Gündem Haberleri

    Türkiye dönüşü olmayan bir yola girmiştir

    Hürriyet Haber
    11.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Başbakan Bülent Ecevit, hükümetin, istikrar programından, enflasyonu aşağı çekme uğraşlarından vazgeçmek, bu yoldaki çabalarını gevşetmek gibi bir niyetinin kesinlikle olmadığını belirterek, „Türkiye’nin dönüşü olmayan bir yola girdiğini“ kaydetti.

    Başbakan Ecevit, bir süre önce işçi çevreleriyle girişimci çevrelerinin temsilcilerini biraraya getirdiklerini de ifade ederek, „Edindiğim izlenime göre olumlu bir uzlaşı ortamına doğru ilerleniliyor. Tam böyle bir süreç Türkiye’de işlemeye başlamışken, ’işçilere hiç ücret artışı verilmesin’ gibi önerilerle ortaya çıkmak, tabii bizim bu uzlaşı sürecimizi de zedelemiş oluyor“ diye konuştu.

    Ecevit, ATV ana haber bültenine katılarak, Ali Kırca’nın sorularını yanıtladı. Başbakan, bir süredir ekrandan uzak kalan Kırca’ya, programın başında „geçmiş olsun“ dileklerini iletti ve „Sizi böyle sıhhatli görmekten büyük mutluluk duyuyorum“ dedi.

    Kırca’nın „IMF Türkiye Masası Şefi ile yapılan görüşmelerde herhalde bu kadar sert bir noktaya veya restleşme noktasına gelinmemişti. Nedir bugünkü gerginliği yaratan konu?“ şeklindeki sorusu üzerine Ecevit, kendisi açısından bir eleştiri veya gerginliğin söz konusu olmadığını söyledi. Ecevit, şunları kaydetti:

    „Bir üslup meselesi üzerinde durdum. İstikrar programı ile ilgili olarak Sayın Cottarelli, ek bazı düşünceleri öne sürdü. Bazı önerilerde bulundu. Fakat bunlar, toplumun geniş bazı kesimlerince bizim içişlerimize karışmak gibi yorumlandı. Ben, Cottarelli’nin niyetinin bu olduğunu da sanıyor değilim. Sadece üslup bakımından bir hatırlatmada bulundu. Çünkü bazı şikayetlerini söyleyebilir. Önerilerde, tavsiyelerde bulunabilir. Bazı eleştirilerde bulunabilir ama sonuç olarak alınacak tedbirleri, alınacak önlemleri devlet belirler, hükümet belirler. Hükümet, iş çevreleri ile dayanışma içinde bunları belirlemeye özen gösteriyor.

    Hükümetin istikrar programından, enflasyonu aşağı çekme uğraşlarından vazgeçmek gibi ve hatta bu yoldaki çabalarını uğraşlarını gevşetmek gibi bir niyeti kesinlikle yok. Türkiye, dönüşü olmayan bir yola girmiştir. Antienflasyonits mücadelede ve istikrar programında dönüşü olmayan bir yola girmiştir. Başka bir hükümet olsaydı da bu programı benimsemeseydi, Türkiye çoktan yolun sonuna gelmiş olacaktı.

    Bir yandan bu antienflasyonist politika aralıksız olarak sürüyor, bir yandan da kendiliğinden ekonomi canlanmaya başlıyor. Tabii bunda hükümetin aldığı önlemlerin büyük etkisi var. Fakat aynı zamanda, Türk toplumundaki önlenemez canlılığı, dinamizmi gösteriyor. Son haftalarda sanayi endekslerinde, özellikle otomotiv sanayi endekslerinde, hizmetler sektöründe, turizmde büyük bir canlılık oldu. Bu, Türk toplumunun önlenemez dinamizmini gösteriyor.“

    Ecevit, Kırca’nın „Sayın Cottarelli bu dinamizmi göremiyor mu? Sizi rahatsız eden üslup mu, dayatma olarak mı görüyorsunuz?“ sorusuna, „Sadece üslup beni rahatsız eden. Yoksa iyi niyetinden bir kuşkum yok. Bir dayatmada bulunuyormuş izlenimini verdi. Bazı toplum kesiminden, özellikle işçi kesiminden tepkiler geldi. Oysa şu sırada, işçi-işveren ilişkileri sorunu çok duyarlı bir aşamadan geçiyor. Biz, iş çevreleri ile işçi kesimleri arasında toplumsal uzlaşma modelini yaşama geçirtmeye çalışıyoruz“ karşılığını verdi.

    İŞÇİLERE HİÇ ÜCRET ARTIŞI VERİLMESİN GİBİ ÖNERİLER...

    Başka bir soru üzerine „Türk toplumu öyle bir aşamaya geldi ki bazı dayatmalarla birtakım şeyleri yaptırmak mümkün değil“ diyen Başbakan Ecevit, şöyle devam etti:

    „Ama uzlaşı kültürü gelişiyor. Geride bıraktığımız günlerde işçi çevreleriyle girişimci çevrelerinin temsilcilerini biraraya getirdik. Edindiğim izlenime göre, olumlu bir uzlaşı ortamına doğru ilerleniliyor. Tam böyle bir süreç Türkiye’de işlemeye başlamışken, işçilere hiç ücret artışı verilmesin gibi önerilerle ortaya çıkmak, tabii bizim bu uzlaşı sürecimizi de zedelemiş oluyor.“

    Ecevit, petrol fiyatlarındaki aşırı yükseliş ve Türk ekonomisinin taşımak zorunda kaldığı deprem ve sel felaketleri gibi olumsuz etkenlere karşın istikrar programından hiçbir ödün vermeksizin, programın gereklerini yerine getirmekte olduklarını kaydetti. Ecevit, „Onun için bizim istikrar programından vazgeçmek gibi, dönüş yapmak gibi, ödün vermek gibi bir niyetimiz kesinlikle yok. Ama bunları toplumu incitmeden yapmaya azami özen gösteriyoruz“ dedi.

    12 EYLÜL DÖNEMİ

    Kırca’nın „Sayın eşiniz Rahşan Ecevit’in 12 Eylül döneminde yazdığı mektuplar ve sizin cevaplarınızdan söz eder misiniz?“ sorusu üzerine arşivlerini son zamanlarda derlitoplu hale getirmeye çalıştığını, bazı yazarların bunları incelediğini söyleyen Ecevit, şöyle devam etti:

    “12 Eylül askeri müdahale döneminde tepkimi, o dönem sürerken göstermiştim. Onun için şimdi tartışmalara girmek istemiyorum. Eşimin mektupları, benim ona yazdığım mektuplar da daha çok insani ilişkilerle ilgilidir.

    Eşim mektupları çok kısa tutuyordu. Çünkü o mektupların inceleneceğini biliyordu. Ben, daha uzun yazıyordum.“

    HUKUK SORUNU

    Başbakan Ecevit, Kırca’nın „Yargı yılı açılışına katılmadınız. Yargıtay Başkanı Sayın Selçuk’un konuşmasında, özellikle katılmadığınız nokta var mı?“ sorusuna, „O konuyla ilgili tartışmalara girmek istemiyorum“ karşılığını verdi.

    „Yargıtay Başkanı’nın, bütün ülke meselelerini ilgilendiren konularda görüş bildirmesini demokrasi açısından yararlı mıdır?“ diye soru yöneltilmesi üzerine Ecevit, „Türk toplumu, giderek artan ölçüde açık toplum haline geliyor. Bunun yarattığı bazı sorunlar olsa da büyük yararları da var. Her şey açıkça tartışılıyor. Tabii bazı tartışmaların önüne, bazı yasal engeller çıkıyor. O yasal engeller de zamanla aşılacaktır. Ben, herhangi bir kimsenin konuşmasıyla ilgili olarak değil, fakat Türkiye’de şunu belirtmek istiyorum; gündemin başına hukuk sorunu gelmiştir. Bu sevindirici bir şeydir“ dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı