Türkiye ile ABD arasındaki ticaret rekorlar kıracak

Hürriyet Haber
09.12.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

ABD ile askeri ve siyasi ortaklık kadar güçlü bir ‘ekonomik’ işbirliği isteyen Türkiye’nin talebine Başkan Obama ‘evet’ dedi. Bu konudaki adımları belirlemek için iki ülke arasında kurulan ‘Ekonomik ve ticari stratejik çerçeve mekanizması’ toplantısında konuşan ABD Ticaret Bakanı Locke, “Ekonomi rayına oturunca ticaret çıkışa kaldığı yerden devam edecek” dedi.

TÜRKİYE ile ABD, arasındaki askeri ve siyasi stratejik ortaklığın ekonomide de hayata geçmesi gerektiği tezini yıllardır savunan ama buna umduğu karşılığı bulamayan Türkiye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son ziyaretiyle hedefine ulaştı. Bu konuda Türk tarafının talebini haklı bulan ABD Başkanı Barack Obama’nın önerisiyle iki ülke arasında kurulan yeni ‘ekonomik ve ticari stratejik çerçeve mekanizması’nın ayrıntıları dün ABD Ticaret Temsilciği binasında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ABD Ticaret Temsilcisi Ron Kirk ve ABD Ticaret Bakanı Gary Locke tarafından düzenlenen ortak basın toplantısında tanıtıldı.
Bu bir taahhüt sayılır
ABD Ticari Temsilcisi Ron Kirk söz konusu girişime dair fikrin ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye ziyaretinde ortaya çıktığını hatırlatarak, çerçeve mekanizmasının, ABD ve Türkiye’nin aralarındaki ticari ilişkilerin üzerine inşa edebileceklerine ve bu ilişkileri daha güçlü hale getirebileceklerine dair bir taahhüt niteliği gösterdiğini kaydetti. Kirk, çerçeve mekanizmasının ilk toplantısının ilkbaharda Washington’da sonrakinin de aynı yıl Türkiye’de yapılacağını belirtti.
Mekanizma araç olacak
ABD Ticaret Bakanı Gary Locke da söz konusu çerçeve mekanizmasının iki ülke arasında ticaret ve yatırımın genişletilmesi ve iki ülke halkına yeni iş  alanları yaratılmasında bir araç vaziyeti göreceğini kaydetti. 2008’de ikili ticaretin rekor seviyeye ulaşarak 15 milyar dolara yaklaştığını ancak bundan daha iyisini yapabileceklerini kaydeden Locke, son bir yılda küresel ticarette görünen yavaşlamaya atıfta bulunarak, bunun Türk Amerikan ekonomik ilişkilerini de etkilediğini kaydetti. Locke, “Dünya ekonomisi rayına oturunca iki ülke arasındaki ticaretin de çıkışına kaldığı yerden devam edeceğini” söyledi. Locke ayrıca, iş dünyasındaki liderleri bir araya getirerek, ekonomik ilişkileri güçlendirme yönünde her iki hükümete yönelik yöntem önerilerinin geliştirilmesinin amaçladığını belirtti.
Rakamlar iyiye gidiyor
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da Türkiye ve ABD arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerinde rakamların olumlu yönde ilerlediğini, bu rakamları daha da geliştirecek potansiyelin bulunduğunu belirtti. Yeni çerçevenin oluşturulmasıyla bu konuya şimdi daha çok ilgi gösterilecek olmasından mutluluk duyduğunu kaydeden Babacan, bu süreçte iş dünyasının katılımının da önemli olacağını söyledi. Babacan, çerçeve mekanizması kapsamında Washington ve Ankara ya da İstanbul’da düzenli toplantılar yapacağını açıkladı. Türkiye ve ABD’nin sadece NATO müttefiki ve G-20’nin küresel ve ekonomik konularda işbirliği yapan birer üyesi olmakla kalmayıp ticaret ve ekonomik  ilişkilerin teşviki yolunda yeni bir çerçeveye sahip oldukları dikkati çekti.

Türkiye’ye ‘yılın ülkesi’ ödülü

ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı, Türkiye’yi “2009 Yılının Ülkesi” ödülüne layık gördü. Ödül, ajansın Direktör Vekili Leocadia Zak tarafından ABD Ticaret Temsilciliği’nde düzenlenen törende Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a takdim edildi. Zak, yaptığı açıklamada, ajansın Türkiye’yi yılın ülkesi ödülü olmaya hak kazanan yüksek performans gösteren ortaklardan oluşan listeye eklemekten duyduğu mutluluğu dile getirdi. Zak, bu önemli ödülün, Türkiye ve ABD arasındaki güçlü ekonomik ilişkileri yansıttığını söyledi.

İki ülkenin çıkarlarına uyacak yaklaşım peşindeyiz

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkileri kapsayan stratejik çerçevenin çekirdeğinde daha iyi ticari ve ekonomik ilişkilerin teşvikinin bulunduğunu kaydetti. Hükümet olarak ekonomide liberal politikalara inandıklarını  vurgulayan Babacan, şöyle devam etti: “Son küresel mali kriz boyunca herhangi bir korumacı tedbiri yürürlüğü sokmayan birkaç ülkeden biriyiz. OECD ülkeleri içinde Türkiye herhangi bir bankaya devlet desteği vermek zorunda kalmayan tek ülke. Daha kolay daha fazla ticaretin tarafındayız. ‘Kazan kazan’ ilişkisi doğuracak sonuçların peşindeyiz. Türkiye ve ABD’nin çıkarlarına uyacak yaklaşımların takipçisiyiz. Konuşulacak çok konu var ve bu, uzun vadeli bir girişim. Bu çerçeveyi sadece birkaç konuyu ele alacak şekilde değil, çok daha geniş konsepte sahip şekilde görmeliyiz” diye konuştu.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı