Türkiye hızlı büyüyor ama marka imajı net görünmüyor

Hürriyet Haber
28 Şubat 2011 - 00:00Son Güncelleme : 27 Şubat 2011 - 21:57

Bünyesinde Millward Brown, TNS gibi araştırma şirketlerini barındıran Kantar Group’un Mısır asıllı CEO’su Eric Salama, “Türkiye hızlı büyüyor ama marka imajı net değil” dedi. Salama, Mısır, Tunus ve Libya’daki gelişmelere dikkat çekerek, “Türkiye’deki demokrasinin kıymetini bilin” diye konuştu.

TNS, Millward Brown gibi 13 şirketi bünyesinde barındıran Kantar Group, 26 bin 500 çalışanı ile 95 ülkede araştırma, danışmanlık alanlarında faaliyet gösteriyor. Fortune tarafından belirlenen en büyük 500 şirkete hizmet veriyor. Millward Brown’un Türkiye’de de hizmet verdiği şirketler arasında Unilever, Procter & Gamble, Reckitt Benckiser, Coca-Cola, Pepsi, Turkcell, Vodafone, Ülker, Eti, Frito-Lay, Nestle, Ferrero, Cadbury Kent, Diageo, HSBC, Yapı Kredi, Pfizer, GlaxoSmithKline, Ford, Peugeot, MSN, Vestel, Hürriyet Gazetesi bulunuyor. Kantar Gpoup’un CEO’su Eric Salama Mısır asıllı bir profesyonel. İstanbul trafiğinin en korkunç olduğu günlerden biriyle hem yeni dünyayı hem de işten arta kalan zamanlarını konuştuk.

Sosyal medyanın misyonu

* Ekonomik krizden sonra markalar ve tüketici arasındaki ilişkide neler değişti?
- Tüketicinin markalara yaklaşımı çok değişti. Bazı değerler yerinden oynadı. ‘Akıllı alışveriş’ öne çıkıyor. İnsanları etkilemek için alışveriş devri kapandı. Artıkk internette daha çok vakit geçiriyor. Bakın artık internet sadece alışveriş yapılan bir mecra değil. İnsanların nasıl siyasi olarak örgütlendiklerini gördük.
* İnternetle beraber ‘Dijital Devrim’ gerçekleşti. Ama artık devrimlerin de dijital ortamda yapıldığına şahit oluyoruz.
- Çok doğru! Sosyal medyanın gücünü herkes gördü. Aslında tam olarak anlayamadık. Facebook, Twitter onlara hiç yüklenmeyen misyonlarla Ortadoğu’da halkların örgütlenip, ayaklanmasına neden oldu. Devrimler sosyal medyada ateşlendi.

Araştırmalar ‘neden’in peşinde

* Yeni dünyada neler değişecek? Reklam, televizyon, gazete, pazar araştırmaları...
- Hepsinde kökten bir değişiklik var. Kitap, film, matbaacılık endüstrisi çok önemli değişimler geçirecek. Teknoloji elbette çok önemli ama tasarım artık öne çıkıyor. Televizyonlar bile tasarım objesi oldu.
* Araştırmalar neye odaklanacak bundan sonra?
- Artık internet sayesinde kimin ne yaptığını biliyoruz. 22 yaşında üniversite öğrencisi, Facebook kullanıyor, Twitter’da
hesabı var ve online bir forma alıyor. Bunu biliyoruz ama nedenlerini bilmiyoruz. Araştırmalar nedenin peşine düşecek. /images/100/0x0/55ea4f88f018fbb8f8778891

Demokrasinizin kıymetini bilin

* Türkiye’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Türkiye herkesi söylediği gibi çok hızlı büyüyor. Özellikle çevrenizdeki ülkelerdeki karışıklıklara bakınca... Eski bir demokrasi geleneğiniz var. Gerçekten bunun kıymetini bilmelisiniz.
* Türkiye markasını nasıl görüyorsunuz?
- Türkiye markası, imajı net değil. Tüm dünyada insanların kafasındaki imajınızı netleştirmelisiniz. Çok farklı imajlarınız var. Laik, kültürel zenginliği çok, ılımlı müslüman, tatil destinasyonu, üretici... Dünyada ülke imajlarına ilişkin çok ciddi bir rekabet var. Eğer siz kendi imajınızı tanımlamazsanız; birileri bunu sizin adınıza yaparlar. Ve bu tanımlama hiç hoşunuza gitmeyebilir.

KARİYER

İşçi partisine katıldım

- Üniversiteyi bitirince işçi partisine katıldım. Konuşmaları yazıyordum.
- Sonra ekonomi yüksek lisansı yaptım.
- Kariyeri bazı insanlar planlayabiliyor; bazıları planlayamıyor.
- 23 yılda sadece 4 kez iş değiştirdim. Hiçbiri planlı değildi.
- Çocukken futbolcu olma hayalleri kurardım. Ya da satranç oyuncusu.
- İstanbul’a indiğimde THY’nin Manchester United reklamlı uçağını gördüm. Arsenal taraftarı olarak sinir oldum.

TOPLANTI

Dinlediğinden çok konuşan ahmaktır

- Zamanımın üçte birini müşterilerimize ayırıyorum. Onları anlamaya çalışıyorum. En eğlenceli kısmı bu.
- Zamanımın üçte birini çalışanlarla ilgili konulara ayırıyorum. Kalan süre de toplantılar için.
- Bazı toplantılara 5 dakika yetiyor. En iyileri de bunlar.
- Bazen de ne kadar gerekiyorsa o kadar kalıyoruz.
- Çoğu zaman bir sonucu varmakta zorlanırız.
- İyi bir dinleyiciyim. Daha çok dinlerim. Dinlediğinden çok konuşan insan ahmaktır.
- Bazen toplantılarda sohbet, şaka, kişisel konular da konuşulur.

GÜNE BAŞLARKEN

Çocukları okula bırakmayı seviyorum

- Sabahları 06.00’da kalkarım. Genellikle 4-5 saat uyurum.
- Sabahları da gece geç vakitleri de çok severim.
- Sabahları iyi kalkarım. Modum iyidir ve pek değişmez.
- Genellikle işe bisikletle giderken yolda düşünürüm. 08.30 gibi işte olurum.
- Sabahları çok şey yapılabileceğini düşünürüm.
- Bazen çocukları okula bırakıyorum. Bu yapmaktan çok keyif aldığım bir şey.

BESLENME

İstanbul’da 2 saat kahvaltı

- Domuz yemem. Ailem Mısır’dan geldiği için evde hep Ortadoğu yemekleri olurdu.
- En sevdiğim mutfak da doğal olarak Ortadoğu mutfağı.
- Kebaba bayılırım. Mezeler, falafel, humus vs.
- İstanbul’da iki saat kahvaltı ettim. Dünyadaki en güzel kahvaltı Türk kahvaltısı.
- Kahvaltıda gevrek, meyve, çırpılmış yumurta ve somon balığı yerim.
- Öğlen ofiste suşi... Gündüz pek yemem. Akşamları da et, pilav vs.

MEKAN

Lezzet ve atmosferi önemserim

- Londra ve New York en çok vakit geçirdiğim şehirler.
- İstediğin her şeyi bulabilirsin bu şehirlerde.
- Gittiğim yerde en çok lezzeti ve atmosferi önemserim.
- Yeni Delhi’de Bukharo, Londra’da River Cafe en sevdiğim mekanlar.
- Çok seyahat ettiğim için çok farklı mutfaklardan da yiyorum.
- Japon, Hint mutfağı da severim.
- İstanbul’da harika restoranlar var. Hem lezzetti yemekler hem de şahane manzaraya sahipler.

SPOR

Hafta sonları futbol oynarım

- Cumartesi sabahları futbol oynamaya çalışıyorum.
- Bisiklete biniyorum.
- Haftada iki gün tenis oynuyorum.
- Hayatta nefret ettiğim bir şey varsa yürüyüş yapmak. Yani spor olarak.
- Daha aktif olunan sporları tercih ediyorum.
- Öğrencilik yıllarımda futbol ve basketbol oynadım.

TATİL

Maillerin olmadığı en iyisi

- Yılda üç kez tatile çıkıyorum.
- Geçen nisan ayında Mısır’a, Kahire’ye, Kızıldeniz’e gitmiş; çocuklarla güzel bir seyahat yapmıştık.
- Yazları İtalya’ya gidiyoruz. Orada tenis oynuyorum; kitap okuyorum.
- E.maillerin olmadığı, dünyadan kopuk tatiller en iyisi.
- Ben sıcağı severim, pek kış tatiliyle aram yoktur.
- Deniz tatilleri tam bana göre.
- Türkiye’de Bodrum ve Antalya’da tatil yaptım.

HOBİ

iPod’umda 9 bin şarkı var

- Boş vakitlerimi ailem ve spora ayırıyorum.
- İş ve çocuklardan hobiye pek vakit kalmıyor aslında.
- Tek koleksiyonum iPod’dumda. Çok çeşitli müzikler var iPod’dumda. 8-9 bin kadar şarkı...
- Opera, bale değil ama sinema severim. Gerçi filmlerin çoğunu uçakta izliyorum.
- Seyahat seviyorum. Gitmek istediğim birkaç ülke kaldı. Yeni Zelanda ve Şili.
- Bir yıl izin alıp kocaman bir tatil yapmak isterdim.

OTOMOBİL

İşe bisikletle gidiyorum

- Otomobilleri severim. Ford uzun zamandır müşterimiz. Onlarla çok proje yaptık. Sadakat gösteriyorum.
- Ford Focus’um var ve onu çok seviyorum. ST3. Spor bir versiyon.
- Sürüşü çok keyifli bir otomobil.
- Ben işe daha çok bisikletle gidiyorum. 17 km uzaktaki ofisime 50 dakika pedal çeviriyorum. Hem spor oluyor hem de kafamı dinlendiriyorum.
- Arabamı çoğunlukla sadece hafta sonları kullanıyorum.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı