüğü koşullarına bağlı olduğunu söyledi. Zyries, şöyle konuştu:

    “Almanya’nın Türkiye’de doğrudan yatırımları 13 milyar euro civarında. Almanya, Türkiye’nin en önemli ekonomi müttefiği. Almanya’nın Türkiye’den ithalatı geçen yıl yüzde 6.5 arttı. Böylece Türkiye’nin dünya çapında yaptığı ihracatın yüzde 10’unu biz alıyoruz. Bu ekonomik ilişkinin yanında Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli işverenler de güçlü bir potansiyal bizim için. Türkiye ile bu iyi ekonomik ilişkileri gelecekte de sürdürmek istiyoruz. Ama bu, bizim yatırımcılarımızın Türkiye’de bulacakları hukuk devleti koşullarına bağlı.”

    KOMİSYON KURULACAK

    “İşverenler sadece ve sadece eğer hukuksal durum çok netse, haklarını arayacakları hukuk devletinin işlediğinden emin olurlarsa, o zaman yatırım yaparlar. Ben bugünkü görüşmenin yapıcı bir diyalog için ilk adım olduğuna inanıyorum. Biz, hukuk güvencesi konusunda çok net taahhütler beklediğimizi, hukuk güvencesi ve hukuk devletinin, yatırım kararları için temel unsur teşkil ettiği konusunu görüştük. Bugün başlayan iyi ilişkileri derinleştirmede anlaştık. Ekonomik ve Ticaret İşbirliği Komisyonu’nun gelecek yılın başına kadar oluşturulmasını kararlaştırdık. Bundan önce de Türk-Alman enerji forumunu canlandırmak istiyoruz.”

    AVANTAJLARI OLAN İKİ ÜLKE

    Bakan Nihat Zeybekçi, Türkiye ile Almanya’nın rakip değil, birbirini tamamlayan iki ülke olduğunu söyledi. Bakan Zeybekçi, görüşme talebinin hangi taraftan geldiği sorusuna şu yanıtı verdi: “Sayın Bakan’ın daveti üzerine bu görüşme gerçekleşti. Ama bizde bir söz vardır; ‘Kişi sevdiğine verdiğini saymazmış’. Türkiye ile Almanya arasındaki bağları ben bu anlamda görüyorum. Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerde herhangi bir şart ortaya koymak Almanya’nın ve Türkiye’nin menfaatine değildir. Almanya ile Türkiye tabii ki yüzyıllara dayanan bir dostluk ilişkisine sahip iki ülke. Aynı zamanda birbirlerini tamamlama özellikleri anlamında da son derece avantajları olan iki ülke.”

    BİR NUMARALI PAZAR

    “Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından bir tanesi, yani ihracatındaki bir numaralı pazar, Almanya, ithalatında da ikinci ülke Almanya. Bunu çok daha açıp ileri götürebiliriz. 37 milyar euroluk şu andaki ticaret hacmi, 50’ye, 60’a, 70’e, çok daha üst düzeylere doğru ikisinin de çıkabilir. Bu potansiyel, yani dünyadaki ticaret hacmi aşağıya doğru giderken, dünyanın ihracatı aşağıya doğru giderken, 2016 yılında Türkiye’deki maalesef üzücü terör eylemleri, yani Türkiye’deki darbe girişimi, ihanet örgütlerinin o üzücü terör eylemlerine rağmen aramızdaki ticaret hacmi eğer yüzde 6.5 arttıysa, bu bizim gerçek ticaret kapasitemizin altındadır aslında. Yani bizi şartlar ileriye doğru itiyor.”

    DENİZ YÜCEL SORUSU

    Alman Bakan Zypries, Türkiye’de tutuklu gazeteci Deniz Yücel olayının görüşmede bir rol oynadığını, davanın hukuk devleti kuralları içinde yürümesini beklediklerini söyledi. Bakan Zeybekçi ise, “Bu tamamen hukuki bir konu. Bağımsız mahkemelerin bu yargılamayı bir an önce yapmasını kişisel olarak ben de diliyorum. Diğer taraftan da hiç kimsenin görüşleri itibariyle tutuklanmasını veya yargılanmasına karşıyım. Ama insanların terörü destekleyen faaliyetler içinde olmaları da bizleri zor durumda bırakmıyor değil. Onun için biraz sabretmek lazım. Türkiye’nin hedefi bellidir, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve özgürlüklerin en üst düzeyde hayat bulduğu bir Türkiye. Bizim hedefimiz, AB ile aynı aile içinde olmak. Bu illa ki AB’ye tam üye olmak değildir. Bizim için öncelikli olan AB standartlarını tutturmaktır. AB standartlarını her alanda tutturduktan sonra bizim için AB’ye tam üye olup olmamak o günün meselesidir.”

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı