"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Türkiye gerçekten gurur duyuyor...

Doğan HIZLAN

Sakıp Sabancı koleksiyonundan bir bölümün Metropolitan Müzesi'nde sergilenmesi gerçekten bana gurur verdi.

Müzenin ana kapısından içeri girerken, bez levhada Sakıp Sabancı koleksiyonunun adını görünce, şöyle diyecektim:

‘‘Sakıp Sabancı, Türkiye sizinle gurur duyuyor.’’

Sonradan düşündüm ki, son yıllarda hayırsız, uğursuz, ne kadar çete mensubu varsa mahkeme kapılarına koşup ‘‘Türkiye seninle gurur duyuyor’’ diye bağıranlarımız oldu.

Sergiyi gördükten sonra, gurur kelimeleri iade-i itibar etti diyebilirim.

Sabah sergiyi gezdim. Atlı Köşk'te bunları defalarca görmüştüm. İnanır mısınız, bu kez bu ortam içinde bambaşka hazlar yaşadım. Sanat ve inanç tarihimizin ortak belgelerine duyulan hayranlık, Sakıp Sabancı kadar herkesi mutlu etti.

Sabancı gibi koleksiyonerlerin başkalarını da özendirmesini dilerim.

Sadece bu koleksiyonları ellerinde bulundurmakla yetinmesinler, dünyaya açılsınlar.

Akşam yemeği Mısır halkının Amerika'ya armağanı olan Dendur Tapınağı'nda yenildi.

Sanat dünyasından, müze uzmanlarına, seçkin davetlilerden oluşan konuklar, bir sevinci bölüşmekten olağanüstü sevinç ve mutluluk duyuyorlardı.

Bir uzman arkadaş düşüncelerini şöyle açıkladı: ‘‘Sakıp Sabancı, bunları toplarken başka koleksiyonerler ilgi göstermedi. Çünkü kimileri bunların gelecekteki parasal değerine odaklanmışlardı. Belki bundan sonra tutumlarını değiştirebilirler.’’

***

ÇOK güzel düzenlenmişti sergi. Katalog, bir yabancı ziyaretçiyi yeterince aydınlatacak düzeyde ve kalitede hazırlanmıştı.

Metropolitan Müzesi'nin yöneticisi, Sakıp Sabancı Koleksiyonu'nun New York'ta, müzesinde sergilenme önerisini getirirken şöyle demiş:

‘‘Bir Van Gogh sergisi daha açsam, ziyaretçime yeni bir tat veremem, yeni bir estetik duygu sunamam, ama sizin koleksiyonunuz bu yeni lezzeti sunacaktır.’’

Sakıp Sabancı, konuşmalarında, bu başarıyı, Türkiye'nin başarısı olarak gösteriyor. Ankara'ya ekonomiden sorumlu bakanları görmeye gittiğini, aklına Kültür Bakanı'nı ziyaret etmek gelmediğini açıkladı.

Söyledikleri, işadamının, sanayicinin değişen yüzünü göstermesi açısından çok önemliydi.

Kompleksleri aşan, özeleştiri yapan, kendine güvenen bir kişiliğin notlarıydı.

Yemekte masa arkadaşlarımdan biri, Prof. Walter Rees vardı. İlk kez on beş yaşında Türkiye'ye gelmiş, babası Robert Kolej'de bir yıl öğretmenlik yapmış. İslam Sanatı okutuyor. Türkiye'yi çok seviyor, o kadar ki oğluyla birlikte tatile Türkiye'ye geliyor. Sanatını incelediği, okuttuğu bir ülkenin insanlarını sevmesi ayrı bir güzellik.

New York Times'ta cuma günü sergi üzerine övücü, bilgi verici bir yazı çıktı. Amerika, sanırım bizim çoğulcu tarihimizden bir bölümünü daha öğrenecek.

Hiç kuşkusuz böyle koleksiyonların yurtdışında sergilenmesinde Kültür Bakanlığı üzerine düşeni yapıyor. Onların da emeklerini yazımızda yansıtalım.

***

KİLOMETRELERCE yolun yorgunluğunu bu başarı unutturdu.

Bir uzman arkadaşın dediği gibi, Türkiye sanatı için bu bir milattır.

Sanırım Sakıp Sabancı örneği bu benzetmeyi hak ediyor.













X